«
  1. Ana sayfa
  2. AHLAK
  3. Allâh’ın Kullarına Hediyesi Selâm

Allâh’ın Kullarına Hediyesi Selâm

ALLÂH’IN KULLARINA HEDİYESİ SELÂM 

Hasan Sâlih

 

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.

Kullarını selamete erdiren Es-Selâm olan Allâh’a hamdolsun.

Esenlik, güven ve kurtuluş gibi mânâlara gelen selâm, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’in bir sünneti, Allâh Subhâhu ve Teâlâ’nın bizlere bir armağanıdır.

Selâmın tarihçesine baktığımızda, Âdem aleyhisselâm’ın yaratıldığı günden beri Müslümanlar arasında var olduğunu görürüz.

Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: “Allâh’u Teâlâ Âdem’i yaratınca: ‘Git, şu oturan meleklere selâm ver; sana ne cevâb vereceklerini dinle; çünkü o, senin ve evlatlarının selamı olacaktır’, dedi. O da gidip: ‘Es- selâmu aleykum’ dedi. Onlar da: ‘Es selâmu aleyke ve rahmetullâhi’ dediler ve ‘rahmetullâhi’ ifadesini ilâve ettiler.” (Buhari, Müslim)

Selâm, İslâm’ın en değerli ve en önemli hasletlerinden bir tanesidir. “İslâm” kelimesinin kök harflerine bakıldığında “selâm” kelimesiyle aynı kökten geldiği görülür. İkisi de “s-l-m” kökünden türemiştir.

Abdullah b. Amr b. As radıyallâhu anhuma diyor ki: “Bir adam Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’e geldi; ‘İslâm’ın hangi hasleti daha iyidir’, dedi. O da: ‘Yemek yedirirsin, tanıdığına ve tanımadığına selâm verirsin’, dedi.” (Buhari, Müslim)

Selâm vermek kalpleri ısındırır ve sevgiyi arttırır. Tanıdığına ve tanımadığına selâm vermek de aynıdır. Selâmın sevgiyi arttırdığına dair Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Îmân etmedikçe cennete giremezsiniz; birbirinizi sevmedikçe de îmân etmiş olmazsınız; size bunu yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz şeyi göstereyim mi? Aranızda selâmı yayınız.” (Müslim)

Selâmı yaygınlaştırmak Müslümanlar üzerine bir gerekliliktir. Sahih bir hadiste geçtiği üzere Rasulullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in emrettiği yedi şeyden biri de ‘selâmı yaygınlaştırmak’tır.

Rasulullah sallallâhu aleyhi ve sellem Medine’ye geldiği, Medine topraklarına ayak bastığı ilk gün insanlara “Ey insanlar! Selâmı yaygınlaştırın” (Tirmizî, İbn Mâce) diye seslenmiştir.

İslâm toplumunda sevgi ve dayanışmanın artması için selam çok önemlidir. Namaz gibi, ezan gibi selam da İslam’ın bir şiarıdır ve sadece Müslümanlara özgüdür.

Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’in güzide ashâbı da her hayırlı işte birbirleriyle yarıştıkları gibi, selâmı yaygınlaştırmada da birbirleriyle yarışmışlardır. Hatta bazıları sırf selâmı yaygınlaştırmak için pazar yerlerinde dolaşmışlar, insanlara selâm vermişlerdir. (Muvattâ)

Selâm vermek almaktan daha faziletlidir. Selâm vermek fert için sünnet-i müekkede, topluluk için sünnet-i kifâyedir. Selâm almak ise topluluk için farz-ı kifâye, fert için farz-ı ayn’dır. Ayrıca selamın lafızları arttıkça sevâbı da artar.

İmran b. Husayn radıyallâhu anh diyor ki: “Bir adam Rasulullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e geldi: ‘Es-Selâmu aleykum’ dedi. O da selâmını aldı; sonra dam oturdu. Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem ise ‘on’ dedi. Sonra bir başkası geldi: ‘Es-Selâmu aleykum ve rahmetullâhi’ dedi. O da selâmını aldı; sonra adam oturdu. Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem ise ‘yirmi’ dedi. Sonra bir başkası geldi: ‘Es-Selâmu aleykum ve rahmetullâhi ve berekâtuhu’ dedi. Onun da selâmını aldı; sonra adam oturdu. Efendimiz sallallâhu aleyhi vesellem onun için de ‘otuz’ dedi.” (Ebu Davud, Tirmizî)

Hadis-i Şerif’te de görüldüğü üzere selâmın lafızları arttıkça sevabı da artar. “Es-selâmu aleykum”, “on”; “es-selâmu aleykum ve rahmetullâhi”, “yirmi”; “es-selâmu aleykum ve rahmetullâhi ve berekâtuhu”, “otuz” sevâbtır.

Selâm verme sırasına gelince de, Rasulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Binekli yayaya, yürüyen oturana, az çoğa selam verir.” (Buhari Müslim) Buhari’nin rivayetinde “küçük büyüğe selam verir” ilâvesi vardır.

O halde selâmın hadis-i şerif’te geçtiği sıra üzere verilmesi daha uygundur.

Kendisine selâm verilen kişi de ya aynıyla karşılık vermeli ya da daha güzel şekliyle karşılık vermelidir. Zira Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmaktadır:

“Size selâm verildiği zaman ondan daha güzeliyle ya da aynıyla karşılık verin.” (Nisa: 4/86)

Son olarak…

Selâm Müslümanlar arasındadır. Müslüman erkekler ve diğer Müslüman erkekler; Müslüman kadınlar ve diğer Müslüman kadınlar arasındadır. Ancak fitne çıkmasından korkulmadığı takdirde ve yanlış anlaşılmaya sebebiyet verilmediği sürece, erkeğin kadına, kadının da erkeğe selâm vermesi caizdir. Aksi söz konusu olursa mahrem olmayan erkeğin ve kadının birbirleriyle selâmlaşmaları haramdır.

Eskiden olduğu gibi bugün de Müslümanların yapması gereken şey; “selâm” sünnetini îfâ etmek, selâmı yaygınlaştırmaktır. Allâh’ın ilk insandan bugüne kadar bizlere hediye etmiş olduğu bu sünnete sahip çıkmaktır.

Unutulmamalıdır ki cennet îman ile imanın kemali karşılıklı sevgi ile sevginin artması da selâmlaşmakla ve selamı yaymakla mümkün olur.

Allah’ın selâmı rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.

“Hamd olsun Allah’a, selam olsun beğenip seçtiği kullarına.” (Neml: 27/59)

Selâmetle kalın…