«
  1. Ana sayfa
  2. MAKALELER
  3. İslâm’a Göre Düğün Merasimi

İslâm’a Göre Düğün Merasimi

makaleİSLÂMA GÖRE DÜĞÜN MERASİMİ

Mustafa b. Sezgin

 

Bizler için en hayırlı Dini seçen Allah Azze ve Celle’nin ismi ile…

O’na hamd, Rasûlüne salat ve selam eylerek…

Gönderilmiş olduğumuz dünya semasında Müslümanlar olarak her daim imtihan edilmekteyiz. Bu imtihanlar bazen maddiyatımızla bazen de maneviyatımızla alakalıdır. İman eden bir kul aslında imtihanlara edilmeyi kabul etmiştir. Çünkü iman; beraberinde nefse ve nefsin kötü isteklerine karşı mücadeleyi gerektiren bir olgudur. Nitekim Allah Azze ve Celle şöyle buyurmaktadır:

“İnsanlar ‘iman ettik’ demekle kurtulacaklarını mı sandılar? Andolsun biz onlardan öncekileri imtihandan geçirmişizdir.” (Ankebut: 29/2-3)

Allah Subhânehu ve Teâlâ bu ayeti kerimesinde açıkça her Müslüman’ın imtihan edileceğini bildiriyor. İşte bu imtihanlardan bir taneside günümüzde evliliğin ilanının bir adı olan düğün merasimi olarak karşımıza çıkmaktadır. Çünkü toplum arasında düğün merasimleri genellikle haram içerikli eğlenceler kullanılarak yapılmaktadır. Özenmeyi ve insanları taklid etmeyi seven bir topluma sahip olduğumuz için düğünler genellikle ya batının adetlerine veyahutta yörelere has olan ve ismine örf(!) denilen İslam dışı eğlencelere göre düzenlenmektedir. Bu da Müslüman bir gencin düğün merasimi yaparken bazı sıkıntılara göğüs germesi gerektiğini göstermektedir.

Örfün İslam Dinin’de önemli bir yeri bulunmaktadır. Fakat bu önem Allah’ın hududlarına ters olmadığı sürece geçerlidir. Nitekim İslam Dini, Allah’ın ve Peygamberinin nizamına ters düşmeyen örflere izin vermiş aksine ise izin vermemiştir.

Evlilik ilk peygamber olan Adem aleyhisselam’ın bir sünneti olduğu gibi son Peygamber Muhammed aleyhisselam’ında sünnetidir. Bu sebeple her bir Müslüman, Peygamberimiz’in sünnetini yerine getirmek ve ailesi ile İslam’a ve Müslümanlara hayırlı bir neslin temelini atmak amacıyla evlenir. Fakat ‘amaca ulaşmak için kullanılan araçlarında meşru olması gerek’tiğini İslam Dini bizlere bildirmektedir. Öyle ise izdivaç sünnetinin ilanı da İslam Dini’ne uygun olması gereklidir.

Peki İslam Dini’ne uygun bir düğün nasıl yapılır?

Öncelikle İslam Dini eğlenmeye ve hoş vakit geçirmeye karşı olan bir din değildir. Fakat İslam eğlenme adına yapılan işlere bir sınır getirmiş ve bunlara göre eğlenilmesi gerektiğini bildirmiştir. Düğün bir Müslümanın en mutlu günlerinden bir tanesidir. Çünkü böylece aile kurmanın ilk adımını atmakta, sünneti yerine getirmekte ve Müslümanlara ikram etmektedir…

Bu sebeple düğünler sünnete uygun olarak yapılmalıdır. Allah Rasûlu’nün hayatı incelendiğinde O sallalahu aleyhi ve sellem, Müslümanlara düğün yapmalarını söylemiş ve onlara çeşitli düğün merasimleri uygulattırmıştır. Şimdi Rasûlullâh sallallahu aleyhi ve sellem’in tavsiyeleri üzerine bir düğün merasinin nasıl olduğunu görelim:

1. İlan Etmek:  

Peygamberimiz düğünlerin ilan edilmesi gerektiğini bildirmiştir. Böylece evlenen çiftlerin nikah üzere birleştikleri ve doğan çocuklarının meşru oldukları insanlar tarafından bilinecektir. Nitekim O sallalahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Haram birleşme ile helal birleşmeyi birbirinden ayıran şey; def çalmak ve ilan etmektir.” [Tirmizi]

2. Yemek ikram etmek:

Efendimiz sallalahu aleyhi ve sellem öncelikle düğünlerde velime adı verilen yemek ziyefetinin yapılması gerektiğini söylemiştir. Özellikle etli bir yemek insanlara ikram edilmesini daha iyi karşılardı. Nitekim sahabelerden Abdurrahman b. Avf üzerinde zeferan (düğünde sürülen koku) sürerek Peygamberimiz yaynına geldi. Efendimiz: “Bu ne hal?”

Abdurrahman b. Avf: “Bir kadınla bir miktar altın mehir karşılığında evlendim.”

Peygamberimiz: “Allah mübarek etsin. Bir koyun bile olsa bir düğün ziyafeti ver” [Nesai] buyurmuştur.

3. Zengin-Fakir Ayrımı Yapmadan Davet Etmek:

Peygamberimiz düğünlerde davet edilen insanların zengin-fakir ayrımı yapılmadan davet edilmesi gerektiğini şöyle bildirmiştir: “Yemeğin en şerlisi fakirlerin çağrılmayıp zenginlerin çağrıldığı düğün yemekleridir.” [Müslim]

4. Def Dışında Çalgı Aleti Çalmamak:

Peygamberimiz, düğünlerde eğlenmek isteyenlere def eşliğinde oyun oynamaları, şiir ve nağme söylemelerine izin vermiştir. O’nun hayatı incelendiğinde def dışında bir çalgı ile eğlenmeye izin verdiği görülmemiştir. Nitekim hanım sahabelerden Rubeyye binti Muavviz radiyallahu anha düğün merasimini şöyle anlatmıştır:

“Ben gelin olduğum vakit Rasûlullâh sallalahu aleyhi ve sellem düğün törenime geldi. Orada iki kız cağız def eşliğinde nağme ile söz söylüyor ve Bedir savaşında şehid edilen büyüklerimin menkıbelerini anıyorlardı. Bu kızların söyledikleri sözler arasında:

“İçimizde yarın ne olacağını bilen bir Peygamber var” sözü geçince Allah Rasûlü:

“Bu söze gelince bunu söylemeyiniz. Yarın ne olacağını ancak Allah bilir” buyurdu. [İbni Mace]

Bu hadisi şerife bakıldığında Efendimiz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem düğünler de def çalıp eğlenmeye izin vermiştir. Buna binaen Müslüman bir kimse düğününde def dışında bir çalgı aleti çalıp eğlenemez. Nitekim İslam Hukuk ekollerinden Hanefi, Maliki, Şafi ve Hanbeli mezheplerinin bu konudaki fetvaları inclendiğinde def dışında bir çalgı ile eğlenmenin haram olduğunu söylemişlerdir. Nitekim Rasûlullâh sallalahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

“Bir zaman gelecek ki; ümmetimden zina etmeyi, ipekli elbise giymeyi, içki içmeyi  ve çalgı aletleri dinlemeyi helal sayan bir grup ortaya çıkacaktır.” [Buhari]

5. Erkek ve Kadınların Ayrı Oturmaları:

Düğün davetlerinde erkek ve kadınların ayrı mekanlarda birbirlerini görmeyecek şekilde oturmaları gerekir. Damat gelinle fotoğraf(!) çektirmek için kadınların yanına giremez. Takı merasiminde erkekler damada ayrı, kadınlar da geline ayrı ortamda hediyelerini takarlar. Çünkü Allah Azze ve Celle nihaksız olan ve birbirlerinin mahremi olmayan erkek ve kadının bir ortamda olmasını yasaklamıştır. Nitekim Allah Azze ve Celle şöyle buyurmaktadır:

“Mü’min erkeklere söyle gözlerini  haramdan sakınsınlar!” (Nur: 24/30)

“Mü’min kadınlara da söyle gözlerini haramdan sakınsınlar!” (Nur: 24/31)

 

6. Sarhoş edici içeceklerin içilmemesi:

Düğün merasiminin sünnete uygun olması için gerekli olan bir şart ise; sarhoş edici maddelerin tüketilmemesidir. Nitekim İslam Dini kişiyi sarhoş eden ve sağlığına zarar veren her şeyi haram kılmıştır. Bunu Peygamberimiz Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle bildirmiştir:
“Her sarhoşluk verici haramdır.” (Buhari)
Bu sebeple düğünlerde sıvı olarak; bira, şarap, rakı vb., katı olarak; bonzai, ekstazi, esrar, eroin, kokain vb. gibi sarhoş edici ve sağlığa zarar verici maddeler kullanılarak eğlenmek İslam Dini’ne göre caiz olmayıp haram eğlencedir. Bu sebeple Müslüman bir kimseler düğünlerinde bu tür maddeler kullanarak eğlenemez.

7. Evlenecek çiftleri tebrik etmek:

Düğün merasimi son bulurken davetlilerin evlenecek çiftleri tebrik etmeleri sünnettir. Kadınlar gelini, erkekler ise damadı tebrik ederler. Nitekim Rasûlullâh sallalahu aleyhi ve sellem evlenen bir Müslümanı şöyle tebrik etmiştir:

“Allah senin için bereketli kılsın ve bereketinizi daim etsin. İkinizin arasını hayırlarda cem etsin.” [Tirmizi]

Sonuç itibariyle Rasûlullâh sallallahu aleyhi  ve sellem’in izdivaç sünnetini yerine getiren bir Müslüman, bunun ilanını da sünnete göre yapmalıdır. Çünkü Müslüman demek hayatının her alanında Kur’an ve Sünnet’e göre hareket etmeye çalışan insan demektir. Ayrıyetten gerçekleşen evliliğin hayırlı olmasıda buna bağlıdır. Çünkü içerisinde davul ve zurna gibi çalgıların, horon ve dans gibi oyunların bulunduğu  bir evlilik ilanından nasıl bir hayır beklenebilir? Bu ancak şeytanın o aile için kurmuş olduğu tuzaklar için zemin hazırlamaktır. Bu sebeple şeytana hiçbir Müslüman fırsat vermemeli ve hayatının her alanını Kur’an ve Sünnet’e göre inşa etmelidir.

Selam hayatlarını Kur’an ve Sünnet’e göre şekillendiren tüm Müslüman kardeşlerimin üzerine olsun…