«
  1. Ana sayfa
  2. Akaid Soruları
  3. Büyük şirkte cehâlet mazeret midir?

Büyük şirkte cehâlet mazeret midir?

Soru: Büyük şirkte cehâlet mazeret midir?

Cevâb: Hamd ve hüküm, Allâh Subhânehu ve Teâlâ’ya mahsustur.

Rabbim sana merhamet etsin kardeşim! Günümüz itibariyle cehâlet noktasındaki tartışmalardan bahsetmiş ve büyük şirkte cehaletin mazeret olup olmadığını sormuşsun…

Öncelikle bilmelisin ki! Rabbimiz Allâh Azze ve Celle bizleri kendisine ibâdet etmemiz için yaratmış ve bizlere misak, fıtrat, risâlet ve akıl hüccetlerini vermiştir. Yani şirk ehli için bahaneleri yok etmiştir. Bu sebeble Ehl-i Sünnet arasında büyük şirkte cehâletin mazeret olup olmadığı noktasında bir ihtilaf yoktur. Her kim ibâdet çeşitlerden herhangi birini Allâh’tan başkasına yapmak gibi büyük bir şirk işlemişse, onun ismi müşriktir. Tevbe edip dîne tekrar dönmediği sürece bu böyledir. Bu hal üzere ölürse cehennem ehlindendir. Rabbimiz Allâh Azze ve Celle şöyle buyurmaktadır:

“Allâh, kendisine şirk koşulmasını asla bağışlamaz. Bundan (şirkten) daha hafif günâhları ise, dilediği kimseler için bağışlar.” [en-Nisâ: 4/48]

“Her kim Allâh’a şirk koşarsa, muhakkak ki Allâh ona cenneti haram kılar. Varacağı yer cehennem ateşidir. Zâlimler için yardımcı yoktur.” [el-Mâide: 5/72]

Allâh Azze ve Celle âyet-i kerîmelerinde kendisine şirk koşulmasını asla bağışlamayacağını ve şirk ehline cenneti haram kıldığını bildirmiş ve câhil olanla âlim olanın arasını ise ayırmamıştır. Genel hitâb ile “her kim” buyurmuştur. Eğer birilerinin iddia ettikleri gibi büyük şirkte cehâlet mazeret olsaydı, câhil ile âlimin arası şer’î nasslarda ayrılır ve câhil bir müşrik için cehennem azâbının ebedî olması ve cennetin haram kılınması zülüm olurdu. Oysaki Rabbimiz kullarına asla zulmetmeyendir.

Anlayacağın üzere kardeşim, Rabbimiz Allâh Azze ve Celle câhil de olsa müşrik olarak ölen bir kimsenin işlediği şirki asla bağışlamıyor ve kendisine cenneti haram, cehennemi ise ebedî kılıyor. Bu da demektir ki, Allâh’u Teâlâ katında büyük şirk hususunda cehâlet mazeret değildir. İmâm Karâfî rahîmehullâh bu gerçeği şöyle diyerek ifâde etmiştir: “İcmâ ile sâbit olduğuna göre: Allâh’u Teâlâ, usulu’d-dîn’deki (dîni asıllarındaki) cehâleti mazeret olarak saymamıştır.” [Karâfî, Şerhu Tenkihi’l-Fusul: 439.]

 

Başarı, el-Hamîd ve el-Hakîm olan Allâh’tandır.

Abdullâh Saîd el-Müderris. 

1436./2015m.