«
  1. Ana sayfa
  2. AKAİD
  3. Nevâkıdu’l-İslâm Şerhi (7. Bölüm)

Nevâkıdu’l-İslâm Şerhi (7. Bölüm)

Metin:

اَلسَّادِسُ: مَنْ اسْتَهْزَأَ بِشَيْءٍ مِنْ دِينِ الرَّسُولِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، أَوْ ثَوَابِ اللَّهِ أَوْ عِقَابِهِ؛ كَفَرَ إجْمَاعًا، وَالدَّلِيلُ قَوْلُهُ تَعَالَى:  ﴿قُلْ اَبِاللّٰهِ وَاٰيَاتِه۪ وَرَسُولِه۪ كُنْتُمْ تَسْتَهْزِؤُ۫نَ  لَا تَعْتَذِرُوا قَدْ كَفَرْتُمْ بَعْدَ ا۪يمَانِكُمْۜ

Tercüme:

Altıncısı: Her kim, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’in getirmiş olduğu İslâm Dîni’nden herhangi bir şeyle veya onun mükâfat ve cezâ olarak bildirdiği şeylerle alay ederse, icmâ ile kâfir olur. Bunun delîli Allâh’u Teâlâ’nın şu âyetidir: “De ki: Allâh ile O’nun âyetleri ve Rasûlü ile mi alay ediyorsunuz? (Boşuna) Özür dilemeyin. Çünkü siz îmân ettikten sonra tekrar kâfir oldunuz.” [Tevbe: 9/65-66] 

 Şerh: 

Kişinin Rasûlullâh’ın Getirdiği Şeylerden Herhangi Biriyle Alay Etmesi:    

Müellif rahîmehullâh, “her kim, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’in getirmiş olduğu İslâm Dîni’nden herhangi bir şeyle veya onun mükâfat ve cezâ olarak bildirdiği şeylerle alay ederse, icmâ ile kâfir olur” diyerek kişiyi İslâm Dîni’nden çıkaran şeylerin altıncısını zikretmiştir. Hiç şüphesiz ki kim, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’in getirmiş olduğu şeylerden herhangi biriyle alay ederse icmâ ile kâfir olur. 

Rasûlullâh’ın Getirdiği Şeylerden Herhangi Biriyle Alay Etmek Küfürdür:    

Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’in getirmiş olduğu İslâm Dîni’ne ait olan şeylerden herhangi biriyle veya onun mükâfat yahut cezâ olarak bildirdiği herhangi bir şeyle alay etmek küfürdür. Bu sebeble dîn ve dîndarlarla, kadınların örtüsü ve erkeklerin sakalıyla, cennet ve cennet nimetleriyle, cehennem ve cehennem azâbıyla, kader ve kazayla, ilim ve ilim adamlarıyla… kısacası dîne dair olan herhangi bir şeyle alay eden bir kimse -Rabbim bizleri korusun- icmâ ile kâfir olur. Müellif rahîmehullâh, buna delîl olarak şu âyet-i kerîmeleri zikretmiştir:  

“De ki: Allâh ile O’nun âyetleri ve Rasûlü ile mi alay ediyorsunuz? (Boşuna) Özür dilemeyin. Çünkü siz îmân ettikten sonra tekrar kâfir oldunuz.” [et-Tevbe: 9/65-66] 

Allâh Subhânehu ve Teâlâ, âyet-i kerîmelerinde Allâh ve Rasûlü ile O’nun hak ve hakîkatten başka bir şey olmayan âyetleriyle alay eden kimselerin kâfir olduklarını açık olarak beyân etmektedir. Bu hüküm, namaz kılan, oruç tutan, zekât veren ve Rasûlü ile cihâda çıkan kimseler hakkında sâbit olmuştur. Buna göre, herkim dînden olan her hangi bir şeyle alay ederse bu hükme dâhildir. Zamanların veya mekânların değişmesi bu ilâhî buruğu değiştiremez. Allâh Subhânehu ve Teâlâ, başka bir âyet-i kerîmesinde şöyle buyurmaktadır:  

“Bir şey söylemediklerine dair Allâh’a yemin ediyorlar. Hâlbuki o küfür sözünü söylediler ve Müslüman olduktan sonra kâfir oldular.” [et-Tevbe: 9/74]

Allâh Subhânehu ve Teâlâ, bu âyet-i kerîmesinde küfür sözünü söyledikleri halde söylemediklerine yemin eden kimselerin Müslümanlıklarından sonra kâfir olduklarını beyân etmektedir. Âyetteki “küfür sözü”nden maksat, dîne dair olan şeyler hakkında ileri geri konuşmaktır. Buna göre dîne dair olan şeylerle alay etmek küfür olup, fâili de kâfirdir. 

Açıklandığı üzere, İslâm Dîni’nden olduğu sâbit ve açık îtikâdî, kavlî ve amelî olan herhangi bir şeyi önemsememek, alay etmek ve küçümsemek küfürdür. Bunun amel ya da inanış, söz ya da yazı, şaka ya da ciddi, az ya da çok, inanarak ya da inanmayarak olması arasında bir fark yoktur. Böyle herhangi bir fiilin sâhibi -Rabbim bizleri korusun- kâfir olur.