«
  1. Ana sayfa
  2. Fıkıh Soruları
  3. Duâdan sonra elleri yüze sürmek bidât mıdır?

Duâdan sonra elleri yüze sürmek bidât mıdır?

Soru: Duâdan sonra elleri yüze sürmek bidât mıdır?

Cevâb: Hamd ve hüküm, Allâh Subhânehu ve Teâlâ’ya mahsustur. 

Allâh sana rahmet etsin kardeşim, bilmelisin ki!

Duâdan sonra elleri yüze sürmenin hükmü hakkında ümmetin âlimleri ihtilaf etmişlerdir. İhtilâfın sebebi, bu konu hakkında gelen hadîslerin bazılarınca zayıf olması, bazılarınca da hasen derecesine ulaşmış olmasıdır. Nitekim Ömer b. Hattâb radîyallâhu anh’tan rivâyet edildiğine göre, o şöyle demiştir:

عَنْ عُمَرَ بْنِ الخَطَّابِ، قَالَ: «كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِذَا رَفَعَ يَدَيْهِ فِي الدُّعَاءِ، لَمْ يَحُطَّهُمَا حَتَّى يَمْسَحَ بِهِمَا وَجْهَهُ» قَالَ مُحَمَّدُ بْنُ المُثَنَّى فِي حَدِيثِهِ: «لَمْ يَرُدَّهُمَا حَتَّى يَمْسَحَ بِهِمَا وَجْهَهُ.»

“Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem duâda ellerini kaldırdığı zaman onları yüzüne sürmedikçe indirmezdi.” Muhammed b. Müsenna kendi rivâyetinde şöyle demektedir: “Onları yüzüne sürmedikçe indirmezdi.”  

Hadîsi Tirmizî (3386), Hâkim (1967), Taberânî (el-Evsât: 7053), Bezzâr (129) ve başkaları rivâyet etmiştir.

İmâm İbn Hacer rahîmehullâh “Bulûğu’l-Merâm” da hadisi zikrettikten sonra şöyle demiştir: “Hadîsin Ebû Dâvud ve başkalarında İbn Abbâs radîyallâhu anhumâ’dan rivâyet edilmiş şâhitleri vardır. Bunların hepsine bakıldığında hadîsin hasen olduğu anlaşılır.” [Bulûğu’l-Merâm: 563.]

İmâm Hasan-ı Basrî, İmâm Gazâlî, İmâm İbn Hacer, İmâm Zerkeşi, İmâm Yahyâ b. Ebü’l-Hayr ve daha birçok ilim ehli -rahîmehumullâh- duâdan sonra elleri yüze sürmenin müstehâb olduğunu söylemişlerdir.

Ümmetin âlimlerinden bazıları da duâdan sonra elleri yüze sürmenin meşru olmadığını zîrâ bu noktada hüccet olabilecek bir delilin bulunmadığını söylemişlerdir. Nitekim onlardan Şeyhu’l-İslâm İbn Teymiyye rahîmehullâh bu noktada gelen hadîslerin zayıf olduklarını ve hüccet olamayacakları için üzerlerine hüküm binâ edilemeyeceğini söylemiştir. [Mecmûu’l-Fetâvâ: 22/519]

Sultânu’l-Ulemâ İzzeddîn b. Abdusselâm rahîmehullâh ise, duâdan sonra ancak câhillerin elleriyle yüzlerini mesh edeceğini söylemiştir. [Kitâbü’l-Fetâvâ: 47]

Sonuç olarak duâdan sonra elleri yüze sürmenin hükmü, bu noktadaki hadîslere “hasen” hükmü verenlere göre, müstehabtır. Zayıf hükmü verenlere göre ise meşru değildir. Çünkü bu konu umûmu’l-belvâ olan yani yaygınlığı sebebiyle bilinmemesi mümkün olmayan meselelerdendir ve zayıf hadîsle sâbit olmaz.

Ancak Müslümanların bu noktada birbirlerini kınamaları, aşırı gitmekle yahut bid’ât işlemekle suçlamaları câiz değildir. Bu mesele kendisinde genişlik olan meselelerdendir. Allâh’ın genişlettiğini hiçbir kimsenin daraltmaya hakkı yoktur.  

 

Başarı, el-Hamîd ve el-Hakîm olan Allâh’tandır. 

O, her şeyin en iyisini bilendir.

Abdullah Saîd el-Müderris.

1442h./2020m.