«
  1. Ana sayfa
  2. Fıkıh Soruları
  3. Tâğûta ait bir okulda dîn dersi vermek câiz midir?

Tâğûta ait bir okulda dîn dersi vermek câiz midir?

Soru: Tâğûta ait bir okulda dîn dersi vermek câiz midir?

Sorunun tam metni şöyledir: Assalamun Aleykum wa rahmatullahi wa barakatuh… Belçika gibi küfür ülkesinin okulunda İslâmî ders vermek doğru mudur?  

Cevâb: Hamd ve hüküm, Allâh Subhânehu ve Teâlâ’ya mahsustur.

Ve aleykum selam… Rabbim bizlere İslâm üzere yaşayıp îmân üzere kendine kavuşmayı nasip etsin! Allâhumme Âmîn.

Bilmelisin ki! Yeri ve coğrafî konumu fark etmeksiniz tâğûtlara ait olan bir okulda onların İslâmî olmayan şartlarına göre ders vermek asla câiz değildir. Allâh Azze ve Celle şöyle buyurmaktadır: 

“Zâlimlere yaklaşmayın, yoksa cehennem ateşi size dokunur. Sizin Allâh’tan başka velîleriniz yoktur. Sonra size yardım da edilmez.” [Hud: 11/113]

Âyette ifâde edildiği üzere zâlimlere yaklaşanlara onlara dokunacak olan ateş dokunur. Çünkü onların hükmünü alır. Nitekim Şeyhu’l-İslâm İbn Teymiyye rahîmehullâh şöyle demiştir: “Ebû Hanîfe, Mâlik, Ahmed ve eş-Şâfiî’ye göre, herhangi bir konuda bir kimseye yardım eden, o ameli işleyen hükmündedir.” [Mecmuul-Fetava: 35/91.]

Zâlimlere yaklaşanlar hakkında hüküm böyledir. Buna göre zulmü, fıskı ve küfrü üzerinde barındıran ve hattâ onları yayan kişilere, kurum ya da kuruluşlara veyahut devletlere kısacası tâğûtlara yaklaşanların, onlara yardım edenlerin durumu nasıl olur bir düşünün?

Kişinin tâğutları benimseyerek ya da onlardan râzı olarak veya onlara dostluk göstererek ya da velâyet vererek veyahut İslâm’a karşı onlarla yardımlaşarak ya da küfür düzenlerini meşru kılarak bunu yapması elbette onlar gibi kâfir olması demektir.

Tâğûtî sistemlere ait okullarda ders vermeyi yasak kılan sebeblerden bazıları şöyledir:
1. Çeşitli küfürlerin ve açık haramların işlendiği ve de yayıldığı zarar merkezleri olarak çalışmaları.

2. Hakkı ketmederek tevhîdi açıklamaya imkân vermemeleri. 

3. Öğretmenlerin dahi kendini İslâmî olarak muhafaza edememeleri.
4. Zamanla tâğûtlarla yakınlaşmaya ve dostluğa götürmesi.

Burada saydığım sebebler genel ve temeldir. Bazılarının içeriği şirk, bazıları ise haramdır. Bir de ülke ya da okul bazında -tâğûtlara bağlı kalınacağına yemin etmek gibi değişiklik arzeden şirk ya da haram içerikli çeşitli yasak kılan özel sebebler de ayrıca vardır. Eğer ki saydığımız gibi şirk ve haram olan bu sebebler olmaz ve okulun idâresi ve eğitimi de İslâm üzere olursa, bu yasaklık da ortadan kalkar. Ancak bu şartların tâğûtların hâkimiyetindeki okullarda oluşmayacağı aşikârdır. Sonra Müslüman bir şahsiyetin tâğûtlardan açıkça beri olması gereklidir. Allâh Azze ve Celle şöyle buyurmaktadır:

“Allâh’a ibâdet edin ve tâğûttan sakının.” [Nahl: 16/36]  

Sonuç olarak tâğutlardan onların memurluğundan uzak durmak kişinin dünyâ ve âhiret saadeti için şarttır. Bilinçi bir Müslüman tâğûtlara kulluğun öğretildiği okullar gibi zarar merkezlere yaklaşmaz; yaklaşamaz. Oralarda görev almaz; alamaz. Allâh’tan tüm Müslümanlar adına afiyet dileriz. 

 

Başarı, el-Hamîd ve el-Hakîm olan Allâh’tandır. 

O, her şeyin en iyisini bilendir.

Abdullâh Saîd el-Müderris.

1436/2015.