«
  1. Ana sayfa
  2. MAKALELER
  3. Narsist Toplum

Narsist Toplum

Tek hak din olan İslam’ın sahibinin yüce ismiyle…
Narsist toplumu bir cümle ile ifade edersek deriz ki: “Narsist toplum; ulvi değerleri tarumar eden, hasta ve süfli bireylerden oluşan bir toplumdur.” Şimdi bu hasta bireylerin özeliklerine bakalım:
NARSİST BİREYLER:

  • Narsist bireyler; insanlar arasında her zaman en güçlü olmayı isteyen bireylerdir. Maddeci öğreti onları bir numara olamayanın yaşayamayacağına inandırmıştır. 
  • Narsist bireyler; insanlar arasında en bencil, en kendini beğenmiş bireylerdir.
  • Narsist bireyler; her zaman tüm ilginin tek ve vazgeçilmez odağı olmayı isteyen bireylerdir.
  • Narsist bireyler; sözlerinin üstünde söz söylenmesini hazmedemeyen bireylerdir.
  • Narsist bireyler; toplumda parmakla gösterilmek hedeflerine ulaşmak için her türlü şeyi göz kırpmadan yapabilen bireylerdir.
  • Narsist bireyler; somut hedefleri, madde öncelikli maddi gayelerine ulaşmaya çalışan ancak ulaştıkça doymayan bireylerdir.
  • Narsist bireyler; toplum ile kendileri karşı karşıya gelse tüm toplumu kendileri için feda edebilecek kadar egoist bireylerdir.
  • Narsist bireyler; dünyayı kendileri için var edilmiş olarak algılayan; ben merkezli, bencil kişilerdir.
  • Narsist bireyler; karşı tarafın ne düşündüğünü değil, sadece kendilerinin ne düşündüğünü önemseyen, empati özürlü kişilerdir.
  • Narsist bireyler; kendilerinden daha başarılı olan insanları hazmedemeyen, kıskanç ve hasetçi bireylerdir.
  • Narsist bireyler; eleştirilmeye gelemeyen, eleştirildiklerinde öfke patlaması yaşayan, öfkeli bireylerdir.
  • Narsist bireyler; kendilerini hatalı görmeyip, kendilerine toz kondurmayan görmeyen, manevi kör olup bunun farkında olmayan bireylerdir.
  • Narsist bireyler; yetenek ve başarılarını abartıp, karşısındakileri küçümseyen, dengesiz bireylerdir. 
  • Narsist bireyler; fedakârlıktan nasipsiz, olabildiğince gösteriş yapan, aşırı riyakâr bireylerdir.
  • Narsist bireyler; derin anlayıştan, ince kavrayıştan olabildiğince uzak, somut ve yüzeysel düşünen bireylerdir.

MADDECİ BAKIŞ VE NARSİSİZM:
İlk cümlemiz: 
“İnsan, kendini tanıması ve tanımlaması gereken bir varlık.” 
Neden? 

Kısa cevap: “Kendini tanımayan varlık amacını da tanımlayamaz.”
Kendini tanımlamayan bir varlığın, soruları ve cevaplanmadığında ise kendini aşan sorunları olur, oldu ve olacak…
Şimdi sorularla devam edelim:

  • Daha kendini tanımayan ve tanımlayamayan bir varlık daha ötesini nasıl tanısın, nasıl bilsin, nasıl tanımlasın? Bu mümkün mü?
  • Pozitif bilim dedikleri şey mi insanı tanımlayacak, insanı bilecek?
  • Homo sapiens denen bir canlı, bir metabolizma, ya da konuşan bir hayvan, hatta maymundan evrimle türeyen bir varlık diyenler insanı ne kadar tanıdılar, ne kadar tanıyabilirler?

Tanıdıklarını söyleyenler hadlerini aşarak insanlığa kurdukları tuzaklarla insanlığın düşmanı olduklarını ilan ettiler. Onların bozuk düşünceleri insanlığı da bozdu. Hem gönüller, hem fikirler, hem ekinler hem nesiller, tarumar oldu ve olmakta…
İnsan, bir varlık evet; ancak sadece maddesi olan bir varlık değil. İnsan, bir varlık evet; ancak maddenin ötesinde bir şeye inanmayanların tanıyıp tanıtacakları bir varlık değil. İnsan, bir varlık evet; ancak sadece bedenden oluşan bir varlık değil. O varlık ki, bedeni ve ruhuyla seçilmiş ve donatılmış bir varlık. O varlık ki, hayatı bir gayenin ürünü. O varlık ki, gayesini bilmesi ve gayesine göre yaşaması gereken bir varlık. O varlık ki, gayesine göre yaşadığında ödülünü alacak, yaşamadığında ise cezasını bulacak varlık.
Evet, sizler insanı tanımlarken şu kısacak cümlelerden bile uzak olarak; “insan eşittir gelişmiş hayvan!” derseniz. Sonrasında da bunu tamamlamak için; “ancak tabiatta güçlüler yaşayabilir!” sözünü de üzerine söylersiniz. Sonunda da; güçlülerin zayıfları ezmesini marifet sayan bir toplumunuz olur. Hayatta kalmak gerekçesiyle yaptıkları şeyler normal olarak algılanır ve algılattırılır. Zayıfa yaşama hakkı tanınmaz maddi ve manevi ötanazi uygulamaları uygulanır. Her bir birey, bir bu hasta bakış acısıyla toplumda hastalığının ürünlerini her gün icra eder.
Siz bu hasta tiplerle mücadele etseniz de zihinsel bataklık yeni hasta tiplerini, yeni narsist bireylerini üretmeye devam eder. Ve bu hasta bireyler, toplumun çoğunluğunu teşkil edecek hale zamanla gelir.
NARSİSİZME İSLAMİ ÇÖZÜM:
“İslâm medeniyeti, insan medeniyetidir.”
Bu ne demek? Bu şu demek: Beşeri düzenler, olsa olsa canavariyetler kurarlar. Tarih ve insan buna şahittir. Dünden bugüne bir takım bozuk zihniyet sahipleri canavar toplumları ortaya çıkardılar. Canavar yani yırtıcı birer hayvandan farksız olan yırtıcı toplumlar. Hatta yırtıcı hayvanlar yaşamak için öldürürken, öldürmekte onları dahi geçen bireyler bu toplumlarda türedi. İnsanın bir karınca kadar değerinin olmadığı bu canavariyetlere, birde utanıp sıkılmadan medeniyet dediler. İnsan, bu toplumlarda yırtıcı hayvandan daha da yırtıcı idi. Can, mal, namus, nesil, akıl ve daha başka şeyler bu toplumlarda güven altında değildi. Bu toplumlar hasta bireyleri yetiştirip insanlığın başına da bela ettiler. Ancak İslâm, insan merkezli bir toplum inşa eder. İnsanın; canının, malının, namusunun, neslinin ve aklının güvencede olduğu bir medeniyet kurar. İslâmi toplum, insani toplumdur.
Siz İslâmsız olursanız, insanın insanlıktan canavara dönüşmesine sebep olursunuz. Öyleyse İslâm, her alanda uygulanacak ki, her alanda güven olsun. İslâm, her alanda yaşanacak ki, insan neymiş, nasıl olmalıymış öğrenilsin. İslâm, her alanda olacak ki, hasta bireyler toplumları oluşturmasın ve yönetmesinler. 

Bir kokuşmuş bataklık, toplum hasta,
Bedenler eğlencede, ruhlar yasta,
İnsan eşref varlık, beden ve ruhla,
Beden hür, ruh köle, narsist toplumda…

Hasta olan dünyadaki tüm toplumların bir an önce hastalıklarından kurtulmaları, hakikatleri bulup yaşamaları, özünü kaybedenlerinde özlerine dönmeleri duası ile…

 Esedullâh Saîd el-Muallim.

1437/2016