«
  1. Ana sayfa
  2. AKAİD
  3. Dinler Arası Diyalog

Dinler Arası Diyalog

makaleDİNLER ARASI DİYALOG

Muhammed Şahan

 

Tüm mülkün sahibi ve kâinattaki tek hükümdâr olan Allâh’ın ismiyle…

Günümüzde İslâm’ı ortadan kaldırmak için birçok politika uygulanmaktadır. Bu politikalar öylesine aldatıcıdır ki, insanlar günden güne İslâm’dan ve imandan uzaklaştırıldıklarını fark etmezler. Öyle ya, İslâm kişinin yüzüne karşı direkt olarak kötülense ya da direkt olarak “İslâm ortadan kalkacak” denilse beyinleri yıkanmış insanlar bile kabullenmeyecektir ve tâğûti sistemlerin aleyhine olan ayaklanmalar baş gösterecektir. Bu nedenle geçmişten günümüze İslâm böyle politikalarla kalplerden uzgaklaştırılmış ve insanlık uyanıp farkına bile varamamıştır. Uzun zaman önce ortaya atılan “Dinler Arası Diyalog” fikri de bu politikalardan biridir.

Dinler arası diyalog anlayışı dünya literatürüne ilk olarak 1962’de girdi. Papa 23.Jean, Vatikan konsilini toplayarak “Dinle Arası Diyalog” kararı aldı ve bu işi yürütmek için bir bakanlık kurdu.

Her modernizm hastalığına sahip insan için, dinler arası diyalog kararı sözde İslâmi gericilikten(!) kurtuluşun anahtarıydı. Zaten baştaki kişilerin, ortak zevk ve fikirlere sahip günümüz insanına dayatmak istediği düşünce de buydu. Bu sayede kimse soru sormayacak ve herkes bu fikri istekle kabullenecekti.

Dinler arası diyalog kararıyla hedeflendiği söylenen(!) iki şey vardı. Bunlardan ilki, örneğin bir Hıristiyan İslâmı, bir müslümanın anlattığı gibi kabul edecek ve dinler arasındaki çatışma ortadan kalkacak. İkincisi ise, tüm inananlar ateist ve dinsizlere karşı ortak hareket edecek. Ama herkesin çıkarları için savaştığı ve İslâmi düşüncelerin asimile edilmek istendiği bu zamanda, pek tabi dinler arası diyalog fikri hiçte masum değil.

Yani, “çatışma ve anlaşmazlıklar ortadan kalkacak” sloganıyla sözde bir masumiyete bürünen bu düşünce, İslâmın baş düşmanlarından biri. Zirâ dikkatli bakıldığında, dinler arası diyalogcu siyasetçi ve din adamlarının eylemleri ve sözleri çelişkilerle doludur. Koyu Katolik olan George Bush, dinler arası diyalog fikrini ortaya atan Papa’yı ruhâni lider olarak görmesine rağmen, Irak ve Afganistan’a saldırılar düzenlemiş ve yine İslâmi kisveye sahip topluluklara olan düşmanlığını göstermekten geri kalmamıştır. Ayrıca bu fikrin mîmarı olan Papa  XVI.Benedict, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi vesellem hakkında şöyle demiştir:(Hâşâ ve kellâ) “Muhammed nasıl bir yenilik getirdi ki? O’nda bulunacak olan şey, tıpkı temsil ettiği dini kılıçla yayması gibi kötü ve insanlık dışı şeylerdir.” Yine aynı Papa, Allâh Subhânehu ve Teâlâ’ya ve Rasûlüne karşı işlenmiş büyük bir küfür olan karikatür krizinde bile tepkisiz kalıp, susmuştur. Bu bahsettiğim olaylar, bu kimselerin kendi eylemleriyle dâhi çeliştiklerini göstermektedir. Ama bizler için önemli olan nokta, bu fikre dair İslâm’ın hükmü nedir?

Bizler de biliyoruz ki, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi vesellem’in döneminde Ehl-i Kitâb, cizye ödemeleri şartıyla Müslümanlarla bir arada ikâmet edebiliyorlardı. Ancak onlar ibâdetlerini yalnızca evlerinde yapabiliyorlardı ve başkalarını dinlerine çağırmaları da yasaktı. Şerîatın onlar için koyduğu kurallara uymak zorundaydılar. Ama günümüzde Müslümanların azınlıkta olduğu ve yaşadığımız çevreyi şirkin, haramın, küfrün kapladığı bilinmektedir. Müslümanlar kendilerini bu pisliklerden korumak zorundadır. Zirâ Ehli Sünnet âlimlerinin icmâsına göre: “Şirke rızâ göstermek şirk, harama rızâ göstermek haramdır.” Ayette de: “Eğer onlara(müşriklere) itaat ederseniz, siz de onlar gibi(müşrik) olursunuz” (En’am: 6/121) buyrulmaktadır.

Dinler arası diyalog fikri de onların şirk ve küfürlerine rızâ gösterip, itaat etmektir. Yani her ne kadar İslam Dini’nde haram da olsa, içki içilebilir, zîna edilebilir, fâiz alınabilir… Ve daha nice kendi dinlerinde uyguladıkları olan şeyleri insanlığa aşılayıp, rahatça işlenmesine göz yummaktır, dinler arası diyalog fikrinin amacı. Bir diğer amaçları da dünyayı ve Müslümanları Katolikleştirmektir.

Bu fikrin sahipleri İslâmı ve Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem’i tanımamakta ve anlattığım gibi İslâmi düşünceleri asimile edip, yalnız kendi dinlerini yaymak istemektedirler. Bu nedenle müslümanın bu konuya bakışı ve fikri bellidir.

Allâh Azze ve Celle, kâfirlerin tüm İslâm’a zıt olan tüm fikir ve eylemlerinden Müslümanları muhafaza etsin. Kendi hile ve planlarını başlarına geçirsin. Allâhumme Âmîn.

Hamd âlemlerin Rabbi olan Allâh’a mahsustur.