«
  1. Ana sayfa
  2. EDEBİYAT
  3. O Gün

O Gün

Dirilten ve Öldürenin ismiyle…

Ve günlerden bir gün… hiç beklemediğin bir zamanda… o varlığını bildiğin ve ismini duyduğun şey, sana da gelecek… ismini anarken bile içinin burkulduğu, hatırlamaktan çekindiğin o şey… bir gün haydi, sıra sende diyecek…

Dur diyemeyeceksin… dur biraz daha bekle… daha yapacaklarım çok… arabanın borcu, evin taksiti, çocuğun durumu, hanımın hali, yazlığın çatısı, kışlığın duvarı… mazeretlerini öne süremeyeceksin… evet o gün, işte o gün… mazeretleri bir çırpıda silecek olan… senin de kapını çalacak…

Oysa şimdiye dek hep başkalarına gelmişti… sen sana geleceğini biliyor olsan da, onu hep uzak görmüş ve unutmak için elinden geleni yapmıştın… ama sen unutsan da o seni unutmayacak… sen ondan kaçsan da o seni mutlaka yakalayacak… nereye gidersen git… nereye girersen gir… her kimin yanında olursan ol… her ne ile korunursan korun… sana geldiğinde hiç kimse, ama hiç kimse ona engel olamayacak…

O gün… dünyadaki vaktini bitirmiş olacaksın… vaktin bitmeden o sana uğramayacak… son nefesi de verip, bir diğerini alamadığın an, işte o an… zahir gözlerini kapayıp, batıni gözlerini açacaksın…

Senin izlediklerin gibi, seni izleyenlerin bakışları altında, o soğuk ve kara toprağın bağrına yan üstü yatırılacaksın… kıyamadığın, sıcaktan ve soğuktan koruduğun, bakımını yapıp, yıkayıp pakladığın bedeninin üstüne sevdiklerin toprak saçacaklar, ellerinde küreklerle…

Onlar toprağın üstündeyken, sen onun içinde olacaksın… kürekleri bırakanlar, seni de bırakıp evlerine gidecekler… kıyamadığın çocukların ve hayat arkadaşınsa senin eski misafirhanene dönecekler, sensiz… onlar seni düşünecekler… sense kendini düşeceksin… onlar sana acıyacaklar… sense kendine acıyacaksın…

Ne kadar kısacık bir hayat yaşadığını da ancak oradan bakınca anlayacaksın… o gün… fani dertlerinin hepsini unutacak, bakidekilere bakacaksın…

Ve… bu misafirhane de yaptıkların bir bir önüne çıkacak… hiçbir şey atlanmadan… hiçbiri unutulmadan… yaptıklarının yazıldığı kitap okuman için sana verilecek… sen bu kitaba ne olmuş, büyük-küçük hepsini yazmış diyeceksin…

Ve o gün, bu kısacık zamanı bitmeyecek gibi harcayanlar, dönüşü unutanlar, yokluğu arzulayıp toprak olmayı isteyecekler… ama nafile… ölüm sadece dünyada… ve o da bir kere…

Esedullâh Saîd

Bir Cevap Yaz

Bir Cevap Yaz

E-Posta adresiniz paylaşılmayacaktır. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlenmiştir *