«
  1. Ana sayfa
  2. MAKALELER
  3. Bu Gün Peygamberimiz Olsaydı Ne Derdi?

Bu Gün Peygamberimiz Olsaydı Ne Derdi?

PEYGAMBERİMİZ takip edilmesi zorunlu olan EN GÜZEL ÖRNEK.
Soru: Nerede ve ne zaman?
Cevap: Her yerde ve her zaman…
Evet, insanlık âlemi dünya ve ahiret saadeti için o en güzel örneği takip etmelidir. O’nun örnekliği terk edildiğinde, başkalarının örnekliği söz konusu olmakta… O’nun hak izinden gitmeyenler, başkalarının batıl izlerinden gitmekteler. O’nun takipçiliğinden uzaklaşmak, O’nun izini bırakmak ne ifade etmektedir? Elbette ki bu durum bizlere, Rabbimizin yolundan ve rızasından uzaklaştığımızı göstermektedir.
Bundan dolayıdır ki bizler, her ne yaparsak şu soruları kendimize sormalıyız:
Bu gün Peygamberimiz olsaydı” şimdilerde hayatın çeşitli alanlarında normalmiş gibi işlenenleri işleyip, işlettirir miydi? Örneğin; ibadet, eğitim, siyaset, ekonomi, medya, güvenlik gibi alanlarda yapılanları görseydi bunları onaylar mıydı; yoksa onaylamaz ve bunların isyan olduğunu mu söylerdi? “Ne derdi?”
İBADET ALANINDA:
Bu gün Peygamberimiz olsaydı, camileri kamusal alan görüp laik devletin bir kuruluşu olarak çalışan Diyanet ve onun memurlarının yapmış oldukları gayri İslâmi sözleşmeleri onaylar mıydı? İslâm’a karşı büyük bir hıyanetin içinde olanlara ne derdi?
Bu gün Peygamberimiz olsaydı, dinin aslında olmayan kandil gecelerine iştirak edip, bu bidat gecelerini kutlar, okunan mevlitleri dinler miydi? Müzik aletleri ve bağrışmalar, atlamalar ve hoplamalar, şişlemeler ve semalarla, ibadet ettiklerini sananlar arasına katılır mıydı?  Bu geceler ve bu gecelerde işlenen bidatler hakkında ne derdi?
Bu gün peygamberimiz olsaydı, “Kutlu Doğum Etkinlikleri”(!) adı altında sazlı-sözlü icra edilen törenlere katılıp, kendi isminin yazıldığı (ya da Kâbe veya da Kur’ân’ı Kerim şeklinde yapılan) pastalardan yer miydi? Dinini geçim ve eğlence malzemesi edinmiş olanlara ne derdi?
Bu gün peygamberimiz olsaydı, tebliğ ettiği kitabın yasalarının toplumdan tamamen çekildiğini gördüğünde bunları yapanların yaptıklarını sineye çeker miydi? Kur’ân’ı hayattan koparıp, onu ölüler kitabı yaparak, belirli zamana ve mekânlara hapseden, Kur’ân’dan habersiz, ancak kalbi de çok temiz(!) olanlara ne derdi?
Bu gün peygamberimiz olsaydı, hükmü Allah’ta görmeyip, beşerde gören kurum ve kuruluşlara karşı “bunlarda bu zamanın insanları” diyerek müsamaha gösterir miydi? Allah’ın Dinini; hayatın her alanında yasaklayanlara ve onlara itaat edenlere ne derdi?
EĞİTİM ALANINDA:
Bu gün Peygamberimiz olsaydı, kızlarının elinde tutup bu günkü okullara götürüp, erkeklerin arasında gülüş cümbüşlerle, İslâm dışı bir eğitim aldırır mıydı? Bu okullardan yetişip; topçulara ve popçulara benzeme yarışana tutuşan ümmetine ne derdi?
Bu gün Peygamberimiz olsaydı, milli utanç günlerinde, her türlü İslâmsızlığın olduğu törenlere evlatlarını gönderip, yapılan gayri İslâmi gösterileri kendisi de seyreder miydi? Yarı açık erkeklerin kollarında icra edilen bu isyan etkinliklerine ne derdi?
Bu gün Peygamberimiz olsaydı, kızlarına Kemalist ayinlerin bir bölümü olan, put önünde saygı duruşunu yaptırır ve bundan hiçbir rahatsızlık duymaz mıydı? Putperestliğin çeşitli uygulamalarını hayatlarında uygulayan ümmetine ne derdi?
Bu gün Peygamberimiz olsaydı, açılışından kapanışına kadar besmelesiz olan öğütüm kurumlarından ve onların besmelesiz müfredatlarından razı olur ve “ne olursa olsun yeter ki çocuğum okusun(!)” diyenlere ses çıkarmaz mıydı? Putperestliği ve ahlaksızlığı küçük yaşlardan öğrenmeye başlayan besmelesiz bir topluma ne derdi?
Bu gün Peygamberimiz olsaydı, öğütüm merkezlerinde işlenen her türlü rezillikten beri olmaz mıydı? Bu rezilliklere sebep olanlara ve göz yuman anne ve babalara ne derdi?
 
SİYASET ALANINDA:
Bu gün Peygamberimiz olsaydı, demokrasi denen küfür sistemini benimser ve demokratlara geçit vererek, parti kurup, oy toplama yarışına girer miydi? Allah’ın dışında (batıl) ilahlığa ve rabliğe kalkışıp teşri yetkisi için demokratik seçimlerde oy peşinde koşanlara ve onları oylarıyla destekleyenlere ne derdi?
Bu gün Peygamberimiz olsaydı, toplumda ve medyada, sokaklarda ve üniversitelerde eşcinsellik insanlara normalmiş gibi sunulup, cinsi sapıklar milletvekili olabilmekteyken, eşcinselliği normal görüp, ‘ne yapsınlar onlar da öyle(!)’ diyerek eşcinselliğe hoş bakabilir miydi? Toplumu içten kemiren bu cinsi sapıklığa ne derdi?
Bu gün Peygamberimiz olsaydı, Kemalizm denen putperest düzenin kurucusunun kabrine giderek, onun huzurunda saygı duruşunda bulunup, ona övgülerde bulunur muydu? Bu putperest küfrî ayini icra edenlere ne derdi?
Bu gün Peygamberimiz olsaydı, Dinsiz, laik devletin sigortası olarak çalışan Diyanet İşleri Kurumu’nun faaliyetlerini onaylar mıydı? Yoksa o kurumun, İslâm’a karşı işlediği cürümlerinden ötürü bir ‘Hıyanet Kurumu’ olduğunu mu söylerdi? Allah’ın indirdiğiyle hükmetmeyip; kâfir, zalim ve fasık olanların yanında yer alan, sözde Peygamber varisi, özde dinin ve Peygamberin ihanetçisi güruha ne derdi?
Bu gün Peygamberimiz olsaydı, hükmü İslâm’dan almayan beşeri hukuku kutsallaştırarak insanlara dayatan, kanunlar koyup uygulayan, tuğyan meclislerini ve mahkemelerini kabul eder miydi? İlahi otoritenin karşısına beşeri otoriteyle çıkan sahte şarilere ne derdi?
EKONOMİ ALANINDA:
Bu gün Peygamberimiz olsaydı, tebliğ ettiği dinde faiz haramken, “bu gün faiz bir dünya gerçeği olmuş”(!) diyerek faizi serbest bırakıp, ondan bereket(!) bekler miydi? Böyle diyerek faizden vazgeçemeyenlere ne derdi?
Bu gün Peygamberimiz olsaydı, çeşitli uyuşturucu maddeler devlet düzenlemelerine ve vergilendirmeye tabiyken; “alkol, sigara ve benzeri şeylerden modern Müslüman(!) vazgeçemiyor, öyleyse tüm uyuşturucular serbesttir(!) alınabilir de satılabilir de(!) Hatta bunlar vergilendirilmelidir”(!) diyerek bunlara onay verir miydi? Bunları yapanlara, satanlara, sattırıp vergisini alanlara, içki fabrikalarının artmasıyla övünenlere ne derdi?
Bu gün Peygamberimiz olsaydı, halkı idare ettiklerini söyleyip, halkın cebindekilere uyduruk vergilerle göz dikenlerin yapmış oldukları gasp faaliyetini onaylar mıydı? Gaspta yarışan kravatlı haramilere ne derdi?
Bu gün peygamberimiz olsaydı, zina evleri kurarak bunları vergiye bağlayıp, buradan rekortmenler çıkartanlara Allah’ın hükümlerini uygulamayıp, onları serbest mi bırakırdı? Bu çirkin fiili işleyen, işlettiren ve bundan vergi alan, “güvenle zina etsinler”(!) diyerek memurlarını buralara dikenlere ne derdi?
Bu gün peygamberimiz olsaydı, loto, toto, iddia, ganyan, kazı kazan, milli piyango ve benzeri adlarla kumar oynattırıp bunlardan gelir elde eden anlayışa müsaade eder miydi? Kumar oynayan ve oynattıran ve bunlardan vergi alanlara ne derdi?
GÜVENLİK ALANINDA:
Bu gün peygamberimiz olsaydı, İslâm’a “irtica” diyen ordularda asker olunmasına izin verir miydi? Peygamberimize ve tebliğ ettiği dine düşman olan ordulara ve askerlere ne derdi?
Bu gün peygamberimiz olsaydı, tüm dünya kâfirleri tek millet olarak İslâm’a ve ehline saldırırlarken, “bizde Müslümanız”(!) diyenlerin asli kâfirlere her türlü destek vermesine müsaade eder miydi? Asli kâfirlerle içi içe olup onları dost edinenlere ne derdi?
Bu gün peygamberimiz olsaydı, en azılı İslâm düşmanı ülkelerle müttefik olunup, onlara her türlü lojistik destek sağlanmasına ve ümmetin evlatlarını vuran uçakların kalktığı üstleri kurduranlara ne derdi?
Bu gün peygamberimiz olsaydı, İslâm dışı sistemlerin ve devletlerin fiili destekçisi olunacağına söyleyip, bunların silahlı savunucusu olunabileceğini söyler miydi? Kanlarını ve canlarını küfür sistemlerine siper edenlere ne derdi?
Bu gün peygamberimiz olsaydı, tuğyanî güçleri razı etmek adına; ümmetin evlatlarını, kadın-erkek, çoluk-çocuk demeden zindanlara tıkan, zelil olan efendilerini razı etmek adına, Aziz olan Rabblerini kızdıranlara ne derdi?
MEDYA ALANINDA:
Bu gün Peygamberimiz olsaydı, ceplerini doldurmak için kanallar arasında transfer olup; ağlayıp, ağlatan şarlatanları görseydi onları onaylar mıydı? Allah’ın hükümlerini saklayan ve tevhidi anlatmayan din tüccarlarına ne derdi?
Bu gün Peygamberimiz olsaydı, ekranlarda boy gösteren, ardı arkası kesilmeyen ahlaksızlığı sunan dizileri, filmleri ve programları takip edilmesine müsaade eder miydi?  Bunları çekenlere, yayanlara, gösteren ve izleyenlere ne derdi?
Bu gün Peygamberimiz olsaydı, dine, dini değerlere ve dindarlara saldırmayı bir görev bilerek sürekli hücum eden ebu cehillerin gazetelerini aldırıp, okur ve okutturur muydu? Onları yayınlayanlara, yazarlarına ve okurlarına ne derdi?
Bu gün Peygamberimiz olsaydı, sanal bataklıkta, zinaya kapı açan sözlü ya da görüntülü görüşmelere izin verir miydi? Harama götüren bu uygulamalara, bunları sunanlara ve bunlara kananlara ne derdi?
Bu gün Peygamberimiz olsaydı, reklamlarında bile hayır olmayıp, her türlü İslâmsızlık olan, İslâm düşmanı haber kanallarını takip ettirir miydi? Bunları kuran, sunan ve bunlara aldananlara ne derdi?
SON OLARAK:
Yazımızda zikrettiğimiz alanlar daha da arttırılabilir ancak bu kadarla yetinelim. Tüm sorulara toptan cevap verecek olursak: “Elbette ki Peygamberimiz, burada geçen İslâm’a muhalif olan şeylerin tümünü asla kabul etmez ve de ettirmezdi.”
Şimdi bu yazıya bir göz attıktan sonra nefsine hoş gelmeyen şeyler görenler şunu diyebilirler: “Ama o Peygamberdi!” Evet, iman ediyoruz ki; O, Allah’ın son elçisidir. O’na her ismi anıldığı ve anılacağı kadar salât ve selâm olsun. O ki, yaşamımız gerekenleri öncelikle kendisi yaşayarak bizlere örneklik yapan Peygamberdir.
Şimdi O’nu son Peygamber olarak kabul edenlerin, doğru cevaplamaları gereken son soru şu: “O, bizler için en güzel örnekken, kendimize; “O’nun Ümmeti” diyen bizlerin yapması gerekenler neler?”
Doğru cevapları bulup, inançlarını ve hayatlarını doğrultanlara selâm olsun.
 

Esedullâh Saîd el-Muallim.

1438/2017