«
  1. Ana sayfa
  2. Akaid Soruları
  3. Hüccet ve “Biz bir peygamber göndermedikçe kimseye azâb edici değiliz” âyeti

Hüccet ve “Biz bir peygamber göndermedikçe kimseye azâb edici değiliz” âyeti

Sorunun tafsilatı şöyledir: Tekfîrde hüccetin şart olduğuna dair: “Biz bir peygamber göndermedikçe kimseye azâb edici değiliz” (İsrâ: 17/15) âyetini delîl getirenlerin söylediği gibi bu âyet, mutlak ve muayyen olarak her şahıs için geçerli midir?  

Cevâb: Hamd ve hüküm, Allâh Subhânehu ve Teâlâ’ya mahsustur.

Öncelikli olarak bilinmesi gerekli olan,  küfür olan her itikad, söz ya da fiil aynı değildir. Bunlardan bazıları açıktır. Bazıları ise kapalıdır. Hüccetin şart olduğu söylendiğinde İslam âlimlerinin bundan kastı, kapalı olan mes’elelerdir. Zîrâ herkesin âlim olması; her mes’eleyi detaylarına varıncaya kadar fıkhetmesi yahut her mes’eleyi hemen idrak etmesi söz konusu değildir.

Açık olan meselelere gelince -ki bunlar dînin asıllarıdır-; bunları bilmek için âlim olmak yahut medrese-i tedrisattan geçmek gerekli değildir. Misâlen: Allâh’u Teâlâ’nın yaratan, yaşatan ve yöneten bilmek için âlim olmaya; senelerce ilim okumaya gerek yoktur…

Bundan sonra:

Delîl getirilen bu âyet-i kerime kullanıldığı yer itibariyle söyledikleri şeye delâlet etmemektedir. Zîrâ âyette “peygamber göndermedikçe” denilmektedir. Bu ümmetin peygamberi ise gelmiştir. Bunu söyleyenler hüccet olsun diye başka peygamber mi beklemektedirler?! Subhanallâh…

Sonra âyette “azâb edici değiliz” denilmektedir. “Küfre girmezler” denilmemektedir. Evet, Allâh Azze ve Celle, dünyâ hayatında hangi kavmi helak etti ise bundan önce onlara mutlaka bir uyarıcı göndermiştir. Yani âyet, dünyâ âzabı ile ilgilidir…

Kısacası; hüccet, kapalı mes’eleler için şarttır. Açık mes’eleler için şart değildir. Bu âyet, hüccet noktasında bu şekilde kullanılamaz. Zîrâ bu ümmetin Peygamberi Muhammed aleyhisselâm’dır ve gönderilmiştir. Getirdiği Kur’ân ve Sünnet ise dimdik ayaktadır. Bu sebeble kime Kur’ân ve Sünnet ulaşmış ise ona hüccet ulaşmıştır… Binaenaleyh dînin asıllarına taalluk eden mes’elelerde küfür içerisinde olan bir kimseyi tekfîr için hüccet şartı getirmek, sahîh değildir. Asla Ehl-i Sünnet’in yolu olmamış ve olmayacaktır.  

 

Başarı, el-Hamîd ve el-Hakîm olan Allâh’tandır. 

O, her şeyin en iyisini bilendir.

Abdullah Saîd el-Müderris.

1436h./2014m.