«
  1. Ana sayfa
  2. MAKALELER
  3. Her Şeye Rağmen Ümitvârız

Her Şeye Rağmen Ümitvârız

‘En güzel isimlerin sahibinin yüce ismiyle…’

Yine gece oldu. Yaşayanlara, yaşadığını sananlara, yaşamaya çalışanlara yine yeni bir gece… Dünyanın dört bir tarafından zalimlerin naralarını bastıran mazlumların çığlıkları yine kulaklarımıza geliyor…

Yine gece ve biz yine sabahı bekliyoruz. Karanlığı aydınlatan sabahı… Karartılan mekânlarda bekliyoruz güneşi… Güneşin tekrar doğmasını ve onun aydınlığını…

Ve yine mazlumlar, yine yitirilmiş hayatlar, yine zalimler ve yine yeni yeni katiller…

Modern dünya katmerli zulüm… Boyalı yüzlerin palyaço gülüşlerin arkasındaki zalimler yine işbaşında… Yine bir gece… Yine zalimlerin sesleri geliyor kulaklarımıza… 

Onlar önde olanlar… Onlar böyyük adamlar… Onlar firavunlar ve nemrutlar… Onlar karunlar ve belamlar… Tüm zalimler ortak hedefe doğru koşuşuyorlar el ele, kol kola… Karanlığı seven yarasalar misali zulmü seviyorlar. Aydınlıktan kaçan yarasalar misali adaletten kaçıp zulümden besleniyorlar.

Ne uzun bir gece… Uzun zamandır karanlık gibi vehen çöktü üzerimize… Artık sesler duyulmalı, artık aydınlığın nidası yankılanmalı: “Ey aydınlığa hasret! Yırt karanlığı artık. Kurtul vehenden! Seni hasta görenler titresin sıhhatinden… ”

Ancak uzun süredir hastayız biz. Vehen hastalığımız var bizim. Çünkü gece doğmuş vehen çocuklarıyız biz. Veheni nebimiz haber veriyordu bize:  Ölüm korkusu ve dünya sevgisidir diye…

Dünyayı çok sevip sahiplendiğimiz, ahiretten ise vazgeçtiğimizden beri düşmanlarımız korkmuyorlar artık bizden… Üzerimize gelmeye devam ediyorlar, işgal sürüyor… Çizmeleriyle ve batmış değerleriyle üzerimize geliyorlar… 

Bizler! Ne çok seviyoruz dünyayı, ne kadar da çok korkuyoruz ölümden… Ahirete sevdalılarımız sözünde durmuşken,  yeni sevdalılar acaba neredeler? Yalnız Allah’tan korkan, O’nun korkusunun azametinden tüm korkuları unutanlar…

Oysa şimdilerde dünyalık rahatını tercih edip ahiretini unutmuş dünyevi insanlarımız var bizim. Ahireti önceleyen, ahiret adamlarımızın yerini onlar işgal ettiler… Artık ‘bize dokunmayan yılanı kendi ellerimizle besleriz’ diyen, ‘ejderha sevenler cemiyeti’ kurdu ejderha sevenlerimiz. 

Ama artık yeter! Çıkmalı artık bu vehen içimizden. Çıkmalı ve yerine ‘ahiret sevdası’ ve ‘Allah korkusu’ yerleşmeli… Hayattan çok ölümü sevenlerde olduğu gibi… Öyle diyordu ya İslam komutanı: “Üzerinize sizin hayatı sevdiğinizden daha çok ölümü seven bir orduyla geliyorum”diye… Ölümü seven, ahireti isteyen, ahiretten umutlu bir nesil… Cenneti ve Cemalullah’ı isteyen ve bu uğurda her şeyi göze alan bir nesil… Vehenin zerresinin kalplerine giremediği insanlar… 

Allah’ım! Gözlerimiz görecek mi onlar gibilerini? Bizim içimizden de çıkacak mı kahramanlık destanı yazanlar? Ümmet ejderhaların başını ezecek mi gün? 

Her şeye rağmen ümit varız. Ümit var da olmalıyız. Çünkü o dinini tüm dinlere üstün olması için gönderendir. Çünkü konuştuğu vahiy olan nebimizin müjdeli haberleri bizlere ulaşmıştır. Ve biz asrı gurabanın garipleri olarak onun müjdesiyle uzun gecenin bir sabahının olacağına inanıyoruz. 

Evet, ümit varız! Ümit var da olmalıyız. Haydi kardeşler!  Veheni bırakmanın, vazifelerimizi yapmanın tam zamanıdır artık.

Bir Cevap Yaz

Bir Cevap Yaz

E-Posta adresiniz paylaşılmayacaktır. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlenmiştir *