«
  1. Ana sayfa
  2. FIKIH
  3. İçki Haramdır

İçki Haramdır

makaleİÇKİ HARAMDIR

Esedullâh Saîd

 

Seneler önceydi. Arkadaşlarla oturmuş sohbet ederken yaşı bizden büyük sakalları kırlaşmış bir ağabey başından geçen bir olayı anlattı. Olay bir alışveriş esnasında vuku bulmuş. Şöyle ki: Ağabey kavun almak için bir seyyar satıcının yanına gittiğinde orada ki gençleri görüyor. O alacağını alıp vereceğini verince, gençler kavunu işaret ederek: “Rakıyla iyi gider!!!” diyorlar.

Bunun üzerine hiddetlenen ağabey, ne demek istediklerini soruyor. “Görmüyor musunuz ben Müslüman’ım? Benim içkiyle ne işim olur!?” gibisinden sözler söyleyerek gençleri azarlıyor. İçinden özellikle sakallı olduğu için böyle dedikleri geçerken, gençler şaşkın şaşkın: “Abi bizim kötü bir kastımız yoktu!” diyorlar. Ağabey: “İçki haram değil mi?” deyince, gençler dona kalıyor ve ardından: “Ne haramı? Biz haram olduğunu bilmiyoruz. Bizim burada herkes içer,” diyorlar.

Yaşanmış, ibretlik, kızılası, acınası bir olay…

Bu olay, bizlere toplumun gençlerinin halini gösteriyor. Gençliğin ve içerisinde bulundukları toplumun acınası hali meydanda… Bu gençlere ne demeli? Nereden, nasıl anlatmaya başlamalı? Kızmalı mı, acımalı mı? O zaman sert çıkıp onlara kızdığı için ağabey üzülmüş ve onların o haline acımıştı. Evet, aslında hem kızmalı, hem de acımalı… Kendilerini cahil bırakan insanlara ve onları cahil bırakan toplumlara ve o toplumların yönetimlerine kızmalı. Ve helake sürüklenen insanlara da acımalı.

Bu gün öyle nesillerle karşı karşıyayız ki, cehaletleri; “bu kadarda olmaz!” dedirtecek cinsten, “evet, bu kadarı da fazla…”

Ellerinde imkânlar mı yok. Hayır, imkânları çok… Ancak öğrendikleri şeyler, ilgi odakları farklı… Dini öğrenmeye istekleri yok. Bir şey olunca; “Ama ben bilmiyordum ki!!!” demek insanların işine geliyor. Sormazlar mı: “Neden öğrenmedin?” diye. Sormayacaklar mı, yarın hesap gününde? Elbette soracaklar! Öğrenmeyerek, kendini cahil bırakıp kim kurtulmuş ki? Bu gençler, bu insanlar kurtulacaklar!?

Sonuç olarak:

Ey gençler! Ey insanlar! Dininizi öğrenin! Cehalet mazeret değil!

***

Böyle bir olayı anlatarak başladıktan sonra sorumuzu soralım ve kısaca cevabını verelim. Zira gençler uzun yazıları da okumuyorlar.

Soru: İslam’da içki haram mı?

Cevap: İslam’da içki haramdır.

Allah’u Teâlâ, Kur’an-ı Kerim’de aşamalı olarak içkiyi haram kılmıştır. Rabbimiz içkiyi yasaklayan -en son gönderdiği- ayetlerde ise şöyle buyurmuştur:

“Ey iman ederler! (Aklı örten) içki, kumar, tapınmak için dikilen taşlar ve fal okları şeytan işi bir pisliktir. Onlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz.” (Maide: 5/90)

“Şüphe yok ki şeytan, aranıza içki ve kumarla aranıza düşmanlık ve kin yerleştirmek, sizi Allah’ı anmaktan ve namaz kılmaktan alı koymak ister. Artık vazgeçtiniz değil mi?”   (Maide: 5/91 )

Bu son nazil olan ayetler ile alkollü içkiler kesin olarak haram edilmiştir. Bu ayetler ilk inince şöyle bir olay yaşandığını Enes radıyallahu anh anlatır:  

“Biz içkili eğlencedeydik. Ben dağıtım yapıyordum. Bir adam gelerek: ‘İçki haram kılındı’ dedi. Arkadaşlar bana: ‘Hemen şu kapları dök, temizle!’ emrini verdiler. O gelen haberden sonra bir daha kimse ağzına içki koymadı.” (Ahmed)

Görüldüğü gibi, Rabbimizin ayetleri gelir gelmez sahabe-i kiram (Allah onlardan razı olsun) hemen emri uygulamışlardır. Nedir emir? Bundan sonra içki haramdır, içmeyeceksiniz. Sahabe, “şu sofradan kalkınca, şu yudumu alınca” dememiş ve hemen emri uygulamıştır. Kaplar dökülmüş, testiler kırılmış Medine sokaklarında dere gibi içki akmıştır.

Evet, Rabbimiz içkiyi yasaklamıştır. Çünkü içki şeytan işi pisliklerden bir pisliktir. Çünkü şeytan, içkiyle insanlar arasına düşmanlık ve kin yerleştirir. Çünkü şeytan, Allah’ı anmaktan ve namaz kılmaktan alıkoyar. Yani içki şeytana malzeme verir. Şeytan bu malzemeyi kullanarak bireyin ve toplumun aleyhine çalışır. (Şeytanlaşanlar da bu gün aynısını yapmaktalar.)

Rabbimiz, emanet olarak verdiği bedenin emanet şuuru ile kullanılmasını istemektedir. İnsan, emanet olarak verilen bedenine zarar veremez. Vermesi caiz değildir. İnsan, insanlığın düşmanı olan içki, sigara ve diğer uyuşturucularla kendisine zarar vermektedir. Bu zararın hem bedeni, hem de ruhi boyutu olduğu gibi; hem bireysel, hem de toplumsal boyutu vardır. İslam, içkiyi yasaklayarak bu zararları önler. Kim ki bu zararlara yol açmakta rol alıyorsa onlar da Rasulullah’ın diliyle lanetlenmişlerdir.

Zira Rasulullah aleyhisselâm şöyle buyurmuştur:

“Allah’u Teâlâ şaraba, içene, sakisine (içmek isteyenlere sunana), satana, satın alana, sıkana (içkiyi yapana), sıktırana (içkiyi yaptırana), taşıyana ve taşıtana lanet etmiştir.” (Ebu Davud, İbn Mace)

Görülmektedir ki, haram olan içkiye her hangi bir katkıda bulunulması da haramdır. Yine Allah’ın Rasulü şöyle buyurmuştur:

“Şarap satan, domuzları parçalasın (domuz kasaplığı yapsın, içki satışını helâl gören domuz yemeği de helâl saysın.)” (Ebu Davud, Darimi)

Yani ey domuzu haram sayanlar! İçki de domuz gibi haramdır. Oysa bu gün birileri domuz etinden uzak dururlar ve onu yemezler, ancak içkiden uzak duramazlar, gece gündüz, bayram seyran içerler.

Bakınız bu kötülüğün anası olan içkiden öyle kaçınmak lazım ki, bu haramın işlendiği mekânlardan, onların içildiği sofralardan bile uzak durmak gerekir.

Yine Rasulullah aleyhisselâm şöyle buyurmuştur:

“Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse, üzerinde içki içilen sofraya (masaya) asla oturmasın!” (Tirmizi, Ebu Davud)

Yani ben içmiyorum ki diyenler! Harama rıza gösterip orada oturman dahi haramdır.

Demek ki, içki harammış. Tüm haramlar gibi ondan da kaçınmak gerekiyormuş. Ancak yine birileri çıkıp deseler ki:

“Tamam, kabul ediyorum ki içki haramdır. Hatta hadiste geçen içkiyle sıralananlara da lanet vardır. Ancak ben az içiyorum. Ne kendime, ne topluma zarar vermiyorum ki!

Böyle diyenlere de, yine cevabı Allah’ın Rasulü veriyor:

“Çoğu sarhoşluk veren şeyin azı da haramdır.” (Tirmizi, Ebu Davud)

Ey insan! Kafana göre yorumlara gitme! Son sözü Allah’ın peygamberi söylemiş. Sana düşen; “işittim ve itaat ettim!” demen, tıpkı sahabe gibi…

Son ikazımızı yine Nebi aleyhiselâm’ın dilinden verelim:

“Bir kimse şarabı (içkiyi) dünyada içerde ona devam ederken tevbe etmeden ölürse, ahirette Kevser şarabını içemez.” (Müslim)

Allah’u Teâlâ, bizleri ve nesillerimizi böyle kötü bir akıbetten korusun. Rabbim dinden uzaklaşmış toplumlara tevbe nasip eylesin. Allahumme âmin.

Dünyevi ve uhrevi mutluluk için haramların hepsinden uzak dur!

İnsanları da uzak durmaları için uyar!