«
  1. Ana sayfa
  2. MAKALELER
  3. Sevgililer(!) Günü = Zinakarlar Günü

Sevgililer(!) Günü = Zinakarlar Günü

makale

SEVGİLİLER(!) GÜNÜ=ZİNAKARLAR GÜNÜ

Esedullâh Saîd 

 

‘En güzel isimlerin sahibinin yüce ismiyle…’

Sevgi Kavramı
Yüce Yaratıcımızın yarattıklarını verdiği güzel duygulardan birisidir sevgi. Güzel olması tabi ki İslami sınırlar içerisinde ele alındığındadır.

Elbette insan Rabbini sever. Rabbimizin yolladığı peygamberleri ve onlara verilen kitapları sever. Rabbimizin isyan nedir bilmeyen kulları olan melekleri de, kendi gibi insanlardan olan kulları da insan sever.

Bu sevilen insanlar kişinin anne ve babası olacağı gibi, halası ve amcası, eşi ve çocukları, ya da arkadaşları da olabilir. Hatta insan hayvanları, bitkileri ve cansız olan şeyleri de sevebilir. Bunların ölçülü olarak sevilmesinde hiçbir sıkıntı, hiçbir sakınca yoktur. İslam’ın yasaklamadığı sevgi yerilmez, bilakis övülür.

İnsanın yine özelliklerinden birisidir ki, sevmeyi gerçekleştirdiği gibi sevilmeyi de istemesi… Tabi ki bunda da yine belli bir sınırlandırma söz konusudur. Örneğin -yazımızla alakalı olarak- bir Müslüman sevilmesi caiz olanları sevdiği gibi, yine sevilmeyi bekledikleri de bu kısımdan olmalıdır.

Sevgili Kavramı

Sevmek insan fıtratında vardır. Allah’ın ünsiyet ve muhabbet verdiği erkek ve kadın arasında da sevginin olması yine doğaldır. Hatta bunun olması iki taraf için gayet güzel bir durumdur. Ancak burada kastettiğimiz elbette nikâhlı eşler arasındaki sevgidir. Yoksa günümüzde ki sevgili olduklarını söyleyen zani ve zaniyeler için bu geçerli değildir.

İslam’dan nasibini alamamış toplumlarda sevgi kavramı katledilerek farklı bir boyuta taşınmıştır. Bu durum dün olduğu gibi bu günde hız kesmeden devam etmektedir. Sevgi kavramını nefsi arzularına alet edenler, haram-helal demeden sınırları aşarak karşı cinsle olan yakınlaşmalarını masum yakınlaşmalar olarak değerlendirmektedirler. Onlara göre haram dairesinin içi veya dışı gibi bir durum olmadığından nefislerine hoş gelen her şey mübah olmaktadır.

Bakışmaların ardından tanışmalar, tanışmaların ardından görüşmeler, görüşmelerin ardından sözde sevmeler gelmektedir. Günümüz toplumlarında bu durumlar gayet normal karşılanmakta, modernliğin(!) bir göstergesi olarak sunulmaktadır. Basın-yayın yoluyla ‘sevgili’ denilen zinakarların hayatları film, dizi, magazin adı altında topluma reklam edilmektedir.

Bu reklamlarla örneklik sunularak nikahsız birliktelikler topluma aşılanmaktadır. Özellikle batıda ve batılı yaşantıyı örnek alan toplumlarda evlilik öncesi sevgililer almış başını gitmiştir.

Birbirlerine şehvetle bakarak beğenen taraflar nefsi arzularına ‘sevgi’ diyerek ‘sevgili’ olduklarını ileri sürmekte ve sevgilli olduklarını söyleyenler her haltı karıştırmaktadırlar. Çok iyi bilinmelidir ki, evlilik öncesi birbirleriyle ‘sevgili olmak’ diye bir şey İslam’da yoktur. Bakılması haram olana bakmayı bile bizlere yasaklayan dinimiz, nasıl olur da bakmanında ilerisinde ki durumlara izin verir?

Oysa günümüzde Müslümanlık söyleminde bulunan toplumlarda da İslami olmayan sevgiler ve sevgililer hemen hemen her yeri işgal etmiştir. Toplumlar tamamen nefislerinin elinde oyuncak olmuş fertler eliyle her türlü haramı işlemekten çekinmez bir duruma gelmişlerdir.

Kimseden utanmadan, sıkılmadan, çekinmeden ve korkmadan insanlar içerisine sokaklarda, parklarda, arabalarda, trenlerde, vapurlarda yani gözler önünde nikahsız sevgililer el ele kol kola dolaşmaktadırlar. Birbirlerine sevgilerinin ölümsüzlüğünden, aşklarının zirvesinden bahseden bu sevgililerin nasıl oluyorsa gün gelir sevgileri ölür biter. Ancak üzülmeye gerek yoktur. Cahiliye toplumları onlara yeni yeni, az kullanılmış sevgililer taktim eder ve kimse sevgilisiz kalmaz.

Sonuç olarak, flört, çıkma ve benzeri isimlerle gayri İslami olarak tanışmayı, gezip tozup, öpüşüp koklaşmayı İslam reddeder. Bu türden İslami olmayan ilişkileri kim, hangi kılıfla masum göstermeye çalışırsa çalışsın, söylenen ve yapılanlar kabul edilemez.

Sevgililer Günü

Öncelikle şunu söylememek istiyorum ki Müslüman şuurlu olmalıdır. Kavramların İslami açıdan ne olduklarını ve nereye konulacaklarını iyi bilmelidir. Eğer bilmiyor ve daha kötüsü öğrenmek gibi bir niyet taşımıyorsa bu durumda büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalacaktır.

Sevgi ve sevgililer kavramlarına İslami şuurla kısaca değindikten sonra, şimdi de İslam’daki günlere bakışımızdan kısaca bahsederek ‘sevgililer günü’ denen reziller gününe geçeceğiz.

İslam’da değer ölçülerini belirleyen İslam’ı insanlara din olarak seçendir. Yani insanların yegane sahibi olan Allah. Allah bazı şahıslara değer verir peygamberler gibi, bazı mekanları diğerlerinden ayırı Harameyn gibi. Yine bazı günleri ve geceleri diğerlerine üstün tutar günlerden Cuma, gecelerden Kadir gecesi gibi. Yine aylardan birini seçer Ramazan gibi. Bizlere ölçü ve değerler, emirler ve yasaklar belirleyen Rabbimiz bazı günleri bizlere bayram kılar Ramazan ve Kurban Bayramı gibi.

Müslüman Allah’ın kendine seçtiklerinden razı olup onun seçtiklerinin haricinde kendine yeni değerler çıkarmadığı gibi yeni değerli şeyler de üretmez. İslam’ın ilk dönemlerinde olmayıp sonradan çıkartılan günler ve gecelerden de Müslüman uzak durur. Allah’a yakınlaşmak amacıyla Allah’ın seçmediklerini kendine seçmez. Beşerin seçtiklerini de kabul etmez.

Yine şuurlu bir Müslüman, dini olarak çıkartılan bu tür şeylere iltifat etmediği gibi dinsizlerin ve din düşmanlarının seçili günlerine de iltifat etmez. Konumuzla alakalı olarak tüm dünyada Şubat ayının 14. günü olarak ilan edilen sevgililer günü nede iltifat etmez. Bu günü ortaya çıkaranların Müslümanlıkla hiçbir ilgilerinin olmadığını bilerek bu günün reklamını yapanların da durumlarını bilir ve buna göre hareket eder.

Sevgililer Gününün Çıkışı

Sevgililer günü ilan edilen bu gün hakkında birçok şeyler söylenmektedir; bu söylenenlere geçmeden önce hepsinin ortak özelliği olarak bize ait olmadıklarını söyleyebiliriz. Nelerdir bu söylenenler:

Antik Yunan ve Roma’da ve sonrasında Katolik Roma’da Şubat ayının bu gününe dair şeyler vardır. Örneğin, antik Yunan takvimlerinde Ocak ayının ortasıyla Şubat ayının ortasına ‘Gamelyon Ayı’ denilmiştir. Bu ay, Yunan uyduruk tanrısı Zeus ve karısı Hera’nın evliliklerine adanmıştır.

Antik Roma’da 15 Şubat Romalı kafirlerin inandıkları uyduruk tanrı Lupercus onuruna ‘Lupercalia Günü’ adı altında kutlanmıştır. Bu kutlamalarda bu tanrılarına keçi kurban eden din adamları sonrasında keçinin derisin bir parçasıyla Roma sokaklarında koşturarak önlerine çıkanlara dokunduklarını okumaktayız.

Özellikle genç kızlar kendilerini bu dokunuşlara isabet ettirerek daha doğurgan olduklarına inanmakta olduklarını görüyoruz. Ayrıca 15 Şubat tarihinin bir gün öncesinde yani bu gün sevgililer günü olarak kutlanan günde genç erkekler ve kızlar çekilen kura çekilerek birbirlerine bayram boyunca arkadaş oldukları söylenmektedir. Bazı yerler de ise gelecek yılın bu tarihine kadar arkadaş oldukları geçmektedir.

Yine Antik Roma’da 14 Şubat günü kadınların rastladıkları ilk erkeğe aşık olacakları ve onlarla bir yıl içinde evleneceklerine inanıldığı; buna inanan ve evlenmek isteyen kadınların gün doğmadan kalkıp ve pencereden bakmaya başladıkları geçmektedir. Zamanla bu inanış toplumsal bir kutlama haline gelmiştir.

Ayrıca hıristiyan papaz Valentine ile bu gün ilişkilendirilerek Valentin Günü dendiği de görülmektedir.

Kaynaklara müracaat edenler bunlar gibi daha birçok şeyle karşılaşacaklardır. Bu söylenenlerin ‘aslıları var, ya da yok’ diye bir değerlendirmeye girmeden, bu söylenenlerin tamamının da kökeninin ehli küfre dayandığını söyleyebiliriz.

Öyleyse ‘kafirlerin günleriyle Müslümanların ne işleri var?’ diye soruyor.

Ve kafirlerin bayramlarını ve günlerini kutlayanlara dünya kafirlerinin Müslümanların bayramlarını ve günlerini kutlamadığını hatırlatıyoruz.

Unutmayınız ki ‘bir kavme benzeyen ondandır’ ikazı hazreti peygamberin ikazıdır. Müslümanlar kafirleri benzemekten kaçınmalıdırlar.

Sevgiler Gününe Kapitalizmin Yaklaşımı

Zihinlerde oluşturulan algı operasyonlarıyla pramidi tersine çeviren sömürücü güçler her türlü para ve imkân gücüyle satılmayacak olanı sattırabilmektedir. Satmaya ve satın almaya çağıran paranın günüdür, sevgililer günü.

Para baronlarının, çıkarcı çevrelerin elde avuçta olanı alabilmeleri için insanları sömürdükleri günlerden bir gündür, sevgililer günü.

Eşyası olmayana gardolap aldırıp; ‘mademki aldık bari içini de dolduralım!’ dedirttirerek fuzuli tüketimi körükleyen çıkarcı zihniyetin bir yansımasıdır, sevgililer günü.

Kimileri farklı renkler -özellikle kırmızı- ve belirli tanınmış kişilerle- ki bu kişiler kurgu kişilerde olabilir- algıları tüketime çevirmekte ve dünyayı insanları soyacakları pazar yeri olarak görmektedirler.

Şuurlu Müslüman’ın yapması gereken şey de, bu günlere itibar etmediği gibi, yine tüketimini de yönlendirmelerle değil bilinçli olarak yapmasıdır.

Özetle

Sevgililer günü denen reziller günü, bizim inancımıza ve değerlerimize ait olan bir gün değildir.

Sevgililer güne denen zinakarlar günü, evlilik dışı ilişkilerin normal görülüp markalaştırıldığı bir gündür.

Sevgililer günü denen ahlaksızlar günü, hayâ duyguları alınmış nesillerin birbirleriyle gayri İslami olarak flört ettikleri gündür.

Sevgililer günü denen nikâhsızlar günü, nikâha düşman olan bir zihniyetin günüdür.

Sevgililer günü denen kapitalistler günü, sömürünün günüdür.

Tüm uyduruk günlerden arınmanız dileğiyle…