«
  1. Ana sayfa
  2. Fıkıh Soruları
  3. Müslümana lânet ve beddua etmenin hükmü nedir?

Müslümana lânet ve beddua etmenin hükmü nedir?

Soru: Müslümana lânet ve beddua etmenin hükmü nedir?

Sorunun tam metni şöyledir: Müslümana lanet etmenin ya da “beter olsun, gün yüzü görmesin, başından bela eksik olmasın…” gibi  beddua etmenin hükmü nedir? Onun günahkar olup olmaması arasında fark var mıdır? Allâh ecrinizi versin.   

Cevâb: Hamd ve hüküm, Allâh Subhânehu ve Teâlâ’ya mahsustur.

Allâh Azze ve Celle Müslümanlara birlik ve dirlik versin. Câhilce iş yapmaktan korusun. Allâhumme Âmîn.

Kardeşim bilmelisin ki! Müslüman ne kadar günahkâr olursa olsun, her ne iş yaparsa yapsın ona lânet etmek, beddua okumak, kötülüğünü istemek, musibete uğramasına sevinmek, sövmek ve hakaret etmek gibi kardeşlik hukukuna aykırı olan şeyler icmâ ile haramdır. Allâh Azze ve Celle şöyle buyurmaktadır:

“Mü’minler ancak kardeştirler.” [el-Hucurât, 49/10] 

Allâh Azze ve Celle âyette ifâde ettiği üzere Müslümanları birbirlerine kardeş, hürmetleri çiğnemeği ise haram kılmıştır. İmâm Kurtubî âyetin tefsîrinde şöyle demiştir: “Yani nesepte değil de dînde ve hakla­rının saygınlığında (hürmetler hususunda) birbirlerinin kardeşleridirler. Bundan dolayı, ‘dîn kardeşliği, neseb kardeşliğinden daha sağlamdır’, denilmiştir. Çünkü neseb kardeşliği dîn ayrılığı halinde kesintiye uğrar, dîn kardeşliği ise neseblerin farklılığı dolayısıyla kesintiye uğramaz.” [el-Câmiu li Ahkâmi’l-Kurân: 16/322.]

Sâbit bin ed-Dahhâk radîyallâhu anh’dan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

“Mü’mine lânet etmek, onu öldürmek gibidir.” [(SAHÎH HADÎS:) Buhârî (6105); Müslim, (176)…]

Hadîste geçen lânet, “Allâhın rahmetinden kovulmak, uzak kalmak” demektir. Bu sebebten hiç bir Müslüman hiç bir Müslümana lânet etmez; edemez. Ederse onu öldürme günahına benzer bir günah işlemiş olur. 

Abdullâh bin Mesud radîyallâhu anh’dan rivâyet edilen hadîste ise, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

“Müslümana sövmek fâsıklık, onunla savaşmak küfürdür.” [(SAHÎH HADÎS:) Buhârî (48); Müslim, (116)…]

Hadîste geçen sövmek: “Namus, şeref ve haysiyet hakkında aşalayıcı bir şekilde konuşmak” demektir. Fısk ise: “İtaatın dışına çıkmak” demektir. Böylelikle de hadîste Müslümana sövmenin Allâh’a isyân olacağı açıkça ifâde edilmiştir.      

İmâm Nevevî rahîmehullâh şöyle demiştir: “Müslümana lanet etmek ağır derecede bir haramdır. Bunda görüş ayrılığı yoktur. Müslümanın fâsık olup olmaması arasında bir fark yoktur… ‘Mü’mine lânet etmek, onu öldürmek gibidir’ buyruğunun zâhirinden anlaşılan haram oluşları itibariyle aslında her ikisinin birbirine eşit olduğu kastedilmektedir.” [el-Minhâc fi Şerhi Sahîhi Müslim: 2/67, 125.]

Yine şöyle demiştir: “Müslümana haksız yere sövmek ümmetin icmâsı ile haramdır. Bunu yapan kimse Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem’in verdiği habere göre fâsıktır.” [el-Minhâc fi Şerhi Sahîhi Müslim: 2/54.]

Sonuç olarak Müslüman bir kimse Müslümanın kardeşidir. Günahkar bir fasık olsa bile ona lanet ve beddua edemez. Ederse ağır bir haram işlemiş olur. Bu haramı işlemesi musibet olarak ona yeterli gelir. Müslümanın Müslüman için hüsnü zan beslemesi, ona lanet ve beddua değil ancak hayır dua etmesi ve icap ettiğinde güzelce nasihat etmesi gereklidir. Rabbim tüm Müslümanlara  kardeşlik ahlakına göre yaşamayı nasib etsin. Allâhumme Âmîn.

 

Başarı, el-Hamîd ve el-Hakîm olan Allâh’tandır. 

O, her şeyin en iyisini bilendir.

Abdullah Saîd el-Müderris.

1436h. / 2015m.