«
  1. Ana sayfa
  2. EDEBİYAT
  3. Hasan İle Hans

Hasan İle Hans

HASAN İLE HANS

Esedullah Said

 
Dün akşam bir ortamda oturuyoruz. Bir arkadaş, tebliğe muhtaç bir adama bir hikâye anlatıyor. Hikâye üzerinden de günümüz insanının acınası durumuna dikkat çekiyor. Adam, toplumun yapısını ortaya koyarcasına sadece bakınıyor. Hikâye ile birlikte, yine Kur’ân ve Sünnetten nice şeyler anlatılmasına rağmen adam ağzını açmıyor. Maalesef toplumun ilmî yapısı çökmüş bir durumda. Öyle ki kesinlikle bilinmesi zorunlu olan şeyler bilinmiyor; öğrenilmeye çalışılmıyor. Hâl böyle olunca da, Hasanlar Hanslaşıyor!
İbret olması dileğiyle, merak edenler için bu hikâyeyi bizde (kendi yorumumuz ve cümlelerimizle) zikredelim:
Hasan ile Hans tanıdıktırlar. Hasan kendini Müslüman olarak gören bir insan olarak hansı İslâm’a davet eder. Hans kendisinin İslâm’ı araştırdığını ve onu doğru bulduğunu söyler. Ancak bir takım yapamayacağından korktukları şeyler olduğunu söyler ve aralarında şöyle bir konuşma geçer:
Hans; içki içtiğini ve ondan vaz geçmesinin zor oluğunu söyleyince;
Hasan; “içki, İslâm’da haramdır” dedikten sonra, kendisinin de içki içtiğini söyler.
Hans; bankalarda çalıştığını, faiz alıp verdiğini söyleyince;
Hasan; “faiz, İslâm’da haramdır” dedikten sonra, kendisinin de faizli muamelelerde bulunduğunu söyler.
Hans; karşı cinsle olan ilişkilerinden bahsedince;
Hasan; “nikâhsız olarak karşı cinsle yakınlaşmak, İslâm’da haramdır” dedikten sonra, kendisinin de bundan payının olduğundan bahseder. 
Hans; şans oyunları oynadığından bahsedince;
Hasan; “şans oyunları, İslâm’da haramdır” dedikten sonra, arada bir kendisinin de şans oyunları oynadığından bahseder.
Hans; namaz kılamayacağından korktuğundan bahsedince;
Hasan; “beş vakit namaz İslâm’da farzdır” dedikten sonra kendisinde namaz kılmadığından bahseder.
Hans; oruç tutamayacağından korktuğundan bahsedince;
Hasan; “Ramazan orucu İslâm’da farzdır” dedikten sonra kendisinin de oruç tutmadığından bahseder.
Hans, Hasan’ın her bir cümlesinde şaşırmış olarak Hasan’a bakar ve:
“Sen bu halinle Müslüman’san, demek bende Müslüman’mışım!” der.
!!!
Maalesef ki, günümüzde kendini İslâm’a nispet edenlerin acınası durumları bu hikâyedekinden çok da farklı değil. İslâm’ın emirlerini yerine getirmeyen ve yasaklarından da kaçınmayan insanlar lafa geldiğinde kendilerinin de Müslüman olduklarından bahsetmekteler ancak yaşantıları onları yalanlamakta. Bu gün, Hasan ile Hans arasında isim değişikliğinden başka fark kalmamış gibi.
Şimdi bu halden ve gidişattan rahatsız olanlar olarak; adları dışında her yönleriyle Hans olanlara ne demeliyiz?
Ne diyelim? Her zaman olduğu gibi yine dua edelim:
Rabbim öze dönüş nasip eylesin. Allahumme âmin.
 

Esedullah Said

1439/2017