«
  1. Ana sayfa
  2. Fıkıh Soruları
  3. El öpmek câiz midir?

El öpmek câiz midir?

Soru: El öpmek câiz midir?

Cevâb: Hamd ve hüküm, Allâh Subhânehu ve Teâlâ’ya mahsustur.

Allâh sana rahmet etsin kardeşim, bilmelisin ki! El öpmek câizdir. Bunun câiz olduğuna dâir Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’den ve onun sahâbelerinden birçok rivâyet vardır. Bu rivayetlerden bazıları şöyledir:

Vâzi b. Âmir radîyallâhu anh’dan rivâyet edildiğine göre, o, şöyle demiştir: “Biz (Abdulkays Heyeti olarak), Medine’ye vardığımız zaman hayvanlarımızdan acele inip Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem’in elini ve ayağını öpmeye başladık.” [Ebû Dâvud (5225); Taberânî (el-Evsat: 418)…]

Abdullâh b. Ömer radîyallâhu anhumâ’dan rivâyet edildiğine göre, o, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’in düşmana baskın yapmak üzere gönderdiği bir seriyye katılmış ve başından geçen olayları şöyle anlatmıştır: “Askerler tamamen bozguna uğradılar. Ben de bu bozguna uğrayanlar arasında idim. Bu kargaşalıktan kurtulup da bir kenara çıkınca: ‘Şimdi ne ya­pacağız? Biz harpten kaçtık Allâh’ın gazâbı ile geri döndük’ de­meye başladık ve: ‘Medine’ye girelim gündüzün orada kalalım, geceleyin bizi hiç bir kimse görmeden evlerimize gideriz’ dedik ve Medine’ye girdik. Fakat hemen ar­kasından da: ‘Eğer biz Rasûlullâh’a durumumuzu arzetseydik, eğer bize tevbe gereki­yor idiyse (tevbe eder ondan sonra tevbekâr olarak Medine’de) ka­lırdık. Eğer bundan başka bir şey yapmamız gerekiyor idiyse (gerekeni yapmaya) giderdik’ dedik. Bunun üzerine sabah namazından önce Rasûlullâh’ı beklemek için oturduk. Evinden çıkınca kendisine doğru ayağa kalktık ve: ‘Biz (savaş­tan) kaçanlarız’ dedik. O ise: ‘Hayır! Bilakis siz tekrar savaşa dönen kimselersiniz’ bu­yurdu. Biz de yaklaşıp elini öptük. Bunun üzerine: ‘Ben de Müslüman birliğinden bir kimseyim’ buyurdu.” [Ebû Dâvud (2647); Ahmed (5384)…]

Safvân b. Assâl radîyallâhu anh’dan rivâyet edildiğine göre, o, şöyle demiştir: “Bir Yahûdî arkadaşına dedi ki: ‘Bizi şu Nebîye götür’. Arkadaşı dedi ki: ‘Ona Nebî deme çünkü senin ona Nebî dediğini işitmiş olsa sevinir ve gözü dört açılır.’ Sonra Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’e gelerek, Musa’ya verilen dokuz ayeti sordular. Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem de onlara şöyle buyurdu: ‘Hiçbir şeyi Allâh’a ortak koşmayın, hırsızlık etmeyin, zina yapmayın, Allâh’ın öldürülmesini haram kıldığı cana kıymayın, suçsuz bir kimseyi öldürülmesi için idarecilerin yanına götürmeyin, sihirle uğraşmayın, faiz yemeyin, iffetli bir kadına zina iftirasında bulunmayın, savaş günü cepheden kaçmayın, yalnız siz Yahûdîlere mahsus olmak üzere Cumartesi günü yasağına tecavüz etmeyin.’ Bunun üzerine o Yahudiler: ‘Senin peygamber olduğuna şâhidlik ederiz’ dediler ve peygamberin elini ve ayağını öptüler. Bunun üzerine Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem: ‘O halde bana uymaktan sizi engelleyen nedir?’ buyurdu. Yahudiler: ‘Dâvut, zürriyetinden daima bir peygamber bulunması için duâ etmiştir. Şayet sana uyacak olursak Yahûdîlerin bizi öldürmelerinden korkarız’ dediler.” [Tirmizi (2733);Nesâî (4078)…]

İmâm İbn Battâl rahîmehullâh şöyle demiştir: “Ebû Lübâbe, Ka’b b. Mâlik ve Ka’b’ın diğer iki arkadaşı radîyallâhu anhum, Allâh’u Teâlâ onların tevbelerini kabul ettiği zaman Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem’in elini öpmüşlerdir.” [Şerhu Sahîhi Buhârî: 9/45]

Temîm b. Seleme rahîmehullâh’dan rivâyet edildiğine göre, Ebû Ubeyde radîyallâhu anh, Ömer radîyallâhu anh’ın elini öpmüştür. Temîm b. Seleme şöyle demiştir: “El öpmek sünnettir.” [İbn Ebî Şeybe, el-Edeb: 127 (4)]

Abdurrahmân b. Rezîn rahîmehullâh şöyle demiştir: “Biz Rebeze kasabasına uğradık. Bize dendi ki, Seleme b. Ekvâ buradadır. Ona gittik ve kendisine selâm verdik. O, iki elini çıkarıp: ‘Ben bunlarla Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem’e beyat ettim’ dedi. Elini çıkardı, eli çok büyüktü, deve eli gibiydi. Biz ona doğru ayağa kalktık ve elini öptük.” [Buhârî, Edebu’l-Müfred: 338 (973)]

İbn Hud’ân rahîmehullâh’dan rivâyet edildiğine göre, o şöyle demiştir: “Sâbit, Enes b. Mâlik radîyallâhu anh’a: ‘Elinle Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem dokundun mu?’ diye sordu. Enes: ‘Evet’ dedi. Bunun üzerine Sâbit, Enes b. Mâlik’in elini öptü.” [Buhârî, Edebu’l-Müfred: 338 (974)]

Abbâs radîyallâhu anh’ın azatlısı Suheyb şöyle demiştir: “Alî’yi gördüm, (amcası) Abbâs’ın elini ve ayaklarını öpüyordu.” [Buhârî, Edebu’l-Müfred: 339 (976)]

Ahmed b. Hanbel’in oğlu Abdullâh rahîmehumallâh şöyle söylemiştir: “Âlimlerden, fâkihlerden, muhaddislerden, Haşimoğullarından, Kureyş’ten ve Ensâr’dan birçok kimseyi babamı öperken gördüm; onlardan bazısı elini, bazısı başını öpüyor ve O’nun dışındaki fâkihlerden hiç kimseye yaptıklarını görmediğim bir şekilde O’na saygı gösteriyorlardı.”

Rivâyetlerde görüleceği üzere Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem sahâbelerine elini öptürmüştür. Sahâbler de Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’in elini öptükleri gibi kendileri de başkalarına ellerini öptürmüşlerdir.

İmâm Nevevî rahîmehullâh şöyle demiştir: “El öpmeye gelince; şayet bu, el sâhibinin zâhidliğinden ve sâlih bir kimse oluşundan veya ilmi, şerefi, kendisini haramlardan koruması ve buna benzer dîni vasıflarından ötürü ise bu mekruh değildir hatta müstehabtır. Şayet dünyâlığından, zenginliğinden, kuvvetinden, dünyâ ehli yanındaki makamından ve buna benzer vasıflarından dolayı ise bu şiddetli bir kerâhetle mekruhtur. el-Mütevellî rahîmehullâh bunun hakkında: ‘Câiz değildir’ demiştir.” [İbn Hacer, Fethu’l-Bârî: 11/57]

Anlaşılacağı üzere, âlimin, hocanın, anne ve babanın, âdil olmaları kaydıyla halife ve ulu’l-emir gibi yöneticilerin, zühd ve takva sâhibi kimselerin ellerini öpmek câizdir. Hatta dîndarlığından, ilim ve şerefinden dolayı öpmek müstahabtır. Bununla birlikte el öpmeyi adet edinmek hoş görülmemiştir. Çünkü bu, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem, sahâbe ve tabiin zamanında sürekli yapılan bir şey değildir. Onların sürekli yaptığı şey musafahadır.  

Mal ve makama sâhib olmak gibi dünyâlık bir mevki sebebiyle veya maddî bir menfaat elde etmek ya da teberrük yani bereketlenmek amacıyla el öpmek ise şiddetle mekruhtur yahut haramdır. Müstekbirlerin, zâlim sultânların ve elleri öpüldüğünde gurur ve kibre kapılacak olan kimselerin  ellerini öpmek de böyledir.

Başarı, el-Hamîd ve el-Hakîm olan Allâh’tandır. 

O, her şeyin en iyisini bilendir.

Abdullah Saîd el-Müderris.

1438h./2017m.