«
  1. Ana sayfa
  2. Akaid Soruları
  3. Şirkten nasıl tevbe edilir?

Şirkten nasıl tevbe edilir?

Soru: Şirkten nasıl tevbe edilir? 

Cevâb:  Hamd ve hüküm, Allâh Subhânehu ve Teâlâ’ya mahsustur.

Kardeşim bilmelisin ki! Şirkten tevbe, kişinin fâili olduğu şirk olan şeyleri şirk olarak bilip terk etmesi, bunlardan pişman olup bir daha yapmamaya azmederek Allâh Azze ve Celle’den bağışlanma istemesi ve zâhir amellerle İslâm’ını izhâr etsiyle sahîh (geçerli) olur. Allâh Azze ve Celle şöyle buyurmaktadır: 

“Eğer onlar tevbe eder, namazı kılarlarsa ve zekâtı verirlerse, artık onlar sizin dînde kardeşlerinizdir. Bilen bir topluluk için âyetleri böyle birer birer açıklarız.” [et-Tevbe: 9/11]

“Haram aylar (süre tanınmış dört ay) bitince müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün. Onları tutuklayın, kuşatın ve onların bütün geçit yerlerini kesip-tutun. Eğer tevbe eder, namazı kılarlarsa ve zekâtı verirlerse yollarını açıverin. Gerçekten Allâh, bağışlayandır, esirgeyendir.” [et-Tevbe: 9/5]

Âyet-i kerîmelerdeki “Eğer onlar tevbe eder…” buyruğu hakkında İmâm İbn Kesîr rahîmehullâh şöyle demiştir: “Onların tevbesi putlardan sıyrılıp onları terketmek, Rabblerine ibâdet etmek, namazı kılmak ve zekâtı vermektir.” [İbn Kesîr, Tefsîrul-Kur’âni’l-Azîm: 4/102.]

İmâm Kurtubî rahîmehullâh ise şöyle demiştir: “Yani, şirkten vazgeçip İslâm’ın hükümlerine bağlana­cak olurlarsa ‘artık onlar sizin dînde kardeşlerinizdir.’ Sizin kardeşleriniz olurlar.”[Kurtubî, el-Câmiu li Ahkâmi’l-Kur’ân: 8/81.]

İmâm İbn Kesîr ve İmâm Kurtubî’nin söyledikleri üzere müşrik bir kimsenin şirkten tevbe ederek Müslüman olabilmesi için tüm şirklerinden beri olması gereklidir. İmâm İbn Receb rahîmehullâh da bu mes’ele hakkında şöyle demiştir: “Dîndeki kardeşlik ancak tevhîd ile beraber diğer farzların da edâsıyla gerçekleşir. Şirkten tevbe ise ancak tevhîd ile mümkün olabilmektedir.”[İbn Receb, Kelimetu’l-İhlâs:18-19.]

İmâm Nevevî rahîmehullâh ise geçerli kabul edilen tevbenin şartlarından bahsederek şöyle demiştir: “Her türlü günâhtan tevbe etmek farzdır. Eğer günâh kul hakkıyla ilgili olmayıp da, Allâh ile kul arasında ise tevbenin üç şartı vardır. Bunlardan birincisi: Günâh ve isyânı terk etmektir. İkincisi: Pişmanlık duymaktır. Üçüncüsü: Bir daha ona ebediyen dönmemeye karar vermektir.” [el-Kavsî, Menhecu’s-Selefî: 169.]

İmâm Kaffâl rahîmehullâh şöyle ise demiştir: “Tevbe de günâhı terk etmek, daha önce yapılanlara pişman olmak, onun bir benzerini bir daha yapmamaya azmetmek ve bütün bunlar hususunda korkmak gerekir. Günâhı terk etmenin gerekliliğine gelince, bu şundan dolayıdır: Eğer insân günâhı terk etmezse onu yapmaya devam eder, böylece de tevbe etmiş olmaz. Pişmanlığın gerekliliğine gelince, bu şundan dolayıdır: Eğer insân pişman olmazsa, o günâhın fâili olmaya râzı olur. Bir şeyden râzı olan da, onu yapmaya devam eder. Bir şeyi yapan da, ondan tevbe etmiş olmaz. O günâhı tekrar işlememeye azmetmeye gelince, bu şundan dolayıdır: Çünkü onun fiili günâhtır, günâha azmetmek de günâhtır. Korkuya gelince, bu şundan dolayıdır. İnsân, tevbe ile emredilmiştir. Gerektiği gibi tevbe etmiş olduğunu da kesin olarak söyleyemez, böylece de korkuya düşer.” [Fahreddin er-Razi, Mefâtihu’l-Gayb: 3/467.]

İfâde olunduğu üzere hiçbir müşrik, şirkten şartlarına uygun olarak tevbe ederek beri olmadıkça, üzerine farz olan namaz ve zekât gibi dînin şiârı olan amellerle İslâm’ını izhâr etmedikçe Müslüman olamaz. Tevbe Sûresi’nin yukarıda geçen iki âyeti bu gerçeği açık bir şekilde isbât etmektedir. Nitekim Enes radîyallâhu anh da şöyle demiştir: “Onların tevbeleri, putları bir tarafa bırakmaları, Rabblerine ibâdet etmeleri, namaz kılmaları ve zekât vermeleriyle sahîh olur.” [Taberî, Câmiu’l-Beyân: 14/135.]

Ayrıca İbn Ömer radîyallâhu anh’dan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:İnsânlar ‘lâ ilâhe illallâh’a ve Muhammeden Rasûlullâh’a (Allâh’tan başka ibâdete lâyık ilâh olmadığına Muhammed’in Allâh’ın elçisi olduğuna) şâhitlik edinceye, namaz kılıncaya, zekât verinceye kadar onlarla savaşmakla emrolundum. Bunu yaptıklarında İslâm’ın hakkı hariç kanlarını ve mallarını benden korumuş olurlar. Onların hesâbları -bundan sonra- Allâh’a aittir.” [(SAHÎH HADÎS:) Buhârî (25); Müslim (36)…]

Anlaşılacağı üzere şirkten tevbenin beş şartı vardır. Bunlar: 

1. Şirki şirk olarak bilip buna inanmak.  

2. Şirki terk etmek.  

3. Şirkten pişman olup, bir daha yapmamaya azmetmek.  

4. Şirkten dolayı Allâh Azze ve Celle’den bağışlanmayı istemek.   

5. Namaz ve zekât gibi dînin zâhir amellerini yerine getirerek İslâm’ı izhâr etmek. 

Allâh Azze ve Celle bizleri şirkten beri olarak kendine kavuşan kullarından kılsın… Allâhumme Âmîn.  

 

Yardım ve başarı, izzet ve şeref Allâh’tandır.

Abdullâh Saîd el-Müderris.

 1440 h. / 2019 m.

İktibas Yapacakların Dikkatine!