«
  1. Ana sayfa
  2. EDEBİYAT
  3. Rabbine Dön Artık

Rabbine Dön Artık

Hesap gününün sahibinin yüce ismiyle…

Etrafımızdakilerin ölümlerine şahit oluyoruz. Nasıl yaşıyor ve nasıl ölüyorlar? Daha yeni akrabalarımdan bir kişi daha vefat etti. Hayatı İslami bir yaşantıyla geçmedi. Maalesef ki, o ve onun gibi yüzleri ve binleri etrafımızda görüyoruz. Hayatlarını har vurup harcayanlar o kadar çok ki…

Türkiye’de bu gün yaşanılan Müslümanlığın (Bu yaşanılan Müslümanlık değildir) sadece kültürel hali kalmıştır; tıpkı Avrupa’daki gibi. Avrupalıların birçoğu artık Hristiyanlıktan çıkmış olmalarına rağmen, yine de kültürel olarak kendilerini Hristiyan olarak görmektedirler. Ne hazin ki, bu durumun bir benzeri, virüs gibi batının kopyalı nesillerinde de yayılmış ve yayılmakta.

Ne yapmalı, nasıl yapmalı? Nereden başlamalı?

Derdi olan bir yerlerden başlamalı. Bizde “dert söyletir” misali iki satır dertlendik.

RABBİNE DÖN ARTIK!

Bir kişi düşünün ki, yaratılış gayesini unutmuş, önemsememiş, hatta inkâr etmiş…

Bir kişi düşünün ki, Yaratıcıya inanmış ama O’nun kulu olarak, hakkını O’na vermemiş…

Bir kişi düşünün ki, Âlemlerin Rabbinin emirlerini dinlememiş, yasaklarından da kaçınmamış…

Bir kişi düşünün ki, nefsi nasıl istiyorsa öyle yaşamış…

Bir kişi düşünün ki, apaçık düşmanı olan şeytanı ve şeytanileri dost edinmiş…  

Bir kişi düşünün ki, sonunu düşünmeden yemiş-içmiş, gezmiş-tozmuş, yatıp-kalkmış, hayatı oyun ve eğlence görmüş…

Ve sonunda da, “her nefis ölümü tadacak” buyruğunca ölümü de tatmış…

Şimdi soralım:

-O kulluğunu yerine getirmedi diye kulluk ondan kalktı mı?

-Tevhidi öğrenmeyip, yaşamadı diye tevhidten muaf mı tutuldu?

-Namazsız ve oruçsuz, hacsız ve zekatsız yaşadı da dünyada rahat mı etti, ahirette rahat mı edecek?

-Allah’ın haramlarını kendine hayat yaptı da, bunlar ona huzur verdi, ahirette huzur mu verecek?

-Yaşarken hesapsızca nefsinin peşinden koştu da,  nefsi ona kurtuluşu mu sundu?

-Şeytanın ve şeytanilerin adımlarını adım adım izledi de, o adımlar onu mutlu mu etti, mutlu mu edecek?

-Ahireti düşünmeden yapı ettikleriyle, hiçbir hazırlığı olmadan ölüm ona geldiğinde ebediyette yüzü gülebilecek mi?

-Hayır! Hayır! Hayır!

Düşün ey insan! Vaktin varken düşün!

Düşün ki, geldin gidiyorsun.

Düşün ki, bu dünya imtihan yeridir ve sen de imtihandasın.

Düşün ki, bu gün sorgu yok, yarın sorgu ve hesap günüdür.

Düşün ki, bu aldanma yurdunda aldanırsan tekrar telafi imkânın yok.

Evet, vaktin varken düşün ve ibret al!

Vaktin varken hakkı gör ve Hakk’a dön!

Rabbimizin buyruğu kesindir:

“Bilmiş olun ki, göklerde ve yerde her ne varsa Allah’ındır. O, sizin içinde bulunduğunuz durumu da, kendisine döndürüleceğiniz günü de mutlaka bilir.  Onlara işlediklerini haber verecektir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.”(Nur: 24/64)

Hakkı görüp, Hakk’a teslim olanlara selâm olsun.

Esedullâh Saîd el-Muallim.

1437/2016