«
  1. Ana sayfa
  2. MAKALELER
  3. Şirk Nedir?

Şirk Nedir?

Hamd, Allâh’a mahsustur. O’na hamd eder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüğünden O’na sığınırız. O’nun hidâyete erdirdiğini hiç kimse saptıramaz, saptırdığını ise hiç kimse hidâyete erdiremez. Şehâdet ederim ki, Allâh’tan başka ibâdete lâyık hiçbir ilâh yoktur. Ve yine şehâdet ederim ki, Muhammed aleyhisselâm O’nun kulu ve Rasûlü’dür.

Bundan sonra:

1. Şirk: “Allâh Subhânehu ve Teâlâ’ya rubûbiyyetinde, ulûhiyyetinde, isim ve sıfatlarında eş benzer ve denk tanımak” demektir. Şirk koşan kimseye “müşrik” denir. Şirkin zıddı ise tevhîddir.

2. Allâh Subhânehu ve Teâlâ’nın yaratan, yaşatan, yöneten, idâre eden, hüküm veren, işleri dengede tutan, rızık veren, dirilten ve öldüren gibi rablık özelliklerinden birini yahut bir kaçını Allâh’tan başkasına vermek O’na rubûbiyyette şirk koşmaktır. Yani Allâh’u Teâlâ’ya rablığında ortak koşmaktır. Allâh Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmuştur: “İşte Rabbiniz Allâh budur. O’ndan başka ilâh yoktur. O, her şeyin yaratıcısıdır. Öyleyse yalnız O’na ibâdet edin. Zîrâ O, her şeye vekîldir.” [el-Enâm: 6/102]

3. Kurban kesmek ve muhâkeme olmak gibi görünen yahut duâ ve tevekkül gibi görünmeyen herhangi bir ibâdet çeşidini Allâh Subhânehu ve Teâlâ’dan başkasına yapmak O’na ulûhiyyette şirk koşmaktır. Yani Allâh’a ilâhlığında ortak koşmaktır. Allâh Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Allâh’a (tevhîd üzere) ibâdet edin ve ona hiçbir şeyi şirk koşmayın.” [en-Nisâ: 4/36]

4. Bir şeyin hükmü ona verilen isme değil, o işin hakîkatine tâbidir. İşi yapanın itikadı önemli değildir. Allâh Subhânehu ve Teâlâ’ya şirk koşan bir kimse kendi nefsini müşrik olarak isimlendirmese de müşriktir. Bunun gibi yapmış olduğu fiili ilâh edinmek, ibâdet etmek, şirk koşmak olarak nitelendirmese de bunun bir önemi yoktur.

5. Şirk, büyük ve küçük olmak üzere iki kısımdır. Büyük şirk, kişiyi İslâm Dîni’nden çıkaran şirktir. Tevbe edilmeği takdirde ebedî olarak cehennemde kalmayı gerektirir. Müslümanlarla bağını koparan, canından ve malından dokunulmazlığı kaldıran en büyük haramdır. Allâh Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmaktadır: “Kim Allâh’a şirk koşarsa, muhakkak ki Allâh ona cenneti haram kılar. Varacağı yer cehennem ateşidir. Zâlimler için yardımcı yoktur.” [el-Mâide: 5/72]

6. Şirkin cehâletle yahut düşmanlıkla, şaka yahut ciddiyetle olması arasında kişinin küfre girmesi açısından fark yoktur. Şirk işleyen müşriktir.

7. Allâh Subhânehu ve Teâlâ’dan başkasına ibâdet eden yani herhangi bir ibâdeti Allâh’tan başkasına yapan müşriktir. Böyle bir kimsenin kelime-i şehâdeti söylemesinin yahut namaz ve zekât gibi zâhir ibâdetleri yerine getirmesinin şirkten tevbe edip Allâh’a ihlâs ile yönelmediği sürece bir faydası yoktur. Allâh Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmaktadır: “Eğer onlar (şirkten) tevbe edip namazı kılarlarsa ve zekâtı verirlerse, artık onlar sizin dînde kardeşlerinizdir.” [et-Tevbe: 9/11]

8. Sâlih kimselerin şefaat etmek ve sırâtı geçirmek gibi dîni, yağmur ve bereket vermek gibi dünyevî olaylar hakkında tasarruflarının bulunduğuna inanmak, sâlihlerin kabirleri giderek onlardan hidâyet gibi dîni, mal ve çocuğa kavuşmak dünyevî bir istekte bulunmak, onları Allâh ile kul arasında aracı edinmek, onlara sığınmak, tevekkül etmek ve yardıma çağırmak şirktir. Böyle bir amelin sâhibi de müşriktir. Allâh Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmuştur: “İyi bilin ki, hâlis (katışıksız) dîn yalnız Allâh’ındır. O’nu bırakıp da başka velîler edinenler: ‘Biz onlara sadece, bizi Allâh’a daha çok yaklaştırsınlar diye ibâdet ediyoruz’ diyorlar. Şüphesiz Allâh, ayrılığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allâh, yalancı ve kâfir olanları doğru yola iletmez.” [ez-Zumer: 39/3]

9. Sâlih kimselerin yüzü suyu hürmetine yahut haklarını ileri sürerek Allâh’tan istekte bulunmak duâda taşkınlık olup, haramdır. Allâh Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Rabbinize için için ve yalvararak dua edin. O, taşkınlık yapanları gerçekten sevmez.” [el-Arâf: 7/55]

10. Kabirlerin yükseltilmesi ve buraların mescid haline getirilmesi haramdır. Kabirlerin mescid haline getirilmesi lanetli bir iş olup, şirkin en büyük sebeblerinden biridir. Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “İyi bilin ki, sizden öncekiler peygamberlerinin kabirlerini mescidler edinirdi. Dikkat edin! Kabirleri mescidler edinmeyin, sizi bundan men ediyorum.” [Müslim (532); Taberânî (el-Evsat: 4357)…]

 “Allâh’ın lâneti Yahûdî ve Hıristiyanların üzerine olsun. Onlar peygamberlerinin kabirlerini mescidler edindiler.” [Buhârî (1330); Müslim (529)…]

11. Allâh Subhânehu ve Teâlâ’nın hükümlerinden başkasını kabul etmek, bunları benimsemek, meşru görmek, itaat etmek ve muhâkeme olmak şirktir. Allâh Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmaktadır: “Hayır! Senin Rabbine andolsun ki; onlar, aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp, sonra da verdiğin hükme, içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe îmân etmiş olmazlar. [en-Nisâ: 4/65]

12. Gaybı bilmek, Allâh Subhânehu ve Teâlâ’ya mahsustur. O, şöyle buyurmaktadır: “De ki: Göklerde ve yerde Allâh’tan başkası gaybı bilmez.” [en-Neml: 27/65]

Gaybtan haber veren ve onun verdiği haberi tasdik eden kişi kâfir olur. Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Allâh’ın zikrettiği dışında yıldızlar ilminden bir bölüm alan kimse, sihirden de bir bölüm almış olur. Müneccim, kâhindir. Kâhin, sihirbazdır. Sihirbaz da kâfirdir.” [Ebu Dâvud (3905); İbn Mâce (3726)… ]

“Kim bir kâhine gelip onun söylediğini doğrularsa Allâh’ın Muhammed’e indirdiğinden dışarı çıkmıştır.” [Ebû Dâvud (3904); Tirmizî (135)…]

13. Şirk, Allâh’ın asla bağışlamayacağı en büyük günahtır. Allâh Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Allâh, kendisine şirk koşulmasını asla bağışlamaz. Bundan (şirkten) daha hafif günâhları ise, dilediği kimseler için bağışlar.” [en-Nisâ: 4/116]

Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem ise şöyle buyurmuştur: “En büyük günah, seni yarattığı halde Allâh’a şirk koşmandır.” [Buhârî (4477); Müslim (141)…]

14.  Şirk, tüm söz amelleri boşa çıkarır ve geçersiz kılar. Allâh Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Andolsun ki, sana ve senden öncekilere (geçmiş peygamberlere) şöyle vahyedildi: Eğer Allâh’a şirk koşarsan elbette amelin boşa çıkar ve elbette hüsrana uğrayanlardan olursun.” [ez-Zumer: 39/65]

15.  Şirk, ebedî olarak cehennemde kalmayı gerektirir. Şirk üzere ölen bir kimse sonsuz olarak cehennemde kalacak ve asla cennete giremeyecektir. Allâh Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmuştur:  “Kim Allâh’a şirk koşarsa, muhakkak ki Allâh ona cenneti haram kılar. Varacağı yer cehennem ateşidir.” [el-Mâide: 5/72]

Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem ise şöyle buyurmuştur: “Her kim Allâh’a hiçbir şeyi şirk (ortak) koşmaksızın kavuşursa (tevhîd üzere ölürse) cennete girer. Her kim de O’na herhangi bir şeyi şirk koşarak kavuşursa (ölürse ebedî olarak) cehenneme girer.” [Buhârî (129); Müslim (152)…]

16. Şirk, kişinin canından ve malından korumayı kaldırır. Allâh Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün. Onları tutuklayın, kuşatın ve onların bütün geçit yerlerini kesip-tutun.” [et-Tevbe: 9/5]

17. Şirk, Müslümanlarla velâyet bağını kaldırır. Çünkü sadece Müslümanlar birbirlerinin velîleridir. Allâh Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmaktadır: “Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velîleridirler.” [et-Tevbe: 9/71]

18. Şirk, Müslümanlarla mirâs alıp vermeye engeldir. Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Müslüman kâfire; kâfir de Müslümana mirâsçı olamaz.” [Buhârî (6764); Müslim (1614)…]

19. Küçük şirk, kişiyi İslâm Dîni’nden çıkarmayan şirktir. Ancak tevhidin kemâline aykırıdır ve büyük şirke vesiledir. Allâh’u Teâlâ’dan başkası adına yemin etmek gibi sözlü; belâyı gidermekte sebeb olması için halka ve ip bağlamak gibi fiili; riyâ ve şöhret gibi irâde ve niyetlerde olmak üzere üç kısma ayrılır.

Salât ve selâm yaratılmışların en hayırlısı Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem’in, âlinin ve ashâbının üzerine olsun.

 

Yardım ve başarı, izzet ve şeref Allâh’tandır.

Abdullâh Saîd el-Müderris.

 1440 h. / 2019 m.

İktibas Yapacakların Dikkatine!