«
  1. Ana sayfa
  2. Akaid Soruları
  3. Peygamberimiz Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem’e söven ya da onunla alay eden kimsenin hükmü nedir?

Peygamberimiz Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem’e söven ya da onunla alay eden kimsenin hükmü nedir?

Soru: Peygamberimiz Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem’e söven ya da onunla alay eden kimsenin hükmü nedir?

Cevâb: Hamd ve hüküm, Allâh Subhânehu ve Teâlâ’ya mahsustur.

Peygamberimiz Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem’e sövmek, ona çirkin şeyler isnâd etmek ve onunla alay etmek gibi şeyler ile eziyet eden bir kimsenin cezâsı ölümdür. Nitekim Allâh Subhânehu ve Teâlâ, Rasûlüne hakaret ve sövme gibi amellerle eziyet edenler hakkında: “Şüphesiz Allâh ve Rasûlüne eziyet edenlere, Allâh, dünyâ ve âhirette lânet etmiş ve onlara aşağılayıcı bir azâb hazırlamıştır” (Ahzab: 33/57) buyurarak bu kimseleri tehdit ederek dünyâ ve âhiret azâbını vaad etmektedir. İmâm İbn Kesîr rahîmehullâh âyetin tefsîrinde şöyle demiştir: “Allâh’u Teâlâ emîrlerine muhâlefet etmek, yasaklarını çiğnemek, bunda ısrâr etmek ve Rasûlünü ayıplayarak, onu küçümseyerek eziyet edenleri tehdit ederek azâb vaadini bildiriyor. Rasûlüne ayıp ve noksanlık isnâd ederek -Allâh bizi ondan korusun- incitenleri tehdîd ediyor.” [İbn Kesîr, Tefsîru’l-Kur’âni’l-Azîm 6/423.]

Âyet-i kerîmede Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’e eziyet edenlerin dünyâ ve âhiret cezâya müstahak oldukları açık olarak beyân edilmektedir. Bu kimselerin dünyâdaki cezâları ölümdür. Âhirette ki cezâları ise cehennem ateşidir. İmâm İbn Munzir rahîmehullâh şöyle demiştir: “İlim ehli, Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem’e sövenin öldürülmesi konusunda icmâ ettiler.” [Kurtubî, el-Câmiu li Ahkâmi’l-Kur’ân: 8/82.] İmâm el-Hattabî rahîmehullâh ise şöyle demiştir: “Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem’e söven bir kimsenin Müslüman ise öldürülmesinin farz olduğu hakkında Müslümanlardan herhangi bir kimsenin ihtilaf ettiğini bilmiyorum.” [Kâdî İyâd, eş-Şifâ: 2/215.]

Başka bir âyet-i kerîmede ise şöyle buyrulmaktadır: “Eğer ahidlerinden sonra yeminlerini bozup dîninize dil uzatırlarsa, küfrün önderleriyle savaşın.” (Tevbe: 9/12) Allâh Subhânehu ve Teâlâ bu âyet-i kerîmesinde: “Dîninize dil uzatırlarsa, küfrün önderleriyle savaşın” buyurarak İslâm Dîni’ne dil uzatan kimselerle, buna sebebiyet veren, destekleyen ve önderlik eden kimselerle savaşılmasını ve onların öldürülmesini emretmiştir. Nitekim İmâm İbn Kesîr rahîmehullâh şöyle demiştir: “Allâh’u Teâlâ’nın: ‘Dîninize dil uzatırlarsa’ buyruğunun mânâsı: ‘Onu ayıplar ve küçümserlerse’ demektir. İşte Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’e veya İslâm Dîni gibi kutsallara sövenin öldürülmesi buradan alınmıştır.” [İbn Kesîr,Tefsîru’l-Kur’âni’l-Azîm: 4/102-103.]

Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’e eziyet edenlere verilecek cezâ hakkında Kâdî Îyâd rahîmehullâh şöyle demiştir: “Allâh seni ve beni muvaffak kılsın bil ki! Şüphesiz Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem’e küfredenler yahut onu zemmedenler veyahut da kendisine, sıfatlarına, soyuna, dînine, huylarından bir huya noksanlık katanlar veyahut bu hususta işârette bulunan, Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem’e küfretmek, hakaret etmek, küçük düşürmek, emrini kötülemek, hükmünü ayıplamak için bir şeye benzetenlerin hepsi Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem’e sövmüş olurlar. Bunlara verilecek cezâ öldürülmeleridir… Biz Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem’e söven bu kimsenin sövmesinin, açık veya işâretle olmasında hiçbir fark görmeyiz. Onu öldürmekte hiçbir şüphe etmeyiz. Yine O’na lânet eden, beddua eden veya O’na zarar vermek isteyen ya da yüksek makamına layık olmayan herhangi bir şeyi O’na kınama yolu ile izâfe eden veya O’nun kıymetli aziz şahsına alay ifâde eden sözler ile şahsiyeti ile oynayan veya şeriata aykırı yalan sözler ile O’nu taciz eden veya beşerî sıfâtlardan fakirlik, açlık gibi hususlardan kendisine arız olması câiz olanlardan dolayı O’nu ayıplayan kimse de hüküm olarak aynıdır; öldürülür. Bu zikrettiğimiz görüşlerde sahabe devrinden bu güne kadar gelmiş, geçmiş bütün âlimler, müfessirler, muhaddisler ve ictihad sâhibi fetvâ imâmları ittifak etmişleridir.” [Kâdî İyâd, eş-Şifâ: 2/214.]

Anlaşıldığı üzere Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’e sövmek ya da onunla alay etmek gibi bir amelin failinin cezası -bunu yapan ister müslim isterse de gayrı müslim olsun- ölümdür.

 

Başarı, el-Hamîd ve el-Hakîm olan Allâh’tandır. 

O, her şeyin en iyisini bilendir.

Abdullah Saîd el-Müderris.

1437h./2015m.