«
  1. Ana sayfa
  2. Fıkıh Soruları
  3. Namazda Fâtiha Sûresini okumanın hükmü nedir?

Namazda Fâtiha Sûresini okumanın hükmü nedir?

Soru: Namazda Fâtiha Sûresini okumanın hükmü nedir?

Cevâb: Hamd ve hüküm, Allâh Subhânehu ve Teâlâ’ya mahsustur.

Namazda Fâtiha Sûresini okumak, her namaz kılan için her namazda ve her rekâtta farzdır. Bu hükmün delîlleri kısaca şöyledir:

Malik bin Huveyris radîyallâhu anh’dan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem, şöyle buyurmuşlardır:

“Beni nasıl namaz kılıyor görüyor iseniz öyle namaz kılınız.” [Buhari (631); Darimi (1288)…]

Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem, bu hadîs-i şerîfte ümmetine kendisini nasıl namaz kılıyorken gördüler ve (sahîh olarak) duydular ise o şekilde namaz kılmalarını emretmektedir. Bu hadîs, tüm namaz konularına şâmil olan bir hadîstir. Aşağıdaki Aişe hadisi ise Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’in namaza Kur’an’dan Fâtiha Suresi ile başladığını haber vermektedir.

Aişe radîyallâhu anhâ’dan rivâyet edildiğine göre, o, şöyle demiştir:

“Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem namaza tekbir ile; kıraate ise الْحَمْد لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ (Fâtiha Suresi) ile başlardı.” [Müslim (498); Ebu Davud (783)…]

Bu hadîs-i şerîf Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’in namaza başlarken sürekli Fâtiha Suresini okuduğunu ve aşağı da gelecek olan rivâyetler ise onun bu ameli sözlü olarak da ümmetine emrettiğini ortaya koyduğundan namazda Fâtiha Suresinin okunması farzdır.

Ubâde İbn es-Sâmit radîyallâhu anh’dan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuşlardır:

“Fâtihatu’l-Kitâb’ı (Fâtiha Suresini) okumayan bir kimsenin namazı olmaz.” [Buhari, (756); Müslim (394)…]

Bu hadîs-i şerîf, namazda Fâtiha Sûresini okuma­yan bir kimsenin namazının şer’î bir namaz sayılamayacağına ve sahîh olmadı­ğına açık olarak delâlet etmektedir.

Yine Ubade İbn es-Sâmit radîyallâhu anh’dan rivâyet edildiğine göre, o, şöyle demiştir:

“Biz sabah namazında Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’in arkasında (ona iktida etmiş) idik. Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem (Kur’ân) okudu. (Fakat Kur’ân) Okumak kendisine, ağır gelmeye başladı. (Namazı) Bitirince ‘Siz imamınızın arkasında okuyorsunuz’ buyurdu. Bize de: ‘Evet, ey Allâh’ın Rasûlü, (biz de okuyoruz)’ dedik. ‘(Bunu) Yapmayın, sadece Fâtihâtu’l-Kitâb’ı okuyun. (Zîrâ) Muhakkak ki onu okumayan kimsenin namazı yoktur’ buyurdu.” [Ebû Dâvûd (823); Tirmizî (311)…]

[Hadîs-i şerîf Sahih’tir. Hadîsi Tirmizî ve Beyhakî, hasen olarak değerlendirmiş ise de hadîs bu konudaki şahitleriyle -li gayrihi- sahîh derecesindedir. Nitekim İbn Hibban’ın onu “Sahih” inde rivâyet etmiş, orada “isnâdı kavi” olarak zikredilmiştir.]

Hadisi şerîfte geçtiği üzere Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem cehri olan sabah namazında dahi imâmın arkasında olan cemaate (imâm sekte yaptığında yani Fâtiha Sûresi’ni okuyup bir müddet sustuğunda) Fâtiha Sûresi’ni okumayı emretmiştir. Bilindiği üzere اَلْأَ مْرُ يَدُلُّ عَلَى الْوُجُبِ “Emir vucuba delâlet eder” ve كُلُّ اَمْرٍ لِلوُجُبِ “Her emir vucub içindir.”

Bu sebeble çeşitli tariklerden mütevâtir seviyesine ulaşmış olan “Fâtihatu’l-Kitâb’ı okumayan bir kimsenin namazı olmaz” hadîsi umum olarak her namaz ve her kimse için her rekâtta farziyet ifâde etmekte olup, hadîsi zâhir mânâsından çıkararak “kâmil mânâda namazı olmaz” veya “yalnız başına kılarken olmaz” gibi taşımadığı mânâlara hamletmek sahîh değildir.

Ebû Hureyre radîyallâhu anh’dan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuşlardır:

“Her kim içinde Ümmü’l-Kur’ân’ı okumadan bir namaz kılarsa o namaz noksandır, noksandır, noksandır; tamâm değildir.” [Müslim (395); Ebu Davud (821)…]

Hadîste Fâtiha okunmayan namazın noksan olacağı üzerine basa basa üç defa tekrarlanarak yapılmış ve tamâm olmayacağı açık bir şekilde ifâde edilmiştir.

Aişe radîyallâhu anhâ ile Ebu Hureyre radîyallâhu anh’dan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem, şöyle buyurmuşlardır:

“İçinde Ümmü’l-Kitâb okunmayan her namaz noksandır.” [İbn Mâce (840); Ahmed (7901)…]

Bu hadîs-i şerîf, içinde Fâtiha okunmayan farz veya nâfile; münferiden yahut cemaatle kılınan tüm namazları kapsar. Zîrâ hadiste “her namaz” ifâdesi kullanılmıştır.

Ebû Saîd el Hudrî radîyallâhu anh’dan rivayet edildiğine göre, o, şöyle demiştir:

“Biz (namaz­ kılarken) Fâtiha ile (beraber Kur’ân’dan) kolay geleni okumak ile emrolunduk.” [Ebû Dâvûd (818); Ahmed (10998)…]

Bu hadîs-i şerifte Fâtiha Sûresini okumak emrolunmuştur. Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’in emri ise farziyet ifâde eder. Bu sebeble namazda Fâtiha Suresi okumak farzdır. Bunda namaz kılana ve namazın cinsine göre bir ayrım söz konusu değildir.

Abdullâh bin Amr bin el-As radîyallâhu anhum’dan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuşlardır:

“İçinde Fâtiha okunmayan her namaz noksandır, her namaz nok­sandır.” [İbn Mâce (841); Müsned (9898)…]

Hadîste ifâde olunduğu üzere Fâtiha Sûresi’nin okunmadığı “her namaz noksandır”. Bu namaz ister münferid olarak kılınsın isterse cemaatle kılınsın; ister farz; isterse de nafile namaz olsun aralarından fark yoktur. Çünkü hadiste “her namaz” buyrulmuştur. Noksan olan bir şeyin ise tam olmadığı için onun istenilen ölçüde ve yeterlilikte olmadığı açıktır. Fâtiha Suresi ise namazın kemâlinden değil, ifâde edildiği üzere rükünlerindendir. Rüknün eksikliği ise ibâdetin fasidliğini gerekli kılar.

Ebû Saîd el-Hudrî radîyallâhu anh’dan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuşlardır:

“Farz ve onun dışındaki tüm namazlarda Fâtiha okumayanın namazı olmaz, daha fazla okursa (onun için hayırlıdır).” [Tirmizi (238); İbn Mace (839)…]

Hadîs-i şerîf farz ve sünnet ayrımı gözetmeksizin tüm namazların ancak Fâtiha Suresi ile tamâm olacağını, Fâtiha okunmadığında namazın geçerli bir namaz olmayacağını açıkça ifâde etmektedir.

Ebû Hureyre radîyallâhu anh’dan rivâyet edildiğine göre, o, şöyle demiştir:

“Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem bana Fâtiha okumayanın namazı olmaz, daha fazla okursa (onun için hayırlıdır) diye nida etmemi (duyurmamı) emretti.” [Ebu Davud (820); Müsned (9529)…]

[Hadisi şerif, Hasen’dir. Hadisin senedinde bulunan Ebû Ali Cafer bin Meymun saduk fakat çok hata yapan biridir. Onun hakkında Nesai, “sika değildir”, Ahmed bin Hanbel, “kuvvetli değildir” dereken, İbn Adiy ise “hadisi yazılır” demiştir. Zehebi ise “rivâyet ettiği hadîslere güvenilebilir” demektedir. Ayrıca Darekutni, İbn Hacer, Hâkim, İbn Hibban ve İbn Şâhin gibi âlimler de bu râviyi tezkiye etmektedirler. Nitekim bu ravinin Tirmizî iki, Ebû Dâvûd ve Ahmed bin Hanbel dört, İbn Mâce ve Dârimî ise birer rivayetini nakleder. Tirmizi rivayetlerinden birisi için hasen-sahîh diğeri için ise hasen hükmü vermiştir.]

Zikrettiğim hadîs-i şerîflerden anlaşıldığı üzere Fâtiha Sûresini okumayan bir kimsenin namazının namaz olmayacağı, tamam olmayacağı ve onun namazının eksik olacağı açık bir şekilde ifâde edilmiştir. Bu da Fâtiha Suresi’nin namaz kılan bir kimse için farz olmuş olduğunu açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu namazın farz yahut nafile olması; münferiden yahut cemaatle kılınması arsında bir fark yoktur.

Başarı, el-Hamîd ve el-Hakîm olan Allâh’tandır. 

O, her şeyin en iyisini bilendir.

Abdullah Saîd el-Müderris.

1434h. / 2013m.