«
  1. Ana sayfa
  2. EDEBİYAT
  3. Besmeleli Edebiyat

Besmeleli Edebiyat

Rahmân ve Rahîm olan Allâh’ın ismiyle…

Dün bir vesile ile kulağıma gelen bir olayın ardından yazıyorum.

Derdim edebiyat yapmak değil. Gayem hakkı beyan…

Hakkın tellalı olmayacaksa kelimelerim ne anlamı var.

İnsan bir ulvi gayenin hammalı; indirirse onu, eşekten farkı mı var?

Edebiyat büyük bir olay, elbet Müslüman edeplice yapmalı.

“Edebi at!” edebiyat yap, sonra da adına kültür-sanat de, bu Müslümanca değil, olmadı ve olmayacak…

Müslüman, kalem erbabı bir kalemşör…

Öyle ki şer fikriyata savaş açar; solmaz, sönmez yeni adına.

Öyle ki islamsız fikirleri avlar; bitmez, bitimsiz dava adına.

Ve Müslüman kalemşör, Müslüman mücahidtir; davası hak, gönlü pak, elinde kalem, önünde besmeleyle yazdıkları…

Amaç; yazmak için yazmak değil, sanat için hiç değil, halka beğendirme düşüncesi de yegane gaye olamaz. Ulvi gaye, bitimsiz hedef hizmettir tek hak dine…

İnsan, Halık’ın mahluku kul…

Rabbe kulluk yapmadan sen dünyayı okuyup, evreni yazabilsen ne?

Sonuç; bir çıkmaz sokak…

Sonuç; gelmeyen bahar…

Sonuç; koyu karanlık gece…

Ve sonuç; ebedi hüsran…

Müslüman yazar, kullluk şuuru yüreğinden hayatına taşan; gönlünden diline, dilinden eline kulluk şuurunun damgası vurulan şahış…

O bilir ve bildirir ki; kulluk baş tacımız, yegane yaratılış gayemizdir. Ve bu gayenin icrasında sadece bir vazifedir erbab-ı kalem olmak…

Kulluk, besmeleyle yaşanırken, besmelelilik helalliliktir.

Kulluk, helallerle yola revan olmaya gerektirirken, kulluğun bir izharı olan kalemşörlükte helalli olmalı, besmeleli olmalı.

Biz mutlak hükümdar olanın sınırlı ömürlü, cüzi iradeli, aciz idraklileriyiz. Değerimiz değerli olandan gelmekte. Kim değersizlikleri kendine değer ediniyor, besmelesiz yazıyor ve yaşıyorsa, bilsin ki, biz onlardan beriyiz.

Ve bilsin ki, beden bir emanettir; parmaklar her biri bir emanet…

İnancımız odur ki, her emanetten tek tek sorgu var..

Ey her bir kelimeye besmelesizce yazanlar, sorumsuzca yayanlar!

Bilin ki, her bir kelimeden sorgu var, hesap var…

Esedullâh Saîd