«
  1. Ana sayfa
  2. AHLAK
  3. Şükür nedir?

Şükür nedir?

Bismillahirrahmanirrahim.

Şükür, bir iyiliğin karşılığı için yapılan güzel övgüye denir. Müslüman, şükür ehlidir. Şükür, Peygamberlerin (Onlara selâm olsun) özelliklerindendir. Onlar, çokça şükreden kullardı. Yine Peygamberimiz aleyhisselâm’da çok şükreden bir kimse idi ve ümmetine de şükredenlerden olmayı istemelerini öğretmiştir.

Bir duasında Peygamberimiz aleyhisselâm, ümmetinin her namazdan sonra şöyle dua etmelerini istemiştir:

“Allah’ım! Beni zikrinle, şükrünle ve Sana güzel ibadet ile meşgul eyle!” (Ebu Davud, Nesai)

Rabbimiz kullarının da şükreden kullar olmalarını istemektedir:

“Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin.” (Bakara: 2/172)

Rabbimizin bizler üzerindeki nimetleri çoktur. Bir ayette bu şöyle ifade edilmiştir:

“Allah’ın nimetlerini saymaya kalkışsanız sayamazsınız.” (İbrahim: 14/34)

Gerçekten de Rabbimizin bizler üzerinde sayılamayacak kadar çok nimeti vardır. Her bir hücrenin sağlıklı olup bulunduğu yerde işlev görmesi şükrü gerektirirken, insanın ne kadar şükretmesi gerektiği aşikârdır. Kul, bunun farkında olmalıdır.

Müslüman, Rabbine şükrettiği gibi, insanlara da teşekkür etmeli; diğer insanların iyiliklerine de karşılık vermelidir. Aslında kullara teşekkür etmekte bir nevi şükürdür.

Peygamberimiz aleyhisselâm şöyle buyurmuştur:

“İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah’a şükretmez.” (Ebu Davud, Tirmizi)

Nimetlere şükür ile Rabbimiz razı edilmiş olur; şükür ile nimetler bereketlenir ve zayi olmaz. Muvahhid bir Müslüman bunların şuurunda olmalı ve daima hamd ve şükür etmelidir.

Şükrün karşılığı ise küfranı nimettir. Küfranı nimet ise, Allah’ın verdiği nimetler karşısında şükür etmemektir. Şükürsüzlük ise, nankörlüktür. Müslüman her türlü nankörlükten beri olmalıdır.

Bilinmelidir ki, Allah şükredenleri severken, nankörlük edenleri ise sevmez. Öyleyse bizler de, Rabbimizin sevdiği kullar arasına girmeye çalışmalı ve her daim şakir hatta olabilirsek şekur olmalıyız. Rabbimiz bizleri sevdiği kullarından eylesin. Allahumme âmin.

Esedullâh Saîd el-Muallim