«
  1. Ana sayfa
  2. FIKIH
  3. Dört Mezhebe Göre Gusül

Dört Mezhebe Göre Gusül

Mukaddime:

Rahmân ve Rahîm olan Allâh’ın ismiyle… Hamd, -âlemlerin Rabbi olan- Allâh’a mahsustur. O’na hamd eder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüğünden O’na sığınırız. O’nun hidâyete erdirdiğini hiç kimse saptıramaz, saptırdığını ise hiç kimse hidâyete erdiremez. Şehâdet ederim ki, Allâh’tan başka ibâdete lâyık hiçbir ilâh yoktur. Ve yine şehâdet ederim ki, Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem O’nun kulu ve Rasûlüdür… Bundan sonra:

Allâh Subhânehu ve Teâlâ’nın îmândan sonra soracağı en büyük ve değerli ibâdet namazdır. Namazın kabul olması ise kendisinin şartı olan cenabetten temiz olmaya yani gusle bağlıdır. Öyleyse mükellefler için gusül fıkhına dair lazım olan şeylerin öğrenilmesi farz-ı ayn’dır.

Farzı ayn olan bu vazifenin yerine sahih olarak getirilebilmesi için selef ve halef uleması birçok eserler kaleme almışlar ve nesiller boyu muallimler de bunu talebelerine uzun uzadığı anlatmışlardır.

Yaşayan fıkhı mezhebler içinde dört mezheb olarak meşhur olan Hanefi, Maliki, Şafii ve Hanbeli mezheblerinin fakihleri de gusül fıkhına dair görüşlerini ortaya koymuşlar ve bu görüşlerin delillerini göstermişler; bunları talebelerine talim edegelmişlerdir…

Bize düşen vazife ise bu fıkhı mirasa sâhib çıkarak bu mirastan yararlanmak ve yararlandırmaktır. Buna binaen ecizâne olarak benim bu risaledeki hedefim gusül fıkhına dair uzun uzadıya tafsilata girmeden genel olarak mezheblerin görüşlerini kolay ve anlaşılır bir üslup ile açıklamak, mübtediler için zorluğu gidermektir.  Yardım ve başarı Allâh Subhânehu ve Teâlâ’dandır.

1. Guslün Tarifi:

Gusül kelimesi lügatte “yıkama işinin yapılması” anlamına gelir. İslami ıstılahta ise “tüm vücudu tahur suyla şartlarına uygun bir şekilde yıkamak” demektir.

Gusül yapmaya “İgtisal”, gusül yapılan yere “Mugtesel”, gusül su­yuna “Gasl”, sabun gibi yıkamada kullanılan maddeye “Gısl” denir.

 

2. Guslün Hükmü ve Guslü Gerektiren Haller:

Guslü gerektiren hallere “Hadesi Ekber” denir. Gusletmenin hükmü farz ve sünnet olmak üzere iki kısma ayrılır.

Birinci Kısım: Farz Olan Gusül

Farz olan guslü gerekli kılan haller mezheblere göre, birleşme, meninin çıkması, hayız ve nifas, Müslüman olmak ve ölüm hali olarak beş tanedir.

1. İnzal Olmasa da Her İki Tarafın Sünnet Yerlerinin Birleşmesi (İltikau’l Hitaneyn): Zekerin (cinsi organın) haşefesi (ucu) ön veya arka yoldan erkek ya da kadının, isteyerek veya istemeyerek, uykuda veya uyanık iken ilişkiye güç yetirebilenin, fercine girmesi yoluyla meydana gelen cünüplük hâlidir.

Hanefi Mezhebine göre, baliğ bir erkeğin zekerinin sünnet kısmı baliğ bir kadının fercine veya dübürüne sıcaklığını önleyecek bir engel olmaksızın girmesiyle meni gelsin veya gelmesin gusül farz olur. Baliğ olmayana gusül farz değildir. Baliğ erkeğin sünnet kısmı gi­recek şekilde hünsayla önden birleşme yapması halinde meni gelmediği sürece her iki tarafın da gusül yapması gerekmez. Dübürden birleşme halinde baliğ kimsenin gusletmesi gerekir. Ölü ve hayvan ile ilişkiye girenin meni gelmediği sürece gusletmesi gerekmez. [Hünsa, erkek veya kadın olduğu belli olmayan kimseye veya kendisinde hem erkeklik, hem de dişilik organları bulunan kimseye denir.]

Maliki Mezhebine göre, erkeğin zekerinin haşefesi lezzete mani bir hal olmaksızın kadının fercine veya dübürüne girmesiyle gusül farz olur. Hunsa ile ön veya arkadan birleşme guslü gerektirir. Baliğ olup da güçleri yettiği takdirde birleşen iki tarafa da gusül gerekir. Buluğ şart olup, baliğ olmayan bir kimsenin ilişki sonrası gusletmesi farz değildir. İlişkinin insan veya hayvan, ölü ya da diri ile olması arasında fark yoktur.

Şafii Mezhebine göre, baliğ olsun veya olmasın erkeğin zekerinin haşefesi baliğ veya değil kadının fercine veya dübürüne sıcaklığı önleyecek bir engel olsun veya olmasın, gücü yetsin veya yetmesin girmesiyle meni gelsin veya gelmesin gusül farz olur. İlişkinin insan veya hayvan, ölü ya da diri veya hunsa ile olması arasında fark yoktur. Hunsa ile önden birleşmede veya hünsanın başkasıyla birleşmesinde meni gelmediği sürece gusül gerekmez.

Hanbelî Mezhebine göre, erkeğin zekerinin birleşmeye gücü yeten birinin ferc veya dübürüne lezzete mani bir hal olmaksızın girmesiyle her iki tarafa da gusletmek farz olur. Buluğ şart olmayıp, erkeğin on, kadının dokuz yaşında olması yeterlidir. Ölü veya hayvan ile ilişkiye girenin gusletmesi gerekir. Hünsa ile arka yoldan birleşildiğinde her ikisine de gusül farz olur. Hünsanın birleşme organının, başkasının ön veya arkasına girmesi veya başkasının onunla önden birleşmesi halinde, meni gelmediği sürece her ikisine de gusül gerekmez.

Zahiri Mezhebine göre, sünnet ye­rinin girmesiyle meni gelsin veya gelmesin gusül farz olur. Ancak mezheb içinde meni gelmediği sürece gusül farz olmaz diyenlerde vardır.

2. Meninin Çıkması: Meninin cinsel ilişki, bakma, düşünme, istimna gibi sebeplerle zevkle çıkması halinde gusül gerekir. Cinsel ilişkinin hemcins, canlı, ölü ve hayvan ile olmasında fark yoktur. Meninin çıkması halinde hepsi guslü gerektirir.

Hanefi Mezhebine göre, meninin yerinden şehvetle ayrılıp, şehvetle veya şehvetsiz olarak çıkmasıyla gusül farz olur. Ebu Yusuf’a göre şehvetsiz olarak çıkmasıyla gusül farz olmaz. Boşalmanın ardından bekledikten ve bevlettikten sonra alınan guslün akabinde gelen meni ittifakla guslü gerektirmez. İnzalden sonra bevledilmeden ve bir miktar beklemeden alınan guslün ardından meni gelirse, Ebu Hanife ve Muhammed bin Hasan’a göre gusül gerekir. Hastalık, vurma, çarpma gibi nedenlerle zevk vermeyecek şekilde meni çıkmasıyla gusül gerekmez. İhtilam olup da eserini görenin gusletmesi gerekir. Eserin meni olup olmadığında şüphe edenin de gusletmesi farzdır.

Maliki Mezhebine göre, cinsel ilişki dışında bakma, düşünme ve istimna gibi sebeplerle normal zevk git­tikten sonra boşalma halinde, önceden gusledilse dahi tekrar gusletmek farz olur. Meninin çıkışı ilişkiden kaynaklanıyorsa önceden gusül edildiyse yeniden gusül gerekmez. Mezheb içinde gusül gerekir diyenlerde vardır. Hastalık, vurma, çarpma gibi nedenler sonu­cunda zevk vermeyecek şekilde meni çıkmasıyla gusül gerekmez. İhtilam olup da eserini görenin gusletmesi gerekir. Eserin meni olup olmadığında şüphe edenin de gusletmesi farzdır.

Şafii Mezhebine göre, her ne şekilde olursa olsun meninin çıkması, guslü gerektirir. İhtilam olup da eserini görenin gusletmesi gerekir. Eserin meni olup olmadığında şüphe edenin de gusletmesi farz değildir. Zannı galibine göre hareket eder.

Hanbelî Mezhebine göre, meninin yerinden zevkle ayrılması, dışarıya çıkmasa dahi guslü gerekli kılar. Meni gelmeyen ilişkiden sonra, meni zevk ile gelecek olursa gusül gerekir. Zevksiz gelecek olursa gerekmez. Hastalık, vurma, çarpma gibi nedenler sonu­cunda zevk vermeyecek şekilde meni çıkmasıyla gusül gerekmez. İhtilam olup da eserini görenin gusletmesi gerekir. Eserin meni olup olmadığında şüphe eden zannı galibine göre hareket eder.

3. Hayız (Âdet) ve Nifas (Lohusa): Hayız ve nifas hallerinden çıktıktan sonra ittifakla gusletmek farzdır.

4. Müslüman Olmak: Hanefi, Maliki ve Şafii Mezheblerine göre, cünüp olan kâfirin gusletmesi farzdır. Cünüp değilse mendubtur. Hanbelî Mezhebine göre, Müslüman olan kâfirin her halükarda gusletmesi farzdır.

5. Şehid Olmayan Müslüman’ın Ölümü: Cünüp olmasa da ölen Müslüman ölünün gusledilmesi farz-ı kifayedir.

İkinci Kısım:  Sünnet Olan Gusül

Sünnet olan gusüller mezheblere göre, onikidir.

1. Cuma namazı için,

2. Bayram namazları için,

3. Küsuf (güneş tutulması) ve husuf (ay tutulması) namazları, İstiska (yağmur) namazları için,

4. Hac veya umre için ihrama girmek, vakfeye dur­mak, Mekke’ye girmek, Müzdelife’de gecelemek, ziyaret ve veda tavafı için,

5. Ölüyü yıkamak dolayısıyla,

6. İstihazelinin (özür kanı akan kadının) her namaz için gusletmesi,

7. Delilikten, baygınlıktan veya sarhoşluktan ayıldığında gusletmek,

8. Korkudan veya kederden dolayı Allah’a sığınmak için,

9. Aşırı karanlık, şiddetli rüzgârdan dolayı dehşete kapılmak hâlinde guslet­mek,

10. Bir günahtan dolayı tevbe eden kimsenin,

11. Seferden dönen kimsenin,

12. Kendisine necaset isabet edip de yerini bilemeyen bir kimsenin gusletmesi sünnettir.

 

3. Guslün Sahih Olmasının Şartları:

Guslün sahih olma şartları, abdest için ge­çerli olan şartlarla aynıdır. Ayrıldığı noktalar ise şöyledir:

Maliki, Şafii ve Hanbelî Mezheblerine göre, Ehlikitab yani Yahudi veya Hıristiyan bir kadınla evli bir Müslüman’ın bu kadın gusletmezden önce onunla birleşmesi helal değildir. Hanefi Mezhebine göre, kadın Müslüman olsun veya olmasın âdeti en uzun sürede kesilince birleşme helaldir. Bu süreden önce kesilir veya kesildikten sonra bir namaz vakti geçerse gusletmeden birleşme helal olmaz.

Şafii Mezhebine göre, abdestin sahih olma şartlarından mümeyyiz olma şartı, gusül için geçerli değildir. Ayrıca böyle bir kadınla birleşmek helaldir.

Hanbelî Mezhebine göre, abdest için gerekli olan istincanın gusülden önce olması şartı aranmaz.

 

4. Guslün Rükünleri/Farzları:

Guslün farzları mezheblere göre, niyet, besmele,  bütün vücudu yıkamak, muvalat ve delk olmak üzere beş tanedir.

1. Niyet: Maliki, Şafii, Hanbelî ve Zahiri Mezheblerine göre, gusül abdesti için niyet etmek farzdır. Ebu Sevr de bu görüştedir. Niyet, ilk organ yıkanırken yapılır.

Hanefi Mezhebine göre, gusül abdesti için niyet etmek sünnettir.

2. Besmele: Hanbelî Mez­hebine göre, gusül abdesti alırken hatırlayanın besmele çekmesi farzdır.  Unutma halinde farz olmaz.

Hanefi, Maliki ve Şafii Mezheblerine göre,  gusül abdesti alırken besmele çekmek sünnettir.

3. Bütün Vücudu Yıkamak: Gusül abdesti alırken vücuda suyun ulaştırılması mümkün olan yerlerine suyu ulaştırarak kuru yer kalmayacak bir şekilde yıkamak ittifakla farzdır.  İhtilaflı konular ise şöyledir:

a) Saçlar: Saçlar seyrek olduğunda: İttifakla altına suyu ulaştırarak yıkamak farzdır.

Saçlar sık olduğunda: Maliki Mezhebine göre, suyu cilde ulaştıracak şekilde yıkamak gerekir. Hanefi, Şafii ve Hanbelî Mezheblerine göre, suyun saçların içine ulaşacak şekilde yıkanması gerekir. Cilde ulaştırmak şart değildir.

Saçlar örgülü olduğunda: Suyu saçların içine ve deriye ulaştırmak mümkün olduğunda örgülü saçı çözmek ittifakla geremez. Suyu saçların içine ve deriye ulaştırmak mümkün olmadığında saçları çözmek farzdır.

Hanefi Mezhebine göre, örgülü saçların çözülmesi gerekmez. Suyu deriye ulaştırmak yeterlidir. Maliki Mezhebine göre, suyu deriye ulaştırmak mümkün olmadığında örgülü saçı çözmek farzdır. Şafii Mezhebine göre, suyu saçların içine ulaştırmak mümkün olmadığında örgülü saçı çözmek farzdır. Hanbelî Mezhebine göre, erkekler örgülü saçlarını çözerler. Kadınlar ise adet ve lohusalığın kesilmesi dolayısıyla yapacakları gusülde örgülerini çözerler.

Aşağıya sarkmış saçın yıkanması Şafii Mezhebine göre farzdır. Hanefi ve Maliki Mezheblerine göre, farz değildir. Hanbelî Mezhebine göre, iki görüş olsa da racih olanı aşağıya sarkmış saçın yıkanması farzdır.

Saça konan katı maddelerin temizlenmesi suyun saç diplerine yani deriye ulaştırılması farzdır.

b) Mazmaza ve İstinşak: Mazmaza (ağız içini), istinşak (burun içini) yıkamak, Hanefi ve Hanbelî Mezheblerine göre farzdır.

4. Muvalat (Ara Vermemek): Maliki Mezhebine göre, yıkanan bir organ kurumadan ötekini de hemen yıkamak güç yetince ve hatırda olunca farzdır.

5. Delk (Ovma): Maliki Mezhebine göre, hatırlayanın ve gücü yetenin vücudunu ovması farzdır.  Ovma elin içiyle veya dışıyla veyahut bir bez ile de yapılabilir.

Mezheblere Göre Guslün Farzları: Hanefî Mezhebine göre, guslün farzı üçtür: Ağız ve burun içini ve de tüm vücudu yıkamaktır.

Maliki Mezhebine göre, guslün farzı beştir: Niyet, tüm vücudu yıkamak, delk, muvalat, saçların, el ve ayak parmaklarının hilâllenmesidir.

Şafii Mezhebine göre, guslün farzı ikidir:  Niyet ve tüm vücudu yıkamaktır.

Hanbelî Mezhebine göre, guslün farzı beştir: Niyet, besmele, tüm vücudu yıkamak, mazmaza ve istinşaktır.

 

5. Guslün Sünnetleri:

Guslün sünnetlerini mezheblere göre, onbirdir.

1. Niyet Etmek: Hanefi Mezhebine göre, gusül için niyet etmek sünnettir. Maliki ve Şafii ve Hanbelî Mezheblerine göre, farzdır.

2. Besmele Çekmek: Hanefi, Maliki ve Şafii Mezheblerine göre, gusle besmele ile başlamak sünnettir. Hanbelî Mezhebine göre, farzdır.

3. Vücuttaki Necaseti Gidermek: Gusle başlamadan önce eğer varsa vücuttaki necaseti gidermek.

4. Gusülden Önce Abdest Almak: Gusle başlamadan önce namaz abdesti gibi abdest almak.

5. Başı Yıkamak: Vücudu yıkamazdan önce başı üç defa yıkamak.

6. Mazmaza ve İstinşak: Maliki ve Şafii Mezheblerine göre, mazmaza ve istinşak sünnettir. Hanefi ve Hanbelî Mezheblerine göre, farzdır.

7. Sağdan Başlamak: Yıkamaya önce sağ yan ve organlardan başlamak.

8. Yıkamayı Üçlemek: Yıkanan organları üç defa yıkamak.

9. Delk: Hanefi, Şafii ve Hanbelî Mezheblerine göre, delk sünnettir. Maliki Mezhebine göre, hatırlayan ve gücü yeten kimse için delk farzdır.

10. Muvalat: Hanefi, Şafii ve Hanbelî Mezheblerine göre muvalat sünnettir. Maliki Mezhebine göre, hatırlayan ve gücü yeten kimse için muvalat farzdır. 

11. Tertib:  Vücudu yukarıdan aşağıya, sağdan sola doğru yıkamak sünnettir.

 

6. Guslün Adabları:

Abdestte adab sayılan şeyler, gusülde de adabtır.

 

7. Guslün Mekruhları:

Abdestteki mekruh olan haller, gusülde de mekruhtur.

 

8. Guslün Keyfiyeti:

Gusül adablarına uygun olarak şöyle alınır:

1. Gusletmeye niyet edilir,

2. Besmele çekilir,

3. Eller bileklere kadar üç defa yıkanır,

4. Vücuttaki pislikler temizlenir,

5. Sağ elle mazmaza yapılır,

6. Sağ elle su alınarak sol elle dışarıya çıkarılarak istinşak yapılır,

7. Namaz abdesti gibi abdest alınır,

8. Abdest aldıktan sonra önce başa, sonra sağ ve sol omuzlara üçer defa su dökülür ve bütün vücut kuru yer kalmayacak şekilde yıkanır.

 

9. Gusülde Harcanacak Su Miktarı:

Hanefi ve Maliki Mezheblerine göre, insanların durumları ve ihtiyaçları farklı olduğu için gusül ve abdestte kullanılacak suyun miktarının tayini söz konusu değildir. Suyu harcamada esas olan israf etmeden yeteri kadar kullanmaktır.

Şafii ve Hanbelî Mezheblerine göre, abdest ve gusülde kullanılacak suyun asgari miktarı için bir sınır yoktur. Abdestte kullanılan suyun bir müdd olması gerekir. Gusülde ise bir sa’ olması gerekir.

 

10. Cünüp Kimseye Haram Olan Şeyler:

Abdestsiz olan kimseye mubah olmayan şeyler cünüplere de mubah ol­maz. Bunlar mezheblere göre, namaz kılmak, tavaf etmek, mushafa dokunmak, Kur’an okumak, camii veya mescide girmek şeklinde beş tanedir.

1. Namaz Kılmak: Cünüp kimsenin namaz kılması ve tilavet secdesi yapması icma ile haramdır.

2. Tavaf Etmek: Cünüp kimsenin farz veya nafile olsun Kâbe’yi tavaf etmesi haramdır.

3. Mushafa Dokunmak: Hanefi, Maliki, Şafii ve Hanbelî Mezheblerine ve mushafa abdestsiz dokunulmayacağını söyleyenlere göre, cünüp kimsenin mushafa dokunması haramdır.

Zahiri Mezhebi ve abdestsiz kimsenin mushafa dokunabileceğini söyleyenlere göre, cünüp kimsenin de mushafa dokunması caizdir.

4. Kur’an Okumak: Hanefi, Maliki, Şafii ve Hanbelî Mezheblerine göre, cünüp olan bir kimse Kur’an okuyamaz.

Hanefi ve Şafii Mezheblerine göre, Kur’an okumak kastıyla bir harfinin dahi okunması haramdır. Dua, sena, istiaze, zikir, bir işin başlangıcı olmak ve öğretmek maksadıyla okunduğunda haram değildir. Misal olarak, Besmele, Elhamdulillah, Fatiha Suresi, Ayete’l-Kursi ve İhlâs Suresini zikir maksadıyla okumak haram değildir.  Hanefi Mezhebine göre, bir ayetin belirli bir kısmını okumak da caizdir.

Maliki Mezhebine göre, düşmandan korunmak, şer’i hüküm istidlali ve tedavi gibi maksatlarla Kur’an okumak caizdir. Misal olarak, Ayete’l-Kursi, İhlâs, Felak ve Nas Surelerini bu kasıtlarla okumak haram değildir.

Hanbelî Mezhebine göre, bir ayetin belirli bir kısmı tekrarlansa dahi okumak caizdir.

Zahiri Mezhebine göre, cünüp olan bir kimsenin Kur’an okuması caizdir.

5. Camii veya Mescide Girmek: Hanefi Mezhebine göre, camii veya mescidin içine girmek veya geçmek veyahut üstüne çıkmak caiz değildir. Suyun sadece orada olması, düşman korkusu, malın telef olması gibi zaruret hallerinde teyemmüm edilerek girilir.

Şafii ve Hanbelî Mezheblerine göre, cünüp, adetli ve lohusa için, bekle­meksizin ve kirletmeksizin camii ve mescidden geçiş caizdir. Mescid içinde cünüp olanın zaruret dolayısıyla orada bek­lemesi caizdir.

Maliki Mezhebine göre, suyun sadece orada bulunması ve korkulan bir durumdan kurtulmak halleri dışında mescide girmek, orada beklemek ve içinden geçmek haramdır.

Zahiri Mezhebine göre, cünüpler camii ve mescidlere girebilirler.

 

Hâtime:

Namazın anahtarı olan guslün fıkhına dair mezhebler tarafından söylenmiş olan sözler elbette yukarıda naklettiklerimden ibâret değildir. Bunların tafsilatı her mezhebin kendi fıkıh kitâblarında yer almaktadır. Bununla birlikte abdeste dair yukarıda naklolan bilgileri zabteden bir kimse, gusül gibi her daim meşgul olduğumuz bir ibadette hiçte azımsanmayacak bir seviyeyi elde etmiş olur.

Hamd âlemlerin rabbi olan Allâh’a mahsustur. Salât ve selâm yaratılmışların en hayırlısı Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem’in, âlinin ve ashabının üzerine olsun.

1433 h. / 2012 m.

Abdullâh Saîd el-Müderris.

Bir Cevap Yaz

Bir Cevap Yaz

E-Posta adresiniz paylaşılmayacaktır. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlenmiştir *