«
  1. Ana sayfa
  2. Akaid Soruları
  3. Îmânın müsemması ve hakîkati nedir?

Îmânın müsemması ve hakîkati nedir?

Soru: Îmânın müsemması ve hakîkati nedir? Herkes kendi usulüne göre bir şeyler söylüyor fakat söyledikleri ve  getirdikleri tanımlar, sonuç ilişkisi açısından çelişki içerinde…

Cevâb:  Hamd ve hüküm, Allâh Subhânehu ve Teâlâ’ya mahsustur.

Rabbimiz Allâh Azze ve Celle’nin rahmeti üzerine olsun kardeşim, bilmelisin ki! İman: tasdik, söz ve amelden meydana gelmektedir. Ameller imanın meyveleri ve açıkça görünen emareleridir. İman, kişilerdeki tasdik ve amellere göre değişiklik arz eder. Tasdiki ve amelleri çok olan kimselerin imanları, az olanlardan daha kuvvetlidir. İman amel edilen farz ve sünnet gibi ibadetlerle artarak güçlenir. Buna mukabil günahlarla birlikte azalarak güç kaybeder ve bir hardal tanesi kalıncaya kadar bu devam eder.

İman ve İslam lügatte birbirinden ayrıdır. Istılahta ise birleştiklerinde ayrılır, ayrıldıklarında ise birleşirler. Yani ayrı ayrı yerlerde zikredildiklerinde aynı maya gelirken, aynı yerde zikredildiklerinde ise ayrı manalara gelirler. Bazen mutlak olarak zikredildikleri halde birbirlerini kapsamazlar.

İmanda istisna caiz, İslam’da istisna caiz değildir. İmanda ki istisna imanda şüphe etmek değil, gereklerini tastamam yerine getirememe korkusudur. Onun için “ben inşaallah müminim” demek caizdir. İslam’daki istisna ise; İslam, imanla küfür sınırı olduğundan onda istisna caiz değildir. Zira ondaki eksiklik imandan çıkmayı gerektirir.

İman yetmiş küsur şuben oluşur. Bu şubelerin en üstünü “La İlahe İllallah” kelimesini inanarak söylemek, al altı ise yoldaki eziyet verici şeyleri temizlemektir.

İşlenen günahlar küfür cinsinden olmadığı sürece ve inkâr edilmediği takdirde terk edilen ibadetler sahibini kâfir yapmadığı gibi ebedi olarak cehennemde kalmasına da sebep olmaz. Günahkâr Müslümanlar, tevbe ve şefaat gibi nedenlerle af olunmadıkları takdirde günahlarına karşılık olarak cehennemde azab görecekler ve burada cezalarını çektikten sonra cennete gireceklerdir.    

 

Başarı, el-Hamîd ve el-Hakîm olan Allâh’tandır. 

O, her şeyin en iyisini bilendir.

Abdullah Saîd el-Müderris.

1437h./2015m.