«
  1. Ana sayfa
  2. MAKALELER
  3. Biz Şeriat İstiyoruz

Biz Şeriat İstiyoruz

makale

BİZ ŞERİAT İSTİYORUZ 

Esedullâh Saîd 

 

‘Şeriat sahibinin yüce ismi ile…’

Ne onu, ne de bunu, ne onun rejimini, ne de bunun sistemini, biz yalnızca Allah subhânehu ve teâlâ’nın düzenini, şeriatı istiyoruz.

Ne komünizm, ne faşizm, ne kapitalizm, ne laisizm, ne kemalizm, ne de her hangi bir izm…

Biz bu izmlerden, onların kurucularından ve de onların hayata yansıyan tüm yönlerinden beriyiz.

Biz hayatın tüm alanlarında hâkim olacak şeriatı isteyenleriz.

Ne demokrasinin peşindeyiz, ne de cumhuriyetin izinde… 

Biz sadece şeriatın izindeyiz. 

Yaşamaya çalıştığımız şeriatsız ülkede yıllarca şeriatı öcü gösterenler ne yapmak istediler? Amaçları neydi? Hedefleri ne? Şeriata savaş açanlar aslında neye savaş açtılar ve de açmaktalar?

Elbette ki İslam’a karşı açılan ve yürütülen bir savaşa İslam’la savaş diyemeyenler, ‘şeriata karşı savaş!’ diyerek İslam’a karşı savaşlarını sürdürdüler ve de sürdürmekteler.

Oysa şeriatın ne olduğunu araştıranlar görecektir ki, kendisine “ben Müslümanım” diyen herkes “şeriatçı” olmak zorundadır. Neden? Çünkü şeriat İslam’ın sistemidir. Allah’ın kullarına yolladığı kanunlardır, şeriat. 

Öyleyse İslam’a inandığını söyleyen nasıl ki Allah subhânehu ve teâlâ’ya ve peygamberine inanıyor ve onların arasını ayırmıyorsa, yine aynı şekilde o kişi şeriata yani İslam’ın kanunlarına da inanmalı ve de o kanunlara teslim olmalıdır.

Ancak Allah subhânehu ve teâlâ’nın kanunlarının yerine kendi kanunlarını koyanlar, Allah subhânehu ve teâlâ’nın kanunlarını geri kalmışlık sebebi sayanlar, Allah subhânehu ve teâlâ’nın kanunlarının bulunduğu kitaba gökten indiği zannedilen kitap (haşa!), ya da Muhammed’in (aleyhisselâm) yazdığı kitap (haşa!) diyenler, insanları şeriattan soğuttular. Şeriattan yani dinden… Dinden yani İslam’dan…

Kimliklerinde dini hanesinde İslam yazılı olanlar şerait düşmanı yani İslam düşmanı oldular. Şeriata sövüp sayarlarken aslında hedefte İslam vardı. Şeriatı istemedikleri hav kururlarken aslında istemedikleri İslam’dı. ‘Şeriatçılar oraya, buraya!’ diye atılan naralarının altında İslam’ı isteyenlerdi, görmek istemedikleri.

Şimdi bizlerde Rabbimize sığınarak, O’nun izninle, O’nun kanunlarını istediğimizi tüm insan-lığa haykırıyoruz:

“Biz şeriatçıyız ve şeriat istiyoruz.”

Nerede şeriat? 

Her yerde ve her alanda şeriat… Evde, sokakta, okulda, orduda, mahkemede, maliyede şeriat…

Kime şeriat?

Küçüğünü-büyüğüne, yaşlısına-gencine, kızına-erkeğine, bekârına-evlisine şeriat…

Şeriat baş tacımız, olmazsa olmazımızdır bizim. Şeriat insanlık için hava ve su gibidir. İnsan-lık insanca yaşamak için şeriata dönmeye mecburdur. Çünkü insanların Rabbinin insanlara seçip yolladığı son ve değişmeyecek olan ilahi kanunlardır, şeriat.

Ve bizlerde mülkün sahibinin kulları olarak, O’nun bizlere için seçip yolladıklarından razıyız. 

Ve Rabbimizin bizlere yaşamamız için yolladığı nizamı her yerde herkesin uygulamasını istiyoruz. 

Ve bizler iman ediyoruz ki, dünyevi ve uhrevi kurtuluş ancak şeriatı yaşamakla mümkündür. Aksi halde şeriatı sırt gerisi yapanların, kafalarına ve nefislerine göre kendilerine yollar belirle-yip, nizamlar kuranların insanları sürüklediği yer dünya ve ahirette hüsrandır.

Ey insanlar! Dünya ve ahiret kurtuluş için şeriata dönün.

Ve şeriat istediğinizi bildirin. 

Gelin hep birlikte Rabbimizin nizamını istediğimizi haykıralım:

“BİZ ŞERİAT İSTİYORUZ.”

 

Bir Cevap Yaz

Bir Cevap Yaz

E-Posta adresiniz paylaşılmayacaktır. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlenmiştir *