«
  1. Ana sayfa
  2. Akaid Soruları
  3. Kâfirlerin amellerinin âhiretteki durumlarına etkisi nasıl olacaktır?

Kâfirlerin amellerinin âhiretteki durumlarına etkisi nasıl olacaktır?

Soru: Kâfirlerin amellerinin âhiretteki durumlarına etkisi nasıl olacaktır? 

Cevâb: Hamd ve hüküm, Allâh Subhânehu ve Teâlâ’ya mahsustur.

Allâh Azze ve Celle sana rahmet etsin ve seni îmân üzere yanına aldığı kulları arasına dâhil etsin, bilmelisin ki! Bütün amelleri geçersiz kılan şey, küfür üzere ölmektir. Küfür üzere ölen bir kimsenin yaptığı tüm ameller boşa çıkar ve bunlara karşılık bir ecîr alamaz. Nitekim Şeyhu’l-İslâm İbn Teymiyye rahîmehullâh şöyle demiştir: “Bütün ameller ancak küfür işlendiğinde boşa çıkar. Çünkü îmân üzere ölen mutlaka cennete girecektir. Eğer cehenneme girmişse mutlaka oradan çıkıp sonunda cennete girecektir. Eğer bütün amelleri boşa çıkmışsa hiçbir zaman cennete girmez. Bütün amellerin boşa çıkması ancak bu amellerin hepsini yok eden bir şey işlendiğinde olur. O da sadece küfürdür. Bu kaidenin Ehl-i Sünnet’in temel itikadından olduğu bilinmektedir.” [es-Sârimul-Meslul: 55.]

Ancak bu, her bir kâfirin azâbının birbiriyle eşit olduğu mânâsına gelmemektedir. Zîrâ kim zerre miktarı şer yahut hayır yaparsa mutlaka karşılığını görecektir. Aksi halde cehennemin yedi tabaka olmasının bir hikmeti olmuş olmazdı. Sonra hayatı boyunca Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’e destek olan Ebû Tâlib ile her fırsatta İslâm düşmanlığı yapan Ebû Cehil’in arasını ayırmak İslâm’ın emrettiği adaletin bir gereğidir. Nitekim: “Abdullâh bin Hâris şöyle demiştir: el-Abbâs bin Abdulmuttalib: ‘Ey Allâh’ın Rasûlü, Ebû Tâlib’e hiç faydan oldu mu? Çünkü o seni korur, senin için öfkelenirdi’ dedi. Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem ise: ‘Evet, o topuklarına kadar varan bir ateştedir. Ben olmasaydım hiç şüphesiz cehennemin en aşağı basamağında olacaktı’ buyurdular.” [(SAHÎH HADÎS:) Buhârî (3883); Müslim (357)…]

Bu hadîsin diğer bir rivâyeti: “Onu cehennemin derinliklerinde buldum. Topuklarına kadar varan bir yere kadar çıkardım” [(SAHÎH HADÎS:) Müslim (358)…] şeklindedir. Başka bir rivayetinde ise: “Kıyâmet gününde şefaatimin ona fayda vermesi umulur. Bunun neticesinde topuklarına kadar varan bir ateşe konulur ve ondan dolayı da beyni kaynar” [(SAHÎH HADÎS:) Buhârî (3885); Müslim (357)…]  buyrulmaktadır.

Hadîs-i şeriflerde ifâde edildiği üzere, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’e iyiliği geçmiş olan Ebû Tâlib, kâfir olmasına rağmen bunun faydasını âhirette azâbının hafifletilmesi olarak görecektir. Nitekim Şeyhu’l-İslâm İbn Teymiyye rahîmehullâh, bu hadîsleri zikrettikten sonra şöyle demiştir: Bu, bazı kâfirlerin azâblarının hafifletilmesiyle ilgili bir şefaatin olacağı konusunda açık bir nasstır. Hattâ azâbları o kadar hafifletilecektir ki, cehennem ehlinin en hafif azâblıları olacaklardır.”[Mecmûu’l-Fetevâ: 1/117.]

İmâm İbn Hacer rahîmehullâh ise şöyle demiştir: Netice olarak şunu söyleyebiliriz: Allâh’u Teâlâ, fazlı keremi ile Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem’e iyiliği dokunan bir kâfirin azâbını hafifletmiştir. Allâh en doğrusunu bilir.” [Fethu’l-Bârî: 9/146.]

İfâde edildiği üzere, kâfirlerin yaptıkları hayırlı ameller kendilerinden kabul edilmeyecektir. Bu amellerinden dolayı onlar mükâfatlandırılması da söz konusu değildir. Bununla birlikte küfürden başka işledikleri suçların cezâsı, yaptıkları hayırlı amellerle hafifletilebilir. Nitekim İmâm Beyhakî rahîmehullâh ise şöyle demektedir: “Ahirette kâfirlere hayır yapmanın bir faydası yoktur demek, ateşten çıkıp cennete giremeyecekleri anlamına gelir. Yoksa kâfirlikten başka işlemiş olduğu diğer cürümlerden hak edilen azâb, işledikleri hayır ameller sebebi ile hafifletilebilir.” [Fethu’l-Bârî: 9/145.] 

 

Başarı, el-Hamîd ve el-Hakîm olan Allâh’tandır. 

O, her şeyin en iyisini bilendir.

Abdullah Saîd el-Müderris.

1434h. / 2013m.