«
  1. Ana sayfa
  2. MAKALELER
  3. Muvahhidin Yol Azığı: İlim

Muvahhidin Yol Azığı: İlim

Ahiret yolcusu olan bir Muvahhid, birçok azıkla yola çıkması gerekir. İlim de onlardan sadece biridir. 

İlim ile Mümkündür:
1) Cehalet zindanından âzâdelik, ilim ile mümkündür.
2) Asırlardır uyuyan Ümmetin cehaletten uyanışı, ilim ile mümkündür.
3) Muhabbet ehli olup, Muhammed’i (aleyhisselâm) tanımak, ilimle mümkündür.
4) Dereke dereke batıştan, derece derece çıkış, ilim ile mümkündür.
5) Her bir (tahsil edilen) harfin ibadet olması, ilim ile mümkündür.
6) Batmış Değersizlikler Kültürünün inkırazı, Kurtuluş Medeniyetinin inşası, ilim ile mümkündür.
7) Kullara kul olmadan, sadece Âlemlerin Rabbine kul olmak, ilim ile mümkündür.
8) Küfre ve zulme karşı direnmek, ilim ile mümkündür.
9) Şeytanın ve şeytanlaşanların oyunu, oyuncağı olmamak, ilim ile mümkündür.
10) Rabbinin rızasıyla, cennetine talip olup, Firdevs’te dostlarla buluşmak, ilim ile mümkündür.

Muvahhid ve İlim:
1) Muvahhid, ilim ile yol alır.
O, inanacaklarını ve inanmayacaklarını, yapacaklarını ve yapmayacaklarını ilim ile bulur.
2) Muvahhid, ilme Allah’u Teâlâ’nın ismiyle başlar.
O, Allah’ın ismiyle başlamayan kitaplara ve yerlere iltifat etmez.
3) Muvahhid, bozuk itikatlılardan ve dini kullananlardan ilim alınmayacağını bilir.
O, ehli tevhid olduğu gibi tevhid ehli muallimlerden ilim tahsil eder.
4) Muvahhid, dini ilimleri tahsil etmenin farzı ayn olduğunu bilir.
O, hayatı boyunca ilim talebesi olur. Ömrü boyunca faydalı ilimleri tahsil eder.
5) Muvahhid, öncelikle tevhid ilminin kavranması gerektiğini bilir.
O, öncelikle bu ilmi öğrenir ve bu ilmin öğrenmesi için de çaba sarf eder.
6) Muvahhid, cehalete savaş açar.
O, cehaletin birey ve toplum üzerindeki zararlarını yakinen görerek, ilmin faydalı olanına talip olup zararlı olanından da uzak durur.
7) Muvahhid, ilmi yaşa ve mekâna bağlamaz.
O, eğitim ve öğretimi belirli yerlere ve zamana hapsetmez.
8) Muvahhid, ilim tahsiline ara vermez.
O, bilir ki ilim, beşikten mezara kadar tahsil edilir ve edilmelidir.
9) Muvahhid, öğrendiklerini kendinde bırakmaz.
O, ilmen kendinden üste olanlardan ilmi alır ve kendinden aşağıdakilere verir.
10) Muvahhid, ilmi dünyevi menfaatler için öğrenmez.
O, ilmin vesilesiyle Allah’u Teâlâ’nın rızasını kazanma gayesindedir.

Muvahhid İlim Taliplilerine:
1) Ey Muvahhid kardeşim! Bil ki! İlim övülmüştür. Rabbimiz, Nebimize ilminin artırılması için dua etmesini buyurmuştur. Nebimiz de ümmetini ilme teşvik etmiştir. Bizler, İslâm Dininin ne olduğunu, ya da ne olmadığını ancak ilimle öğreniriz. Neye, nasıl inanacağımızı ya da neyi, nasıl red edeceğimizi de yine ilim ile öğreniriz. İlim ile Müslümanlığı öğrenir ve yaşarız.
Öyleyse ey ilim yolcusu! İlk ve öncelikli işin ilim öğrenimi olsun, diğer işleri önceleyip ilmi geriye bırakma! Yoksa bir değil, bin pişman olursun.
2) Ey Muvahhid kardeşim! Bil ki! Hayat Allah’ın ismiyle yaşanmalıdır. Muvahhidler olarak bizler, hayatın içiresindeki tüm meşru işlere Rabbimizin ismiyle başlarız. O’nun ismiyle başlayamayacağımız haram işlerden ve haram işlenen yerlerden ve haramzadelerden uzak dururuz.
Öyleyse ey ilim yolcusu! Sen de Âlemlerin Rabbinin ismiyle başla! O’nun razı olduklarını oku! O’nun razı olmadığı müfredatlardan ve kurumlardan (ebedi saadetin için) uzak dur! Uzak dur ki, Rabbinin rızasına ve cennetine yaklaş.
3) Ey Muvahhid kardeşim! Bil ki! İlim dindir. Dinini kimden öğrendiğine dikkat et! En adi bir şeyi dahi seçerek alan sen, azan ve azdıran çağın Bel’amlarından ilim alma! Ne kadar acıdır ki, gün Bel’amların günüdür. Tağutların ücretli kulları, her köşe başında salyalı ağızlarıyla seni kendi çöplüklerine davet etmektedirler. Onların boyları posları, etiketleri ve dilleri hoşuna gitse de onlar peygamberin varisi değil, peygamberin ihanetçilerdir.
Öyleyse ey ilim yolcusu! Bu hain din tüccarı şebekeden, onların bozuk akide ve yaşantılarından beri ol! Dünyevi menfaatleri olmayan, Rabbani ulemanın eserlerine başvur! Onları oku ve okunması için çalış!
4) Ey Muvahhid kardeşim! Bil ki! İlim farzlar üstü bir farzdır. Nedeni ise o olmadan ne tevhid, ne amel, ne de ahlak olur. İlim bunları bize öğreten bir nevi muallimdir.
Öyleyse, ey ilim yolcusu! Sakın öğrenmeyi yaşla ve mekânla sınırlandırma! Ömrün boyunca faydalı ilimlerden faydalan ve faydalandır! Ömrünü ilim ile bereketlendir.
5) Ey Muvahhid kardeşim! Bil ki! Bu dünyaya geliş amacımız; “oyun ve eğlence” değildir. Bilakis bizlerin varlık amacı; Rabbimizi bilip, tevhid etmektir. Şeytan ve dostları çağın imkânlarıyla hayatı oyun ve eğlence alanı göstermeye çalışmaktadırlar. Öyle ki hayatın amacı unutulsun ve hayatın sonrası da hiç hatırlanmasın.
Öyleyse, ey ilim yolcusu! Çağın tevhid düşmanlarının tuzaklarının farkında olman gerek. Sen sen ol, her daim önemli olanın öncelenmesiyle hareket et ve ettir. Öncelikle Rabbini tanıyacağın ve O’nu tevhid edeceğin ilmi öğren ve her geçen zaman bu ilimde derinleş! Bir olanı birlediğin gibi, insanları da Bir olanı birlemeye davet et!
6) Ey Muvahhid kardeşim! Bil ki! Cehalet düşmanın, ilim ise dostundur. Düşmanından uzak dur, zararı çoktur. Dostuna yaklaş, faydası olur. Cehalet öyle bir düşmandır ki, aza çoğa bakmaz, zehir gibi ferdi de, cemiyeti de zehirler.
Öyleyse, ey ilim yolcusu! Dostunu kucakla ve düşmanına sırt çevir! Şeytanların ve şeytanlaşan tağutların tuzaklarından ilim ile korun!
7) Ey Muvahhid kardeşim! Bil ki! Tağutların ilim anlayışı farklı olduğu gibi, ilim tahsil etme yaşları da farklıdır. Oysa bizim nazarımızda ilim, beşikten mezara kadardır. Öğrenmenin yaşı olmaz. Geçici veya kalıcı, her imkân bulacağı yer Muvahhidin mektebindir.
Öyleyse ey ilim yolcusu! Sakın, “yaşım geçti, hem gideceğim mektep, medrese de yok!” demeyesin. İlip taliplisine, her yaş öğrenme yaşı, her yer mektep ve medresedir. İmkânsızlıklar azimle aşılır. Sen yeter ki öğrenmeye azmet! Allah sana kapılar açacaktır. O’na güven.
8) Ey Muvahhid kardeşim! Bil ki! İlim ara vereceğin, ya da “tamam yeter!” diyeceğin bir şey değildir. İlim, manevi bir rızıktır. Maddi rızıklar bedenin içinse, ilim de ruhun için manevi bir rızıktır. Nasıl ki, bedeninin gıdasını vermezsen, bedeninin zayıflayıp, hastalanması ve sonunda da ölüm kaçınılmaz bir hale gelirse; yine ruhunun gıdasını vermezsen de ruhun zayıflar, komaya girer, sonunda da manevi ölüm kaçınılmaz bir hale gelir.
Öyleyse ey ilim yolcusu! Son nefesinde dahi ilimden bahseden hayırlı selefinden örnek alarak, sen de ara vermeden her gün ve gece, aza çoğa bakmadan ilimden rızkını al! 
9) Ey Muvahhid kardeşim! Bil ki! İlimde ketumiyet yoktur. İlim saklanmaz. İlmi saklayanlar için azap vardır. Unutma ki, mal verdikçe eksilse de ilim verdikçe artar.
Öyleyse ey ilim yolcusu! Öncelikle öğrendiklerin sende hâl olsun! Ardından da onu başkalarına öğret! Etrafına baktığında “ilim fukarası” insanları göreceksin. Hocandan ilmi al ve ihtiyacı olanlara bol bol dağıt!  
10) Ey Muvahhid kardeşim! Bil ki! İlim peygamber mirasıdır. O miras, maddi değil manevidir. Bu mirasa sahip olmak herkese nasip olmaz. Olanlar da büyük bir sorumluluk taşımaktadırlar.
Öyleyse ey ilim yolcusu! Allah, sana o mirastan kabınca nasip ettiyse bunu maddeye çevirmek gayretinde olma! Rabbine karşı muttaki ol ki; O (cc), muttaki kullarını ummadıkları yerlerden rızıklandırmaktadır.
Özetle:
Ey Muvahhid kardeşim! İlmi sev, ilmi iste, ilmi öğren, ilmi öğret, ilme teşvik et, ilme destek ol!
Tüm Muvahhidlere selâm ve dua ile…

Esedullâh Saîd el-Muallim.

1437/2016