«
  1. Ana sayfa
  2. AHLAK
  3. Günlük Zikirler

Günlük Zikirler

MUKADDİME 

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın ismiyle…

Hamd, -âlemlerin rabbi olan- Allâh’a mahsustur. O’na hamd eder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüğünden O’na sığınırız. O’nun hidâyete erdirdiğini hiç kimse saptıramaz, saptırdığını ise hiç kimse hidâyete erdiremez. Şehâdet ederim ki, Allâh’tan başka ibâdete lâyık hiçbir ilâh yoktur. Ve yine şehâdet ederim ki, Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem O’nun kulu ve Rasûlü’dür.

Bundan sonra:

1. ZİKR  

لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

Lâ İlâhe İllallâhu Vahdehu Lâ Şerike Leh, Lehü’l-Mülkü
ve Lehu’l-Hamdu ve Huve Alâ Kulli Şeyin Kadîr

Bu zikir, Allâh Azze ve Celle’nin tevhîdini içeren çok değerli kıldığı zikirlerden biridir. “Allâh’tan başka hak ilâh yoktur. O birdir ve tektir, ortağı yoktur. Mülk onundur ve hamd ona mahsustur. O, her şeye gücü yetendir” mânâsına gelmektedir. Açıklaması ise kısaca şeyledir:

لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ Allâh’tan başka ibâdete layık hak olan hiçbir ilâh yoktur. O, zatında rablığında ve ilâhlığında, isimlerinde ve sıfatlarında birdir ve tektir, eşi ve benzeri, misli ve ortağı yoktur.

لَهُ الْمُلْكُ  Mülk yani yarattığı şeyler O’na aittir. Kâinatta her ne varsa O’nundur. Bu sebeble mahlûkat hakkında her türlü hüküm verme yetkisi de yalnızca O’na aittir. Kanun koyma, yaşam şekli belirleme, haramlar ve helâllar tayin etmek de, sadece O’nun hakkıdır.

وَلَهُ الْحَمْدُ Hamd yani sınırsız ve kayıtsız olarak hakîki mânâda övülmek ve yüceltilmek yalnızca O’na mahsustur. Hamdın tamâmı tüm çeşitleriyle O’nundur.

وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ O, her şeye gücü yetendir. O’nun kudreti sonsuzdur. Gücünün üzerinde başka hiç bir güç yoktur. Daim gâlib olandır. Dilediğini dilediği zamanda yapmaya gücü yetendir.

Böylesi muazzam mânâları içeren bu zikrin faziletleri ve kullara olan faydaları şöyledir:

Amr, babası Şuayb’tan o da dedesinden rivâyet ettiğine göre, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «خَيْرُ الدُّعَاءِ دُعَاءُ يَوْمِ عَرَفَةَ، وَخَيْرُ مَا قُلْتُ أَنَا وَالنَّبِيُّونَ مِنْ قَبْلِي: لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ المُلْكُ وَلَهُ الحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ.» [(حديثٌ حسنٌ:) رواه الترمذى (٣٥٨٥)…]

“En hayırlı duâ Arife Günü yapılan duâdır. Benden önceki nebîlerin söylemiş olduğu en hayırlı söz ise:  لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ المُلْكُ وَلَهُ الحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ  sözüdür.” 

Ebû Hureyre radîyallâhu anh’dan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «مَنْ قَالَ: لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ، فِي يَوْمٍ مِائَةَ مَرَّةٍ، كَانَتْ لَهُ عَدْلَ عَشْرِ رِقَابٍ، وَكُتِبَتْ لَهُ مِائَةُ حَسَنَةٍ وَمُحِيَتْ عَنْهُ مِائَةُ سَيِّئَةٍ، وَكَانَتْ لَهُ حِرْزًا مِنَ الشَّيْطَانِ، يَوْمَهُ ذَلِكَ، حَتَّى يُمْسِيَ وَلَمْ يَأْتِ أَحَدٌ أَفْضَلَ مِمَّا جَاءَ بِهِ إِلَّا أَحَدٌ عَمِلَ أَكْثَرَ مِنْ ذَلِكَ، وَمَنْ قَالَ: سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ، فِي يَوْمٍ مِائَةَ مَرَّةٍ حُطَّتْ خَطَايَاهُ وَلَوْ كَانَتْ مِثْلَ زَبَدِ الْبَحْرِ.» [(حديثٌ صحيحٌ:) رواه البخارى (٣٢٩٣) ومسلم (٢٦٩١)…]

“Her kim günde yüz defa لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ derse, bu onun için on köle azat etmesine denk olur. Ona yüz hasene yazılır. Ondan yüz seyyie (günah) silinir ve bu onun için o günün akşamına kadar şeytana karşı bir himaye olur. Bundan fazlasını yapan kimse müstesna hiçbir kimse de onun yaptığından faziletlisini yapamaz.” [(SAHÎH HADÎS:) Buhârî (3293); Müslim (2691)…]

İfâde edildiği üzere, her kim Allâh Azze ve Celle tarafından sevilen bu hayır dolu olan zikri, günde en az yüz defa zikrederse, -inşeAllâh- on köle azad etmiş kadar sevâb kazanır. Yüz günahı silinir yerine yüz sevâb yazılır ve gün boyunca da Allâh’u Teâlâ’nın himayesinde olur.

2. ZİKR  

 

سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ، سُبْحَانَ اللَّهِ العَظِيمِ

Subhânallâhi ve Bihamdihi  Subhânallâhi’l-Azîm

Bu zikir, Allâh Azze ve Celle’nin çok değerli kıldığı zikirlerden biridir. “Allâh’ı hamd ile tüm eksiklikten tenzih ederek tesbih ederim. Azîm olan Allâh’ı her türlü noksanlıklardan tenzih ederek tesbih ederim” mânâsına gelmektedir. Açıklaması ise kısaca şeyledir: 

سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ Allâh’ı hamd ile yani her türlü övgüyü kendisine ait kılarak ve her türlü kemâlatın da kendisine ait olduğunu kabul ederek tesbih ederim. Çünkü O, acizlik yahut zayıflık ya da başka bir şeye muhtaçlık sayılabilecek eksiklik ifâde eden tüm sıfâtların kendisinde asla bulunmayacağı tek zattır.    

سُبْحَانَ اللَّهِ العَظِيمِ Azîm yani her şeyden ve herkesten yüce olan Allâh’ı, noksan sıfâtlardan tenzih ederek tesbih ederim. Hiçbir kimseyi, hiçbir konuda O’na eş ve benzer, denk ve eşit ya da daha ileri konuma getirmem. Çünkü O, her şeyden ve herkesten güçlü ve büyüktür. Kudreti ve egemenliği karşı konulamaz derecededir.  

Böylesi muazzam mânâları içeren bu zikrin faziletleri ve kullara olan faydaları şöyledir:

Ebû Zer radîyallâhu anh’dan rivâyet edildiğine göre, o, şöyle demiştir: 

عَنْ أَبِي ذَرٍّ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ سُئِلَ أَيُّ الْكَلَامِ أَفْضَلُ؟ قَالَ: «مَا اصْطَفَى اللَّهُ لِمَلَائِكَتِهِ أَوْ لِعِبَادِهِ: سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ.» [(حديثٌ صحيحٌ:) رواه مسلم (٢٧٣١)الترمذى (٣٥٩٤) …]  وَفِي رِوَايَةِ: «إِنَّ أَحَبَّ الْكَلَامِ إِلَى اللَّهِ: سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ.» [(حديثٌ صحيحٌ:) رواه مسلم (٢٧٣١) وأحمد (٢١٤٢٩)…]

“Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’e ‘sözlerin en faziletlisi hangisidir’ diye soruldu. Şöyle buyurdu: Allâh’ın melekleri ve kulları için seçtiği سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ sözüdür.” [(SAHÎH HADÎS:) Müslim (2731); Tirmizî (3594)…] Başka bir rivâyet ise şöyledir: “Allâh’a sözlerin en sevimlisi سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ sözüdür.” [(SAHÎH HADÎS:) Müslim (2731); Ahmed (21429)…]

Ebû Hureyre radîyallâhu anh’dan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «كَلِمَتَانِ خَفِيفَتَانِ عَلَى اللِّسَانِ، ثَقِيلَتَانِ فِي المِيزَانِ، حَبِيبَتَانِ إِلَى الرَّحْمَنِ، سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ، سُبْحَانَ اللَّهِ العَظِيمِ.» [(حديثٌ صحيحٌ:) رواه البخارى (٦٤٠٦) ومسلم (٢٦٩٤)…]

“Dile hafif gelen terazide ağır basan Rahmân tarafından sevilen iki kelime vardır. Bunlar: سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ، سُبْحَانَ اللَّهِ العَظِيمِ ” [(SAHÎH HADÎS:) Buhârî (6406); Müslim (2694)…]

Câbir radîyallâhu anh’dan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

عَنْ جَابِرٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: « مَنْ قَالَ: سُبْحَانَ اللَّهِ العَظِيمِ وَبِحَمْدِهِ، غُرِسَتْ لَهُ نَخْلَةٌ فِي الجَنَّةِ.» [(حديثٌ صحيحٌ:) رواه الترمذى (٣٤٦٤) والنسائى(١٠٥٩٤) …]

“Kim سُبْحَانَ اللَّهِ العَظِيمِ وَبِحَمْدِهِ derse cennette onun için bir hurma (ağacı) dikilir.” [(SAHÎH HADÎS:) Tirmizî (3464); Nesâî (10594)…]

Ebû Hureyre radîyallâhu anh’dan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «مَنْ قَالَ: سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ، فِي يَوْمٍ مِائَةَ مَرَّةٍ حُطَّتْ خَطَايَاهُ وَلَوْ كَانَتْ مِثْلَ زَبَدِ الْبَحْرِ.» [(حديثٌ صحيحٌ:) رواه البخارى (٦٤٠٥) ومسلم (٢٦٩١)…]

“Kim günde yüz defa سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ derse günahları denizköpüğü kadar olsa bağışlanır.” [(SAHÎH HADÎS:) Buhârî (6405); Müslim (2691)…]

İfâde edildiği üzere, her kim Allâh Azze ve Celle tarafından sevilen bu zikri, günde en az yüz defa zikrederse, -inşeAllâh- kıyâmet günü sevâb kefesi ağır gelir. Denizköpüğü kadar günahı da olsa bağışlanır ve onun için cennette bir ağaç dikilir. 

Hamd âlemlerin rabbi olan Allâh’a mahsustur. Salât ve selâm yaratılmışların en hayırlısı Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem’in, âlinin ve ashabının üzerine olsun.

3. ZİKR  

لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ

Lâ Havle Velâ Kuvvete İllâ Billâh

Bu zikir, Allâh Azze ve Celle’nin kudret ve gücünü ifâde eden çok değerli kıldığı zikirlerden biridir. “Güç ve kuvvet ancak Allâh’a mahsustur” mânâsına gelmektedir. Açıklaması ise kısaca şeyledir:

لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ Hiçbir hareket ve güç; kuvvet ve oldurucu; çare ve deva yoktur.

إِلَّا بِاللَّهِ Hareketin ve gücün, kudretin ve yeterliliğin, çarenin ve devanın, galibiyetin ve intikamın sâhibi ancak Allâh’tır. Bu sebeble ancak O’na sığınılır, işler sadece O’na havale edilir. O’ndan yardım ve imdat beklenir. Şifâ ve gâlibiyet, korunma ve hidâyet, takvâ ve ihlâs, başarı ve hayırlı akıbet ancak O’ndan istenir.

Böylesi muazzam mânâları içeren bu zikrin faziletleri ve kullara olan faydaları şöyledir:

Ebû Mûsâ radîyallâhu anh’dan rivâyet edildiğine göre, o, şöyle demiştir:

عَنْ أَبِي مُوسَى رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، قَالَ لِي: « قُلْ لاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ، فَإِنَّهَا كَنْزٌ مِنْ كُنُوزِ الجَنَّةِ.»

“Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem bana şöyle buyurdu: لاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ de. Çünkü o, cennet hazinelerinden bir hazinedir.” [(SAHÎH HADÎS:) Buhârî (7386); Müslim (2704)…]

Ebû Hureyre radîyallâhu anh’dan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ، دَوَاءٌ مِنْ تِسْعَةٍ وَتِسْعِينَ دَاءً أَيْسَرُهَا الْهَمُّ.» [(حديثٌ حسنٌ:) رواه والحاكم (١٩٩٠) والطبراني(٥٠٢٨) …]

“Her kim لاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ derse, bu en kolayı keder olan doksan dokuz derde deva olur.” [(HASEN HADÎS:) Hâkim (1990); Taberânî (Evsat: 5028)…]

İfâde edildiği üzere, her kim Allâh Azze ve Celle tarafından sevilen bu zikri, günde en az yüz defa zikrederse, -inşeAllâh- cennet hazinelerinden bir hazineyi elde etmiş olur. Sıkıntı ve kederinden kurtulur. Dünyâ ve âhiret kendisine hayırlı bir azık elde etmiş olur.

4. ZİKR  

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ

Allâhumme Salli Alâ Muhammed

Bu zikir, Allâh Azze ve Celle’nin Nebîsi Muhammed aleyhisselâm’a salât ve selâm edilen çok değerli olan zikirlerden biridir. “Allâh’ım Muhammed aleyhisselâm’a salât et” mânâsına gelmektedir. Açıklaması ise kısaca şeyledir: 

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ Allâh’ım Muhammed aleyhisselâm’a salât et, onun şerefini ve katındaki makamını yükselt. O’na nimetlerini ziyâde surette ikrâm et.

Allâh Subhânehu ve Teâlâ Muhammed aleyhisselâm’a salât edilmesi hakkında şöyle buyurmuştur:

اِنَّ اللّٰهَ وَمَلٰٓئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّۜ يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْل۪يمًا [الاحزاب: ٣٣/٥٦ ]

“Şüphesiz Allâh ve melekleri Nebî’ye salât ederler. Ey müminler, siz de ona salât ve selâm edin.” [el-Ahzâb: 33/56]

Allâh Subhânehu ve Teâlâ’nın amel edilmesini isteği bu zikrin faziletleri ve kullara olan faydaları şöyledir:

Ebû Hureyre radîyallâhu anh’dan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «مَنْ صَلَّى عَلَيَّ وَاحِدَةً، صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ عَشْرًا.» [(حديثٌ صحيحٌ:) رواه مسلم (٤٠٨) وأبو داود (١٥٣٠)…]

“Herkim bana bir defa salât ederse, Allâh’u Teâlâ’da ona on salât eder.” [(SAHÎH HADÎS:) Müslim (408); Ebû Dâvûd (1530)…]

Abdullâh bin Mes’ud radîyallâhu anh’dan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «أَوْلَى النَّاسِ بِي يَوْمَ القِيَامَةِ أَكْثَرُهُمْ عَلَيَّ صَلاَةً.» [(حديثٌ حسنٌ:) رواه الترمذى (٤٨٤) وابن أبي شيبة (٣١٧٨٧)…]

“Kıyâmet günü insânların bana en yakın olacak olanı, bana en çok salât edenidir.” [(HASEN HADÎS:) Tirmizî (484); İbn Ebî Şeybe (31787)…]

İfâde edildiği üzere, her kim Allâh Azze ve Celle’nin Nebîsi Muhammed aleyhisselâm’a salât ederse, Allâh da kuluna salât eder yani onu affeder ve nimetlendirir. Kıyâmet günü Nebîsine yakın kılar.

5. ZİKR  

أَسْتَغْفِرُ اللَّهَ وَأَتُوبُ إِلَيْهِ

Estağfirullâhe Ve Etûbu İleyh

Bu zikir, Allâh Azze ve Celle’nin çok değerli kıldığı ve kulun günahlardan bağışlanma isteğini ifâde eden zikirlerden biridir. “Allâh’tan mağfiret dilerim ve O’na tevbe ederim” mânâsına gelmektedir. Açıklaması ise kısaca şeyledir: 

أَسْتَغْفِرُ اللَّهَ Allâh’ım beni bağışla. Günahlarımdan, ihlâs ve takvâmdaki eksiklikten ve azlıktan dolayı ötürü beni affet. Bana acı ve merhamet et. Günahları bağışlayan ve kullarını affedebilecek olan ancak sensin.

وَأَتُوبُ إِلَيْهِ Allâh’ım sana tevbe ediyouim. Tüm günahlarımdan, içinde bulunduğum gafletten, ibâdetlerimdeki eksikliklerden ötürü tevbe ediyorum. 

Allâh Azze ve Celle kullarından tevbe istiğfar etmeleri isteyerek şöyle buyurmuştur:  

وَاسْتَغْفِرْ لِذَنْبِكَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ بِالْعَشِيِّ وَالْاِبْكَارِ [المؤمن: ٤٠/٥٥]

“Günahın için mağfiret dile; akşam ve sabah Rabbini hamd ile tesbih et.” [el-Muminun: 40/55]

Böylesi muazzam mânâları içeren bu zikrin faziletleri ve kullara olan faydaları şöyledir:

اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ التَّوَّاب۪ينَ وَيُحِبُّ الْمُتَطَهِّر۪ينَ [البقرة: ٢/٢٢٢]

“Şüphesiz ki Allâh, çokça tevbe edenleri sever ve temizlenenleri de sever.” [el-Bakara: 2/222]

İbn Ömer radîyallâhu anh’dan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

عَنِ ابْنِ عُمَرَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «مَنْ اسْتَغْفَرَ اللَّهَ غَفَرَ لَهُ.» [(حديثٌ حسنٌ:) والترمذى (٣٤٧٠) والطبراني(٢٩٢١) …]

“Her kim istiğfar ederse Allâh onu bağışlar.” [(HASEN HADÎS:) Tirmizî (3470); Taberânî (Evsat: 2921)…]

İbn Abbâs radîyallâhu anh’dan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «مَنْ لَزِمَ الِاسْتِغْفَارَ، جَعَلَ اللَّهُ لَهُ مِنْ كُلِّ ضِيقٍ مَخْرَجًا، وَمِنْ كُلِّ هَمٍّ فَرَجًا، وَرَزَقَهُ مِنْ حَيْثُ لَا يَحْتَسِبُ.»[(حديثٌ صحيحٌ:) رواه وأبو داود (١٥١٨) وابن ماجه (٣٨١٩)…]

“Allâh’u Teâlâ, istiğfara devam eden kimsenin her sıkıntısı için bir çıkış yolu ve her keder için bir ferahlık sağlar. Onu hiç beklemediği bir yerden rızıklandırır.” [(HASEN HADÎS:) Ebû Dâvûd (1518); İbn Mâce (3819)…] 

Ebû Hureyre radîyallâhu anh’dan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «وَاللَّهِ إِنِّي لَأَسْتَغْفِرُ اللَّهَ وَأَتُوبُ إِلَيْهِ فِي اليَوْمِ أَكْثَرَ مِنْ سَبْعِينَ مَرَّةً.» [(حديثٌ صحيحٌ:) رواه البخارى (٦٣٠٧) والترمذى (٣٢٥٩)…]

“Vallâhi ben günde yetmiş defadan fazla Allâh’tan mağfiret diler ve O’na tevbe istiğfar ederim.” [(SAHÎH HADÎS:) Buhârî (6307); Tirmizî (3259)…]

El-Eğarr el-Atekî radîyallâhu anh’dan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

عَنِ الْأَغَرِّ الْمُزَنِيِّ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «إِنَّهُ لَيُغَانُ عَلَى قَلْبِي، وَإِنِّي لَأَسْتَغْفِرُ اللَّهَ، فِي الْيَوْمِ مِائَةَ مَرَّةٍ.» [(حديثٌ صحيحٌ:) رواه مسلم (٢٧٠٢) وأبو داود (١٥١٥)…]

“Şüphesiz benim kalbim perdelenir ve muhakkak ben bir günde yüz defa Allâh’tan mağfiret diliyorum.” [(SAHÎH HADÎS:) Müslim (2702); Tirmizî (1515)…]

İfâde edildiği üzere, her kim Allâh Azze ve Celle tarafından sevilen bu zikri, günde en az yetmiş ya da yüz defa zikrederse, -inşeAllâh- geçmiş günahları bağışlanır ve seyyie kirlerinden arınır; sıkıntıları giderilir, dünyâ ve âhiret ferahlığa çıkar. 

HÂTİME 

Hamd âlemlerin rabbi olan Allâh’a mahsustur. Salât ve selâm yaratılmışların en hayırlısı Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem’in, âlinin ve ashabının üzerine olsun.

 

Abdullâh Saîd el-Müderris.

1436 h. / 2015 m.

 

 İktibas Yapacakların Dikkatine!