«
  1. Ana sayfa
  2. Akaid Soruları
  3. Kur’ân-ı Kerîm’de tâğut kelimesinin geçtiği âyetler hangileridir?

Kur’ân-ı Kerîm’de tâğut kelimesinin geçtiği âyetler hangileridir?

Soru: Kur’ân-ı Kerîm’de tâğut kelimesinin geçtiği âyetler hangileridir?

Cevâb: Hamd ve hüküm, Allâh Subhânehu ve Teâlâ’ya mahsustur.

Kur’ân-ı Kerîm’de tâğut kelimesinin geçtiği sekiz âyet-i kerîme bulunmaktadır. Bu âyetler nüzûl sıraları itibariyle şöyledir: Zumer Sûresi’nin 17. âyeti, Nahl Sûresi’nin 36. âyeti, Bakara Sûre si’nin 256. ve 257. âyetleri, Nisâ Sûresi’nin 51. , 60. ve 76. âyetleri, Mâide Sûresi’nin 60. âyet-i kerîmesidir. 

Mushaf sırasına göre ise bu âyet-i kerîmeler: Bakara Sûresi’nin 256. ve 257. âyetleri, Nisâ Sû-resi’nin 51.- 60. ve 76. âyetleri, Mâide Sûresi’nin 60. âyeti, Nahl Sûresi’nin 36. âyeti ve Zumer Sûresi’nin 17. âyeti olarak sıralanmaktadır. 

Bu âyet-i kerîmeler, mushaf tertibi îtibarîyle mealleriyle birlikte şöyledir:

1. “Dinde (Ehl-i Kitâb’a ve Mecûsîlere, cizye verdikleri takdirde) zorlama yoktur. Artık hak, bâtıldan apaçık ayrılmıştır. O halde her kim tâğutu reddederek Allâh’a îmân ederse, kopması mümkün olmayan sapasağlam bir kulba yapışmıştır. Allâh işitir ve bilir.” (Bakara: 2/256)

2. “Allâh, îmân edenlerin velîsidir. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Kâfirlerin velîleri ise tâğuttur. Onları aydınlıktan çıkararak karanlıklara sokarlar. İşte bunlar, cehennemliklerdir. Onlar orada ebedî kalırlar.” (Bakara: 2/257)

3. “Kendilerine kitâbtan bir pay verilenleri (Yahûdîleri) görmedin mi? Onlar, tâğuta ve cibt’e îmân ediyorlar ve diğer kâfirler (Mekke müşrikleri) için: ‘Bunlar, îmân edenlerden daha doğru bir yoldadır’ diyorlar.” (Nisâ: 4/51) 

4. “Sana indirilene ve senden önce indirilene gerçekten îmân ettiklerini zannedenleri görmüyor musun? Bunlar, tâğuta muhâkeme olmayı istiyorlar. Oysa onlar onu reddetmekle emrolunmuşlardı. Şeytân da onları uzak bir sapıklıkla saptırmak istiyor.” (Nisâ: 4/60) 

5. “Îmân edenler Allâh yolunda savaşırlar; kâfirler ise tâğut yolunda savaşırlar. Öyleyse şeytânın dostlarıyla savaşın. Hiç şüphesiz, şeytânın hilesi pek zayıftır.” (Nisâ: 4/76)

6. “De ki: Allâh katında, kesinleşmiş bir cezâ olarak bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? Allâh’ın kendisine lânet ettiği, ona karşı gazâblandığı ve onlardan maymunlar ve domuzlar kıldığı ile tâğuta ibâdet edenler; işte bunlar, yerleri daha kötü ve dümdüz yoldan daha çok sapmışlardır.” (Mâide: 5/60) 

7. “Andolsun, biz her ümmete: ‘Allâh’a kulluk edin ve tâğuttan kaçının’ diye bir rasûl gönderdik. Böylelikle, onlardan kimine Allâh hidâyet verdi, onlardan kiminin üzerine de sapıklık hak oldu. Artık, yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların sonunun ne olduğunu görün.” (Nahl: 16/36)

8. “Tâğuta ibâdet etmekten kaçınan ve Allâh’a içten yönelenler için bir müjde vardır. Öyleyse kullarıma müjde ver.” (Zumer: 39/17)

 

Başarı, el-Hamîd ve el-Hakîm olan Allâh’tandır. 

O, her şeyin en iyisini bilendir.

Abdullâh Saîd el-Müderris.

1435h./2014m.