«
  1. Ana sayfa
  2. SOHBETLER
  3. Hesap Şuuru

Hesap Şuuru

Besmeleyle başlıyoruz…

Besmelesiz başlayan işler bereketsizken, bizler için bereket vermesini niyaz ediyoruz. O’nun dinini, O’nun kullarına dilimizin döndüğü ve gücümüzün yettiğince anlatmak amacımızken,O’nun izniyle, O’nun ismiyle, yine O’nun isminin yücelmesi için her bir kelimemiz… Bizler, O’nun dininin neferleri, asrı gurabanın garipleri olarak, O’na sığındık, O’na güvendik ve O’ndan yardım diliyoruz. Sesimizin ulaştığı ve gücümüzün yettiği yere kadar, Senin kullarına, Senin dinini anlatmayı bizlere nasip eyle, Rabbimiz! Bizi bize, bizi insanlara bırakma, Ya Rab! Senin isminle…

Ey Allah’ın kulları! İyi biliniz ki bu hayata geldiğimiz gibi, kaçışı olmayan bir günde de bu hayattan gideceğiz. Ölüme herkes inanıyor. Ya ölümden sonrası, sonra ne olacak? İşte bu kısımda insanlar farklı inanıştalar.
Bizler Allah’ın iman nimetiyle nimetlendirdiği Müslümanlar olarak, Rabbimizin bizleri “ol” emriyle yoktan yaratan ve “öl” emriyle öldürdükten sonra vakti gelince bizleri tekrar dirilteceğine iman edenleriz.

İman ediyoruz ki, O her şeye gücü yeten Rabbimiz, yoktan var ettiğini yok edip ardından tekrar var etmeye kadirdir. Bu Rabbimize göre kolaydır.

Ey yoktan var edilip ölüme koşan! Ey ölümlünün oğlu ölümlü! Şu ölümlüler vatanında, ölümlüler arasında kimsin, nesin? Farklı ağızlardan farklı sözler çıkacaktır. Farklı gönüllerden farklı cevaplar… Ancak sözün en doğrusunu söyleyen Rabbimizin kelamında senin bir vazifeli olduğun yazmakta. Senin büyük bir vazifen var. Rabbimiz kitabında şöyle buyurmakta:

Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabb’inize kulluk edin ki (Allah’ın) azabından korunasınız.” (Bakara 2/21);

“Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.” (Zariyat: 51/56)

Ey Allah’ın kulu! Sen Âlemlerin Rabbine kulluk vazifeliyken sıkıntılar çektiğin, hastalıklarla inlediğin, borç altında ofladın mekânın vazifesi de seni misafir etmektir. Sen misafir, o ise bir misafirhanedir. Bilirsin ki misafir, misafirhaneye yerleşmez. Orası gelgeç yeridir. İşte bu dünya misafirhanesinde senin ve atalarının ve çocuklarının ve torunlarının asli vazifesi Bir olanı birlemek, O’na hiçbir şeyi şirk koşmadan, ibadet ile kulluk vazifesini yerine getirmektir.

Şu dünya misafirhanesinde misafirhaneyi sahiplenmeye çalışan niceleri kulluk vazifesini unutmuş bir halde ölümsüz gibi yaşamaktalar. En yakınlarını kendi elleriyle gömen niceleri bir gün de sıranın kendisine geleceğini hatırına hiç getirmemekte.

Ey Allah’ın kulları! Bizler; ‘haydi imtihan bitti’ dendiğinde, geri dönüşün olmadığı bir yere gideceğiz. O gün gelmeden önce ölümü ve sonrasını, ölümü ve hesabı, ölümü ve cennetle cehennemi düşünerek yaşamalıyız.

Kulluk vazifemiz hayata geliş amacımızken, hiçbir şeyi bu amacın önüne geçirmemeli ve Allah’tan başka hiçbir yaratılmışa kulluk etmemeliyiz. Dinimizin her emir ve yasağını her şeyden çok önemsemeli, hesap gününde hesabını veremeyeceğimiz şeylerden kaçınarak bir hayat sürmeliyiz.

Rabbimiz bizleri kulluk şuurunu kuşanıp, bu şuurla yaşayan ve yine bu şuurla huzuruna varan kullarından eylesin.

Esedullâh Saîd el-Muallim

Bir Cevap Yaz

Bir Cevap Yaz

E-Posta adresiniz paylaşılmayacaktır. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlenmiştir *