«
  1. Ana sayfa
  2. Fıkıh Soruları
  3. Kadının kocasından izin almadan evden dışarı çıkması câiz midir?

Kadının kocasından izin almadan evden dışarı çıkması câiz midir?

Soru: Kadının kocasından izin almadan evden dışarı çıkması câiz midir?

Cevâb: Hamd ve hüküm, Allâh Subhânehu ve Teâlâ’ya mahsustur.

Allâh sana rahmet etsin kardeşim, bilmelisin ki! Kadının kocasının izni olmadan evden dışarı çıkması zarûrî haller dışında ittifakla câiz değildir. Allâh Subhânehu ve Teâlâ, kadınların evlerinde oturmalarını ve câhiliye döneminde olduğu gibi açılıp saçılmamalarını emretmiştir. Nitekim O, şöyle buyurmaktadır:

وَقَرْنَ ف۪ي بُيُوتِكُنَّ وَلَا تَبَرَّجْنَ تَبَرُّجَ الْجَاهِلِيَّةِ الْاُو۫لٰى 

“Evlerinizde oturun. Önceki câhiliye dönemi kadınlarının açılıp saçıldığı gibi siz de açılıp saçılmayın.” [el-Ahzâb: 33/33]

İmâm İbn Cevzî rahîmehullâh âyetin tefsîrinde şöyle demiştir: “Müfessirler  -âyetin mânâsı hakkında- şöyle dediler: Kadınlara evlerinde vakar ve sükûnetle oturmaları ve dışarı çıkmamaları emredilmiştir.”[İbn Cevzî, Zâdu’l-Mesîr: 3/461.]

İmam Kurtûbî rahîmehullâh ise şöyle demiştir: “Bu âyet, evde kalmanın lüzumunu ifâde etmektedir. Âyetteki hitâb, her ne kadar Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem’in hanımlarına yönelik ise de, mana itibariyle diğer kadınlar da bu hitâbın kapsamına girmektedir. Kaldı ki burada bütün kadınların kastedildiğine dâir bir delîl olmasa bile şerîat, hanımların evlerinde kalmalarını emreden ve zarûret olmadıkça dışarı çıkmaktan men eden hükümlerle doludur.” [Kurtubî, el-Câmiu li Ahkâm: 14/179.]

Abdullâh b. Ömer radîyallâhu anhumâ’dan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

«إِذَا اسْتَأْذَنَتِ امْرَأَةُ أَحَدِكُمْ إِلَى المَسْجِدِ فَلاَ يَمْنَعْهَا.»

“Sizden biriniz, eşi mescide gitmek için izin istediğinde, onu engellemesin.” [Buhârî (5238); Müslim (442)…]

İmâm Buhârî rahîmehullâh, bu hadîsin içinde bulunduğu bâb başlığını: “Kadının mescide ve diğer yerlere gitmek için kocasından izin istemesi” şeklinde koymuştur. [Buhârî, es-Sahîh: 7/38.]

Buna göre kadın, mescid ya da başka bir sebeb için olsun dışarı çıkmak istediğinde kocasından izin almalıdır. Hadîsde mescide gitmek gibi dîni bir sebeb için izin almanın gereği açık olduğuna göre, dünyevî bir sebeble dışarı çıkmak için izin almanın lüzumu, tartışmaya ya da düşünmeye mahal bırakmayacak kadar açıktır. İbn Kudâme rahîmehullâh, şöyle demiştir: “Kadının kocasının izni olmadan dışarı çıkması câiz değildir.”[İbn Kudâme, el-Muğnî: 7/295.]

Abdullâh İbn Mesud radîyallâhu anh’dan rivâyet olunduğuna göre, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: 

«الْمَرْأَةُ عَوْرَةٌ، وَإِنَّهَا إِذَا خَرَجَتِ اسْتَشْرَفَهَا الشَّيْطَانُ، وَإِنَّهَا لَا تَكُونُ إِلَى وَجْهِ اللَّهِ أَقْرَبَ مِنْهَا فِي قَعْرِ بَيْتِهَا.»

“Kadın avrettir. O dışarı çıktı mı şeytân onu kendisine yakınlaştırır. Kadının rabbinin vechine en yakın olduğu hal, evinin içerisinde bulunduğu zamandır.” [Tirmizî (1173); İbn Hibbân (5598)…]

Hadîste ifâde edildiği üzere kadın, yabancı gözler için haram olan kıymetli bir canlıdır. Allâh Subhânehu ve Teâlâ, onu yabancılardan, hilebaz ve şehvetperest kimselerin bakışlarından korumak için tesettürü emretmiştir.    

Abdullâh b. Ömer radîyallâhu anhumâ’dan rivâyet edildiğine göre, bir kadın Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’e gelerek: “Kocanın karısı üzerindeki hakkı nedir? diye sordu. Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

«لَا تَمْنَعُهُ نَفْسَهَا وَإِنْ كَانَتْ عَلَى ظَهْرِ قَتَبٍ، وَلَا تُعْطِي مِنْ بَيْتِهِ شَيْئًا إِلَّا بِإِذْنِهِ فَإِنْ فَعَلَتْ ذَلِكَ كَانَ لَهُ الْأَجْرُ وَعَلَيْهَا الْوِزْرُ، وَلَا تَصُومُ يَوْمًا تَطَوُّعًا إِلَّا بِإِذْنِهِ فَإِنْ فَعَلَتْ ذَلِكَ أَثِمَتْ وَلَمْ تُؤْجَرْ وَلَا تَخْرُجُ مِنْ بَيْتِهِ إِلَّا بِإِذْنِهِ فَإِنْ فَعَلَتْ لَعَنَتْهَا الْمَلَائِكَةُ مَلَائِكَةُ الْغَضَبِ وَمَلَائِكَةُ الرَّحْمَةِ حَتَّى تَتُوبَ أَوْ تُرَاجِعَ. قِيلَ: فَإِنْ كَانَ ظَالِمًا؟ قَالَ: وَإِنْ كَانَ ظَالِمًا.»

“Kadın, bineğinin üzerinde bile olsa kocası onu arzuladığında kendisini ondan engellememesidir. İzni olmadan evinden bir şeyi başkasına (sadaka da olsa) vermemesidir. Eğer bunu yaparsa ecri kocasına ve vebâli ise kendisine olur. İzni olmadan nâfile oruç tutmamasıdır. Eğer bunu yaparsa ecir değil günah almış olur. Kocasının izni olmadan evinden dışarı çıkmamasıdır. Eğer bunu yaparsa melekler, rahmet melekleri, gadab melekleri tövbe edinceye ya da evine dönünceye kadar ona lanet ederler.” Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’e: (O koca) Zâlim bir kimse olsa da mı? denildi. Şöyle buyurdu: “Zâlim olsa da (bu böyledir).” [Beyhakî (el-Kübrâ: 14713); Taberânî (el-Evsat: 513)…]

İmâm Behûtî rahîmehullâh şöyle demiştir: “Koca hanımının yerine getirilmesi gerekli olan ihtiyaçlarını temin ettiği takdirde, kadının kocasından izinsiz dışarıya çıkması haramdır. Ancak koca, kadının gerekli ihtiyaçlarını dışarıdan sağlamıyorsa, kocanın izni olsa da olmasa da zaruret kabilinden olduğu için kadın kendi ihtiyaçlarını karşılamak üzere dışarı çıkabilir.” [Behûtî, Keşşâfu’l-Kınâ: 5/197.]

İmâm İbnu’l-Humâm rahîmehullâh ise şöyle demiştir: “Kadının kocasının rızâsı olmadan ilim meclisine gitmesi de câiz değildir. Şâyet onun sorması gereken bir sorusu olursa, bu takdirde kocası bir ilim adamına sorar ve karısına haber verir. Koca sormaktan çekinirse o takdirde kocasının rızâsı olmadan çıkar.” [İbnu’l-Humam, Fethu’l-Kadîr: 4/398.]

İfâde olunduğu üzere zarûrî haller dışında kadının kocasından izinsiz olarak evinden dışarı çıkması haramdır. Bunu yapan kadın, tekrar kocasının evine dönünceye kadar nafaka hakkını da kaybeder.

Başarı, el-Hamîd ve el-Hakîm olan Allâh’tandır. 

O, her şeyin en iyisini bilendir.

Abdullah Saîd el-Müderris.

1441h. / 2020m.