«
  1. Ana sayfa
  2. Fıkıh Soruları
  3. Taksitli satış ve vade farkı câiz midir?

Taksitli satış ve vade farkı câiz midir?

Soru: Taksitli satış ve vade farkı câiz midir?

Sorunun tam metni şöyledir: Selâmun aleykum. Ben ticaretle uğraşıyorum. Peşin ya da vadeli mal alıp satıyoruz. Geçenlerde okuduğum bir hadîsten dolayı kafam karıştı. Hadîste şöyle diyordu: “Rasûlullâh bir satış için de iki satış yapmaktan men etti.” (Tirmizî) Buna göre vadeli olarak alım satımlarda fiyatı “peşin şu kadar, vadeli ise bu kadar” şeklinde söylemek ya da kabul etmek nasıl olacak? Beni bu noktada aydınlatın lütfen.

Cevâb: Hamd ve hüküm, Allâh Subhânehu ve Teâlâ’ya mahsustur.

Ve aleykum selâm… Rabbim tüm Müslümanlara hayırlı kazançlar ihsân etsin! Allâhumme Âmîn.

Söylemiş olduğun Tirmizî’nin Ebû Hureyre’den rivâyet ettiği نَهَى رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَنْ بَيْعَتَيْنِ فِي بَيْعَة “Rasûlullâh bir satış için de iki satış yapmaktan men etti” hadîsi sahîh bir hadîstir. Ancak ifâde ettiği mânâ senin anlamış olduğun gibi değildir. İmâm Tirmizî rahîmehullâh hadîsi rivâyet ettikten sonra şöyle demiştir: “Bu konuda Abdullâh bin Amr, İbn Ömer ve İbn Mes’ûd’tan da hadîs rivâyet edilmiştir. Ebû Hüreyre hadîsi hasen sahîhtir. İlim adamlarının uygulaması bu hadise göredir. Bazı ilim adamları: ‘Bir satışta içinde iki satış’ konusu hakkında şöyle demiştir: Satıcı alıcıya bu elbiseyi sana peşin on, vadeli yirmi liraya satarım der ve bu iki tekliften biri üzerinde anlaşmaya varmaksızın alıcı ve satıcının birbirinden ayrılmasıyla gerçekleşen alışveriş şeklidir. Eğer iki satıştan biri üzerinde anlaşmaya varırlarsa bu alışverişte bir sakınca yoktur. Şâfiî şöyle demiştir: Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem’in yasakladığı bir satışta iki satışın mânâsı şudur: Satıcının evimi şu fiyata sana satarım köleni bu fiyatla bana satarsan gibi veya kölen benim mülküm olduğunda evim de senin mülkün olsun demek gibi. Bu tür alışverişler malın değer ve kıymeti tespit edilmemiş meçhul alışverişler durumundadır.” [Sünen-i Tirmizî: 3/525]

Anlayacağın üzere hadîste menedilen şey, biri peşin diğer de vadeli olmak üzere iki fiyat verildiğinde akit anında bunlardan birisi üzerine anlaşmadan muameleyi tamamlamaktır. Böyle bir satış câiz değildir. Fakat peşin veya ödeme zamanları belli olan vadeli bir fiyat üzerinde anlaşıp, bu şekilde muamele tamâmlansa satış câiz olur. Çünkü her iki taraf da fiyatlardan birisi üzerine anlaşmış bulunmaktadırlar. Nitekim İbn Abbâs radîyallâhu anhumâ’dan rivâyet edilen: “Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem Medine’ye hicret ettiğinde o yöre halkı zirâî ürünlerde bir yahut iki seneyle selem yapıyorlardı. Bunu gören Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: Kim hurmada selem yaparsa (onu önceden satarsa) ölçüsünü tartısını belirleyerek, vadesini tayin ederek yapsın” [Buharî] hadîsi buna delîldir.

Burada dikkat edilmesi gerekli önemli bir konu da şudur: Alacaklı kimsenin ödemeyi geciktiren borçlu kimseye vade farkı adı altında ondan alacağından fazla bir miktar daha istemesinin câiz olmadığıdır. Bu fark haramdır.

Sonuç olarak bir mala peşin 100 lira, vadeli ise 200 lira fiyat belirleyerek bu seçeneklerden biri üzerinde alıcı ve satıcının anlaşarak satış akdini tamâmlamaları câizdir. Vadeyi isterse 5 isterse 2o taksite bölerek yapsınlar. Peşin ile veresiye arasındaki fark fâiz değildir. Taksitli satışı yasaklayan hiçbir şer’î delîl yoktur. Aksine yukarıdaki İbn Abbâs hadîsi vadeli satışa delîldir.

Haram olan peşin ve vadeli fiyatlar söylenip hangisi üzerinde karar kılındığı belli olmadan yani satışı fiyat üzerinde anlaşmadan tamamlamaktır. Gününde ödenmeyen taksite/alacağa fark uygulayarak müşteriden fazla para almak da câiz değildir. Bu ister önceden şart koşulsun -ki böyle bir şart bâtıldır- yahut koşulmasın böyledir. Yine satış fiyatından farklı olarak vadeyle ilişkilendirip taksit başına belli bir fazlalık/fâiz eklenmesi de haramdır. Bunun üzerinde taraflar anlaşsalar yahut günün piyasa değerlerini dikkate alarak akdetseler dahi câiz değildir. Allâh en doğrusunu bilendir.   

 

Başarı, el-Hamîd ve el-Hakîm olan Allâh’tandır. 

O, her şeyin en iyisini bilendir.

Abdullâh Saîd el-Müderris.

 1438h./2016m.