«
  1. Ana sayfa
  2. AKAİD
  3. Tâğûta muhâkeme olmaya fetvâ veren yahut bunu dînin aslından görmeyen bir âlim var mıdır?

Tâğûta muhâkeme olmaya fetvâ veren yahut bunu dînin aslından görmeyen bir âlim var mıdır?

suphecevap

TÂĞÛTA MUHÂKEMENİN HÜKMÜ HAKKINDA GETİRİLEN ŞÜPHELERE CEVÂBLAR

Şüphe: Tâğûta muhâkeme olmaya fetvâ veren yahut bunu dînin aslından görmeyen bir âlim var mıdır?

Hamd ve hüküm, Allâh Subhânehu ve Teâlâ’ya mahsustur.

Getirilen bu şüphenin tafsilâtı şöyledir: “Ehli Sünnet âlimlerinden bazıları ihtiyâç halinde tâğûtalara muhâkeme olmanın küfür olmadığına fetvâ vermişlerdir. Onlardan bazıları ise tâğûtlara muhâkeme olmayı dînin aslından görmemiştir…”

Ey hakkı aramakta ve ona tabi olmakta ısrarcı olan kardeşim, bilmelisin ki! Ehli Sünnet âlimlerinden hiçbirisi, ihtiyâç halinde de olsa tâğûtlara muhâkeme olmanın küfür olmadığına fetvâ vermiş değildir. Yine aynı şekilde onlardan hiçbirisi, tâğûtlara muhâkeme olmanın hükmünü, ihtilaflı olan mes’elelerinden görmüş değildir… Bilakis Ehli Sünnet âlimlerinden naklolan kavillerin tamâmında tâğûtu reddetmenin onun hükmünü de kapsadığı ve bunun dînin aslından olduğu açık bir şekilde görülmektedir.

O veya bu sebeble; o yerde veya bu yerde, tâğûtlara muhâkeme olmanın küfür olmadığını iddia eden kimselerin ellerinde ne Kur’ân’dan ne Sünnet’ten ne de icmâdan hiçbir şey yoktur. Hiçbir İslâm âliminden kendilerinin haklılığı adına gönüllere şifâ verecek tek bir söz dahi nakledememektedirler…

Onlar, Kur’ân, Sünnet ve icmâ gibi vâcibu’l-ittibâ olan delîlleri maalesef ki terk ettiler. Tâğûtlara muhâkeme olmanın küfür olduğunu beyân eden muhkem nassları kendi nefislerine göre tefsîr yahut şerh ederek büyük bir cüretkârlık gösterdiler. Ehli Sünnet âlimlerinden tâğûtlara muhâkeme olmanın küfür olduğunu açık bir şekilde ifâde eden nakilleri ise yine bâtıl yorumlarla geçiştirmeye çalıştılar. Bazen de “âlim sözleri delîl değildir” diyerek, âlimlerin görüşlerinin terk edilmesini ve böylelikle de kendilerine bağlanılmasını istediler… Rabbimden ümmet adına esenlik diliyorum.

Kardeşim! Üzerine basa basa bir kez daha ifâde ediyorum ki, bu şüphe de getirilen diğer şüpheler gibi bâtıl ve asılsızdır. “Ehli Sünnet âlimlerinden bazıları ihtiyâç halinde tâğûtalara muhâkeme olmanın küfür olmadığına fetvâ vermişlerdir. Onlardan bazıları ise tâğûtlara muhâkeme olmayı dînin aslından görmemiştir…” diyenler, bunu İbn Hazm, İbn Kayyım, Muhammed bin Abdulvahhab gibi bazı Ehli Sünnet âlimlerine dayandırmaktalar. Oysa onların kitâblarını okuyanlar iyi bilirler ki bu iddia, büyük bir hatâdır değilse azîm bir zulüm ve fısktır.

Hatâ olması ya tercümeden ya da âlimlerin usûllerini iyice idrak edememekten kaynaklanmaktadır. Birincisinin sebebi sarf-nahiv ve lügat bilgisi eksikliğindendir. Yahut nakillerdeki siyak ve sibak ilişkisine dikkat etmemektendir. İkincisinin sebebi ise herhangi bir imâmın bir mes’eledeki sözlerinin tamâmına vakıf olup, kat’î görüşünü öğrenmeden, tekbir sözüyle imânın o meseledeki görüşü hakkında kanaat belirtilemeyeceği gerçeğini atlamaktan ileri gelmektedir…

Zulüm ve fısk olması ise, imâmların sözleri üzerinde bilinci bir şekilde oynamaktan ve hakkı ketmetmekten kaynaklanmaktadır… Rabbimiz nefislerimizi yalan yere temize çıkarmaya çalışmaktan, zulmün ve fıskın her türlüsünden cümlemizi korusun.

Allâh Azze ve Celle’nin izniyle ilerleyen sayfalarda adı geçen âlimlerden yapılan nakillerdeki hatâları(!) tek-tek açıklayacağım. Sana düşen vazife hakka ulaşmada ısrarcı olman ve hakkı gördüğünde ise hakka sarılarak hakkın muhâlifi olan görüşleri ve sâhiblerini terk etmendir.

 Başarı, el-Hamîd ve el-Hakîm olan Allâh’tandır.

Abdullâh Saîd el-Müderris.