«
  1. Ana sayfa
  2. MAKALELER
  3. Zinaya Yaklaşmayın

Zinaya Yaklaşmayın

ZİNAYA YAKLAŞMAYIN

Esedulâh Saîd

 
“Zinaya yaklaşmayın!” buyuran Rabbimizin ismiyle…
İnandığını söyleyen insanların yapmaları gereken şey, inandıklarını yaşamalarıdır. İslâm’a inandığını söyleyenlerden de beklenen budur. Ancak gel gör ki, ağızlarıyla Müslüman olduğunu iddia edenlerin yaşantılarında İslâm yok. Dilleriyle Müslüman olanlar(!), İslâm’ın yasakladığı ne varsa rahatlıkla yapabilmektedirler. Maalesef zinada onlardan sadece bir tanesi…
Evet, son zamanlarda hızla artan bir tehdit zina. Belki çoğu kimsenin umursamadığı, normalmiş gibi hayatı kuşatan bir tehlikeli virüs zina. İnsanlar hayati hastalıklara sebebiyet veren virüslerden korkuyorlar ancak toplumu hastalandırıp birçok yönden çökerten maddi ve manevi büyük yıkımlara sebebiyet veren zina virüsüne karşı ise son derece duyarsızlar. Elbette bunun birçok sebebi de var.
Oysa zina, kaçınılması gereken bir farz, bir zorunluluk…  Ancak zina denince kaçınanlardan çok, balıklama dalanların olduğu bir zâniler toplumu var önümüzde. Zinanın kabul görüp, devlet onaylı desteklendiği bir toplumda, zinanın kötülüklerinden bahsedip insanları bataklıktan kurtarmakta kolay değil.
Zinakarların dillerinde ne kadar aklanmaya çalışılırsa çalışılsın;  
Zina, kötü bir hastalık; öyle ki birçok ruhi ve bedeni hastalıklara sebebiyet veren…
Zina, iğrenç bir pislik; temiz olan nikâh yolunu bıraktıran…
Zina, yıkıcı bir deprem; hem ferdi, hem aileyi ve hem de toplumu yıkan…
Zina, aldatıcı bir alçaklık; insanın değerini düşüren…
Zina, bozgunlardan bir bozgun; nesebi bozan…
Zina, büyük bir haram;  dünyada ve ahirette azaba ve ateşe götüren…
Evet, zinadan kaçınılması hatta ona yaklaşılmaması gerekiyor. “Zinaya yaklaşmayın. Zira o, çok çirkin bir iş ve kötü bir yoldur.” (İsra: 17/32)  buyuran insanların Rabbi böyle istiyor. Zinaya nasıl yaklaşılır denirse, bu gün bunun tüm yolları ardına kadar açık.
Tüm dünyada, tüm insanlar zinaya çağrılıyor. Teknolojik gelişmelerle ikili ilişkiler çok kolay olarak insanların ellerinde bu gün. Akıllı telefon denen aletle insanların akılları alınmış sanki. Gündüz ve gece kesintisiz görüşme, konuşma mesajlaşma imkânın sahip olanların hayal dünyaları da bir o kadar gelişmiş! “Kim, kiminle, nerede” belli olduğu kadar, bir o kadarda belirsizlik hâkim. Eşler birbirlerinin ardından öyle şeyler yapıyorlar ki, akıllara zarar! Nice aile yıkımla karşı karşıya! Toplumsal bir felaket geliyorum demeden çoktan gelmiş. Bekârlar gibi evliler de hatta (sözde)abdestli namazlılar bile bu felaketten nasiplerini almışlar. Evlenenler çok geçmiyor ki eşlerini aldatıyorlar. Erkekler ve kadınlar aldatmakta birbirleriyle yarışıyorlar.
Artık zamane insanları için, karşı cinsle; bakışmak, bir arada bulanmak, gerçek ve sanal arkadaş olmak, konuşmak, gülüşmek, mesajlaşmak, tokalaşmak, bir yerlere gidip yemek içmek, flört yapmak son derece normal! Hatta bunları yapmayanlar anormal karşılanıyor. Lut aleyhisselâm’ın kavmi kendi sapkınlığını nasıl normal görüp, Allah’ın peygamberini anormal görüyorsa bu günün sapkınları da Allah’ın dinini yaşamaya çalışanları anormal görmekteler. Eski zamanlarda yapılan tüm çirkinlerin normal görülerek işlendiği bir cahiliye toplumu inşa edilmiş. Ne elle, ne dille bu çirkinliklere “dur!” denilmiyor. Hatta yasalarla korunan bu çirkinliklere “dur!” diyenler suçlu kabul edilir olmuş.
Oysa dünyada ve Türkiye’de suç olarak görülmeyen zina, Allah’ın dininde büyük bir suç…
İnsanlar bu suçu işlemek ve işlettirmek adına her türlü imkânı en üst düzeyde kullanmanın yollarını bulmuşlar. Öyle bir hale gelinmiş ki, zina normal olarak karşılanır olmuş. Evet, okullarda kızlı-erkekli bir öğütümden geçen çocuklar abilerinden ve ablalarından gördüklerini uygulamakta gecikmiyorlar. Buralarda staj yapanlar, sonraları evlenseler bile durdurulamıyorlar; alıştıkları suçu işlemeye devam ediyorlar.
Filmler ve dizlerle büyüyenler, öğrendiklerini her yanda yaşama imkânına sahipler. Zina, her an, her dakika ve her yanda… Zinakarlar toplumunda, zina ve zina ehli çok normal karşılanıyor. Evvelce ayıplananlar artık ayıplanmıyor. Toplumun sinir uçları alınmış. Artık suç hissedilemiyor.
Erkek ve kadın arasında ki zinadan bir basamak yukarı çıkartılarak aynı cins arasında yapılan zina toplumda normalleştirilmeye çalışılıyor. Maalesef ki önlerinde de kimse yok. Sapkınlığın propagandası ekranlardan hız kesmeden yapılırken, sokaklarda onlara tahsis ediliyor. Artık sapkınların örgütlü fiilleri ve sözcüleri var. Sapıklık hız kesmeden yayılıyor. Bu aşamadan sonra daha önceleri pekte rastlanmayan diğer bir aşama toplumda boy göstermeye başlatılıyor. İsmine ensest ilişki denen bu zina türü de akrabalık ilişleri olanlar arasında.
Ne kadar üzüntü verici ki, Peygamberlere ve son peygambere iman ettiğini söyleyenler, fiilleriyle onların yasakladığı şeyleri yapmaktan çekinmiyorlar. Son Peygamberin ümmeti olduğun söyleyenlerin; O’nunla, O’nun tebliğ ettiği dinle ve kitapla alakaları kalmamış. Kalsaydı zaten böyle olmazlardı.
Rabbimiz buyuruyor:
“Onlar, Allah ile birlikte başka ilaha dua etmezler. Haksız yere, Allah’ın haram kıldığı kimseyi öldürmezler ve zina da etmezler. Kim bunları yaparsa cezaya çarpar. Ona kıyamet gününde kat kat azap verilir ve o azabın içinde alçaltılmış şekilde ebedî bırakılırlar.”(Furkan: 25/68)
Temiz kalanlara selâm ve dua ile…
 

Esedullâh Saîd

1437/2016