«
  1. Ana sayfa
  2. EDEBİYAT
  3. Mutluluk Okumaları | Anlık Mutluluk

Mutluluk Okumaları | Anlık Mutluluk

İnsanlar farklı kavramları farklı tanımlayabilirler: “Mutluluk kavramı” gibi…

İnsanlara bir soru yöneltilse mutluluğa verilecek yanıtların farklılığı kolayca fark edilecektir. Her bir insan, kendi iç dünyasındaki mutluluk tanımını dışa vurduğunda karşımıza birileri için hiç önemli olmayan, ancak başka birileri içinse çok önemli olan şeyler ortaya çıkacaktır.

Böyle bir durumda görürüz ki; insan denen varlığın farklı düşünce, algı ve tanımlamaları vardır. Bu farklılıkların içerisinde fark edilemeyen bir algısızlıkta anı fark edip, yaşayamamaktır. Aslında insan, anın ve anda kendisinde olanların farkında olabilse mutlu olacak ve mutluluğu artacaktır.

Tam da burada diyoruz:

Ey insan! Anı görmelisin ki, gördüklerin seni anlık mutluluğa taşıyabilsin.

Peki, öyleyse “anlık mutluluk” nedir? Aslında çok basit…

Tabi her insan, “nedir?” sorusunun ardından kendi tanımı verir ki; bu da herkesin kendi bakış açısının bir yansımasıdır. Bizim tanımımız ise: “İnsanın kendinde olanların farkında olabilmesi ve fark ettiklerinin tadını her an alabilmesidir, anlık mutluluk.”

Anlık mutluluk için gereken şey; fark edebilmek, görebilmektir. İnsanlar, kendilerinde olan o paha biçilemeyen servetleri göremeyince, o büyük zenginliklerini fark edemeyince kendilerinde mutsuzluk baş gösterebilmektedir. İşte böyle durumlar için ilaçtır gezip görmek… Nereleri mi?

Kabirleri,

hastaneleri,

bakım evlerini,

cezaevlerini…

hasılı kelam; bize nasihat edecek her yeri…

Her mekanı gezip görmek…

Kabirler hayatın,

hastaneler bedeni ve ruhi sağlığın kıymetini,

huzurevi denen bakım evleri gençliğin ve ailenin önemini

ve cezaevleri de özgürlüğün değerini öğretir fark edenlere,

fark edebilenlere, fark etmek isteyenlere…

Aslında insanın parayla alamayacağı nice zenginliği vardır da, çoğu kez onları göremez. Ya kaybedince anlar -ki o zaman iş işten geçmiş olur- ya da kaybedenleri görünce…

Anlık mutluluk için, çevremizi kısa bir gözlemleyip mukayese yapmamız yeterlidir. Bazen ağır şartların hafiflemesi bile kimileri için mutluluk sebebi olabilir; ağır ağrılı bir hastanın ağrılarının hafiflemesi gibi… Az ağrı bile -bazen- mutluluk sebebi olabiliyorsa, hayat içindeki hafif ağrılı günler de neden mutluluk sebebi olmasın?

Aslında mutlu olmak insanın kendinde, kendi iç alemindedir. Mutluluk, insana dışarıdan şırıngayla enjekte edilemez. Kişi kendisi mutlu olmak istiyorsa, onu mutsuz edecek yoktur. Tüm dünya birleşip huzurunu kaçırmaya çalışsa -kalbine söz geçiremediklerinden- elleri boşa çıkacaktır. Tabi bunun tam tersi de mümkündür. İnsan, kendindeki mutluluk sebeplerini fark etmiyor ve onları görmemekte diretiyorsa; o da, mutsuzluğa demir atar, hem de bir ömür boyu.

Ey bu yazıyı okuyan! Allah’ın sana verdiği gözlerine şükret!

Ey bu yazıyı anlayan! Allah’ın sana verdiği aklına şükret!

Değerlerinizi fark edip, nimetleri görmeniz ve şükrünüzü arttırmanız dileğiyle…

 

Esedullâh Saîd