«
  1. Ana sayfa
  2. MAKALELER
  3. Edeple Bütünleşmek

Edeple Bütünleşmek

EDEPLE BÜTÜNLEŞMEK 

Ebû Abdulmelik

 

‘Rahman ve Rahim olan Allâh’ın adı ile…’

Edep, güzel terbiye, iyi alışkanlıklarla birlikte utanılacak hata ve ayıplardan korunmak demektir.

İnsan zekâsının kapısı olan edep, iman ehlinin eksilmez giysisi, en değerli süsü, mağlup olmaz silahıdır. Edep ve güzel ahlak, inanca kuvvet ve parlaklık kazandırıp kişiyi kötülüklerden korur. İnsan ilişkilerinin şekillenmesinde önemli bir özellik olan edep, kişinin kendini ve çevresindekilerini sevmesi herkese layık olduğu ölçüde değer vermesidir. Edep, kişinin kendisini abartılı gösterip insanları hor görmemesidir. Başkalarına da kul ve köle olmamasıdır…

İslam bilginlerinin bazıları edebi şöyle tanımlar:

İmam Hasan Basrî: “Edep, dinin gerçeklerini bilmedeki ince anlayış, dünyanın geçici ve aldatıcı zevklerine aldanmadan Allah’ı hatırlatan bilgiler edinmek için yapılan eğitimdir.”

İmam Kureyşî: “Edep bir insanda iyi ve güzel hayırların tamamının meydana geldiğinin görülmesidir.”

İmam İbnu’l Kayyım el-Cevzi: “Kişi kendisini ve sevdiklerini ateşten korumak istiyorsa edebi öğrensin ve öğretsin.”

İmam Sehl b. Abdullah: “Edep, ihlas ve kulluk ile azgın nefsi uslandırmaktır.”

İmam Gazali: “Ahlakın en mükemmeli, edebin en üstünü, Din’de edeptir. Dinde yücelmek, Allah’ın emirlerine itaat edip, peygamberinin edeplerini bilmek ve uymak ile mümkündür.”

Bu ve benzeri pek çok tanımdan da anlaşılacağı üzere edep, insanlar için iyilikler ve güzelliklerin kaynağı olan davranış biçimidir.

Edebin İlkeleri:

Ululuk, büyüklük, izzet ve şeref… parada, sözde ve yaşta değil ancak edep ve kemaldedir. Edebin temel ilkelerini kısaca şöyle sıralaya biliriz:

1. Her türlü şüphe ve tereddütten uzaklaşarak sağlam ve kesin bir inanca sahip olmak.

2. Rabbine, peygamberine, kitabına ve tüm manevi değerlerine karşı sorumluluklarını bilmek, öğrenmek, araştırmak, öğrenmeye istekli ve gayretli olmak, bilgisizlikten arınmak.

3. Temiz bir niyetle sahip olduğu inancın gereklerini yerine getirmek, söz ve davranışlarda doğruluktan ayrılmamak.

4. ibadetleri peygamber efendimizin yaptıkları gibi, huzur ve huşu ile yapmaya çaba göstermek.

5. Bilgi ile dost olmak, ahlaksız bilginin felaketlerini ve sonuçlarını kavramak.

6. Ne iş yaparsa yapsın edebin kişisel gelişimine olan katkılarını belli aralıklarla sorgulamak.

7. Nefsine, ailesine diğer insanlara ve Rabbine karşı edep kurallarını noksansız yerine getirmek.

Ebu Bekir radiyallahu anh’ın Edebi:

Efendimizin hastalığında İslam’ın birinci halifesi Ebu Bekir radiyallahu anh onu ziyarete gider, bir müddet sohbet ettikten sonra tekrar evine döner efendimize olan sevgisinden dolayı üzüntüsünden oda hasta olup yatağa düşer. Efendimiz onun hastalandığını duyunca iade-i ziyaret nedeniyle evine gittiğinde Ebu Bekir radiyallahu anh onun gelişini görünce bir anda yataktan kalkar ve: “Habibim hastalandı, ona olan üzüntümden dolayı ben yatağa düştüm, o iyileşince onu iyileşmiş görünce bende iyileştim şifa buldum” diyerek sevgi ve bağlılıkta edebin en güzel örneğini gösterir.

Ömer radiyallahu anh’ın Edebi:

Adaleti ve cesareti ile İslam düşmanlarının titreten, dize getiren Ömer radiyallahu anh bir gün: “Ey Ömer, Allah’tan kork” denildiğinde hayvanından çabucak inerek yüzünü toprağa sürer. Rengi kaçmış, sesi sönük bir halde “Ömer kim oluyor ki Allah’tan korkmasın” der. Onun bu davranışı, Rabbine olan inancı ve edebin örneğidir.

Her Müslüman, edep ile ilgili benzeri örneklerden etkilenerek elde edilen güzel ve olumlu davranışlar sergilemeli, eğilip bükülmeden, böbürlenmeden, şımarmadan, tevazu ve ağırbaşlılıkla yürümeyi önemli bir davranış biçimi olarak yaşaya bilmeli “edeple bütünleşmelidir…”

“Rahman’ın kulları tevazu ve vakar ile yürürler. Cahiller kendilerine laf atıp sataştıkları zaman, aldırmadan ‘selametle kalın’ deyip geçerler.” (Furkan: 25/65)

Vesselam…