«
  1. Ana sayfa
  2. AKAİD
  3. Kelime-i Tevhidin Fazileti

Kelime-i Tevhidin Fazileti

Besmele, hamdele ve salveleden sonra…


Ey Allah’ın kulu! Unutma ki, Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın sana verdiği dil ile söyleyeceğin en büyük söz “La ilahe illallah” sözüdür.
Senden öncede insanların en hayırlıları olan peygamberlerin de söyledikleri en güzel ve en hayırlı söz, en faziletli zikir yine bu sözdür.
Dilde söylenmesi kolay bir cümleyle söylenebilen bu söz, öyle manaları yüklenmiştir ki mizanda ağır gelmektedir.
Konu ile ilgili olarak Peygamber Efendimiz, Hazreti Nuh ve Hazreti Musa (Onlara selam olsun) gibi iki ulu’l-azm peygamberden bize haber vermektedir:
İlkinde, “Nuh aleyhisselâm ölüm esnasında oğluna şöyle dedi:
‘Sana La ilahe illallah’ı emrederim. Şüphesiz ki, yedi kat gökler ve yedi kat yerler bir kefeye konmuş olsalar, La ilahe illallah da diğer kefeye konmuş olsa, La ilahe illallah onların tamamına ağır gelir. Yine yedi kat gökler ve yedi kat yerler, uçsuz bucaksız bir halka olsalar, La ilahe illallah onları kırardı.” (Ahmed bin Hanbel, Hakim, Buhari Edebul Müfret)
İkincisinde ise, Musa aleyhisselâm kıssasındaki olayı Rasulullah Efendimiz bize şöyle aktarmıştır:
“Musa dedi ki: ‘Ya Rabbi! Bana Seni hatırlayıp dua edeceğim bir şeyi öğret.’ Allah şöyle buyurdu: ‘Ey Musa! “La ilahe illallah” de. Musa dedi ki: ‘Ey Rabbim! Bütün kulların bunu diyorlar.’ Bunun üzerine Allah şöyle buyurdu: ‘Ey Musa! Yedi gökler ve içinde bulunanlar ile yedi yerler bir kefeye konsa, “La ilahe illallah” ağır gelir.” (Hakim, İbn Hibban)
Görüldüğü gibi Rabbimiz, ulu’l-azm peygamberlerine bu sözü söylemelerini, o sözün katındaki değerini bildirmiştir.
Bu öyle bir sözdür ki; kulların yaratıcısı bu sözün sahibi kullarından razıdır.

Bu öyle bir sözdür ki; Yüce Allah tüm insanları bu sözün hakikatine çağırmak için (sayılarını ancak kendisinin bildiği kadar) elçilerini insanlığa göndermiştir.
Allah’ın tüm peygamberlerinin davetinin özü işte bu büyük sözdür. Bu hakikat Allah’ın yüce kitabı Kur’an-ı Kerim’de şöyle bildirilir:
“Senden önce hiçbir rasul göndermedik ki ona mutlaka ’Benden başka ilah yoktur; şu halde bana kulluk edin! diye vahyetmiş olmayalım.” (Enbiya 21/25)
Son elçisi efendimiz, önderimiz Hazreti Muhammedi de aynı söze çağırmak için göndermiştir. Allah’ın Rasulü insanlara:
“La ilahe illallah deyin kurtuluşa erin” (Ahmed bin Hanbel; Müsned) buyurmuştur.
Bu söz ahirette insanların kurtuluşuna vesile olduğu gibi dünyada da kurtuluşlarına sebeptir.
Zira Rasulullah:
”La ilahe illallah deyinceye kadar, insanlarla savaşmakla emredildim. Her kim, La ilahe illallah derse malını ve canını benden korumuş olur. Hesabı Allah’a kalır.” (Buhari, Müslim) Buyurmuştur.
Bu kelimenin faziletine dair söylenmiş şeyler çoktur.
Bakınız Hafız İbn Receb ’Kelimetul İhlâs’ adlı risalesinde şunları demektedir:
“La ilahe illallah cennetin karşılığıdır. Kim bu kelimeyi söyleyerek ölürse cennete girer. Bu kelime ateşten kurtuluştur ve en güzel hasenedir. Günah sayfalarını silerek kalpteki imanı yeniler, varlığını ortaya çıkarır. Perdeleri ortadan kaldırır. Bu, söyleyeni Allah’ın doğruladığı ve nebilerin söylediği faziletli bir söz en güzel ve en faziletli zikirdir. Amellerin en faziletlisi ve sevabı en çok olanıdır. Bu kelime köle azat etmeye eşdeğer bir sevap kazandırır. Şeytandan Allah’a sığınmadır. Haşrın korkusundan ve kabrin vahşetinden güvenli olmaktır. Kabirlerinden kalktıklarında müminlerin bir işaretidir.
Onu söyleyene cennetin sekiz kapısı açılır ve hangisinden dilerse oradan girer. Onun hakkını vermediklerinden dolayı ateşe giren günahkâr müminler, günahları kadar yandıktan sonra ateşten çıkarlar.”
Fakat çok iyi bilinmelidir ki; bu söz sadece dil ile söylenmekle kişiye fayda vermez. Bu sözü söyleyen kişi bu sözün manalarını kabul ederek hayatında göstermelidir ki, bu sözün ehli olsun ve bu büyük söz ona faydalı olsun. Aksi halde bu birtakım cahillerin söyledikleri gibi sadece dil ile söylendikten sonra dilediğin tüm İslamsızlıkları kabul edip, yaşamak değildir.
tvd2Özetle, bu sözü söyleyip, kalbiyle tasdik ederek, gerektirdikleriyle hareket edenler için;
Allah’ın rızasına ermek,
O’nun cennetine girip, cehenneminden korunmak,
günahları sebebiyle cehenneme girdiyse orada ebedi kalmadan çıkmak,
şefaate kavuşmak,
kabir azabından korunmak,
dünyada malın ve de canın korunması,
dünyada ve ahirette güven ve sığınak vardır.
Şimdi kısaca bunlara değinelim:

1.Allah’ın Rızası:

Yüce Allah Subhânehu ve Teâlâ bu sözün ehlinden razıdır. Çünkü o kişiler yaratılış amacına uygun hareket etmiş kişilerdir. Onlar; Allahın emir ve yasaklarını öğrenmişler, öğrendiklerini kabul etmişler, kabul ettiklerini söyleyerek, söylediklerini de samimiyetle hayatlarında yaşamışlardır. Hatta bu kadarla da yetinmeyerek başkalarını da bu söze çağırmışlar ve bu söz uğrunda başlarına gelenlere sabrederek, bu sözle Âlemlerin Rabbine kavuşmuşlardır. Bu hallerin sahiplerinden yüce Allah dünyada ve ahirette razı olmuş ve olacaktır.

2.Cennete Girmek:

Âlemlerin Rabbinin vadi haktır ve O vadinden asla dönmez. Rabbimiz bu sözün ehlini cennete koyacağını bildirmiştir.
“Allah mümin erkeklere ve mümin kadınlara içinde ebedi kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde güzel meskenler vaat etmiştir. Allah’tan olan hoşnutluk ise en büyüktür. İşte büyük kurtuluş ve mutluluk budur.” (Tevbe 9/72)
Ve O’nun elçisi de bu gerçeği bize şöyle bildirmiştir:
“La ilahe illallah deyip de sonra bu söz üzerine ölen her kul, muhakkak ki cennete girer.” (Buhari, Müslim)

3.Cehennemden Korunmak:

Rabbimiz bu sözün ehlini cehenneme koymayacaktır. Bu söz kişiyi cehennemden uzaklaştırıp, cennete koyduracak bir sözdür.
“Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete konursa o, gerçekten kurtuluşa ermiştir.” (Âli İmran:3/185)
Ayrıca Rasulullah da:
“La ilahe illallah diyerek bununla Allah’ın vechini arzulayan kimseye, Allah cehennemi haram kılmıştır.” ((Buhari, Müslim) Buyurmuştur.

4.Cehennemden Çıkmak:

Bu sözün ehli olan kişiler yaşadığımız şu imtihan dünyasında velev ki günahlar işlemişler ve bu halleriyle de ölmüşlerse Allah’ın dilediği kadar cehennemin Müslüman için olan tabakasında günahlarının cezasını ödeyeceklerdir. Fakat bu kelimenin ehli olduklarından orada ebedi azaba uğramayacaklardır.
Bir kutsi hadiste geçtiği gibi Rabbimiz onlar için:
“La ilahe illallah diyen ve kalbinde bir zerre miktarı iman bulunan her kim varsa onu cehennemden çıkarın!” (Buhari, Müslim) buyuracak ve onlar bulundukları yerden çıkarılarak cennete gireceklerdir.

5.Şefaate Kavuşmak:

Şefaat kavramı bazı insanlar tarafında istismar edilen bir konudur. Onlar yücelttikleri insanları şefaat mevkisinde görerek kendilerine şefaat edileceğine inanırlar. Oysaki bu kendilerinden şefaat umulan kişilerin inançları ve hayatları araştırıldığında onların bu sözü kavrayamamış insanlar olduğu görülmektedir.
Buna rağmen şefaat Allah Subhânehu ve Teâlâ’ya ait olup bu sözün ehli olan dilediği kullarını Allah Subhânehu ve Teâlâ şefaatçi kılacaktır.
Elbette ki Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın izni ile bunların önderi Rasulullah efendimiz olup, şöyle buyurmuştur:
“İnsanların şefaatimle en mutlu olacak olanı, kalbinden samimiyet ve ihlâsla ‘la ilahe illallah’ diyen kimsedir.”(Buhari)
Evet, bu söz hem şefaatçi olmaya, hem de şefaate uğramaya vesiledir.

6.Kabir Azabından Korunmak:

Ehlisünnet ve’l-cemaate göre kâfirler ve günahkâr Müslümanlar için kabir azabı vardır. Ancak kabir azabına hiç uğramayacak olanlarda La ilahe illallah ehli olanlardır.
Konu ile ilgili olarak İmam Buhari rahimehullah Sahih’inde ‘Kabir Azabı hakkında gelenler Babı’nda Rasulullah Efendimizden aleyhisselâm şu hadisi şerifi aktararak delil getirmiştir:
“Mümin kabrinde oturtulup da (sorgu için kendisine) gelindiğinde; o, La ilahe illallah ve Muhammed’ur Rasulullah’a şehadette bulunur. İşte yüce Allah’ın şu buyruğu bu anlamdadır: Allah iman edenleri o sabit sözde sabit kılar.” (İbrahim14/27)

7.Dünyada Malın ve Canın Korunmasına Sebeptir:

Rasulullah aleyhisselâm bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmuştur:
”La ilahe illallah deyinceye kadar, insanlarla savaşmakla emredildim. Her kim, La ilahe illallah derse malını ve canını benden korumuş olur. Hesabı Allah’a kalır.” (Buhari, Müslim)
Anlaşılacağı üzere bu söz, malların ve canların korunmasına bir vesiledir.

8.Dünyada ve Ahirette Güven ve Sığınak:

Rabbimiz Allah Subhânehu ve Teâlâ bir Kuran ayetinde şöyle buyurmaktadır:
“İnanıp da imanlarına herhangi bir zulüm karıştırmayanlar var ya, işte güven onlarındır ve onlar doğru yolu bulanlardır.” (En’am 6/82)
Yine Rasulullah aleyhisselâm da bir hadisi şeriflerinde:
“Her kim La ilahe illallah derse, zaman içerisinde, bir gün kendisine isabet edecek bir musibet gelip çatmadan önce ondan faydalanır” (Bezzar, Beyhaki) buyurmuşlardır.
Bu hadiste La ilahe illallah’ın faziletini, ehli için bir sığınak ve dünyadaki bela ve musibetlerden korunup güvende kalındığını bizlere bildirmektedir.

Sonuç olarak; bu sözün faziletleri çoktur. Rabbim bizleri de bu sözün ehli olarak huzuruna varmayı nasip eylesin. Allahumme âmin.

Esedullâh Saîd

 İktibas Yapacakların Dikkatine!