«
  1. Ana sayfa
  2. Akaid Soruları
  3. Allâh’a sövmenin hükmü nedir?

Allâh’a sövmenin hükmü nedir?

Soru: Allâh’a sövmenin hükmü nedir?

Sorunun tafsilatı şöyledir: Allâh’u Teâlâ’ya sövmek büyük küfür müdür? Allâh’a söven bir kimse câhilse ve adet haline getirmişse(!) ya da maslahat gibi sebeblerden ötürü Müslümanlıktan çıkmaz demenin hükmü nedir?

Cevâb: Hamd ve hüküm, Allâh Subhânehu ve Teâlâ’ya mahsustur.

Allâh’u Teâlâ’ya sövmek, O’nun herhangi bir ismini yahut sıfatını küçümsemek ya da alaya almak kişiyi İslâm Dîni’nden çıkaran mutlak bir küfürdür. Şaka ya da ciddi, cehâletle ya da adet olarak yapılması arasında bir fark yoktur. Böyle bir kimse kâfirdir. Bu hüküm sâbit ve hakkında ihtilaf olmayan bir hükümdür. Nitekim Kâdî İyâd rahîmehullâh şöyle demiştir: “Müslüman olup da Allâh’a söven bir kimsenin kâfir olduğu ve kanının helalleştiği hususunda hiçbir ihtilaf yoktur.” [eş-Şifâ: 832.] Bundan Mürcie akîdesinde olup ta şirk batağına batan kimselerden başkaları şüphe etmezler.

Allâh Subhânehu ve Teâlâ, şöyle buyurmaktadır:

“De ki: Allâh ile O’nun âyetleri ve Rasûlü ile mi alay ediyorsunuz? (Boşuna) Özür dilemeyin. Çünkü siz îmân ettikten sonra tekrar kâfir oldunuz.” [etTevbe: 9/65-66]

Bu âyetler, şehâdet kelimesini söyleyen, namaz kılan ve Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem ile beraber savaşa çıkmış olan bazı insânlar hakkında inmiştir. Ve âyetlerde bu kimselerin Allâh’a, O’nun âyetlerine ve Rasûlü’ne uygun olmayan küçük düşürücü sözler söyledikleri için kâfir oldukları beyân edilmiştir. Böylece zaman veya mekân farkı gözetmeden şu hüküm ortaya çıkmaktadır: Her kim Allâh’a O’nun âyetlerine ve Rasûlü’ne söverse yahut onları küçümserse veyahut hakaret ederse Müslüman olduğunu iddia etse bile, namaz gibi ibâdetleri gerine getirip, zina gibi haramlardan kaçınsa bile söylediği ya da yaptığı ile küfrü kastetmediğini iddia etse bile kâfir olur. Nitekim âyet-i kerimede: “Özür dilemeyin. Çünkü siz iman ettikten sonra tekrar kâfir oldunuz” buyrulmuştur. İmâm İbn Kudâme rahîmehullâh şöyle demiştir: “Kim Allâh’a söverse kâfir olur. Bu hususta şaka yapması veya ciddi olması bir şey değiştirmez. Bunun gibi Allâh ile âyetleri ile rasûlleri ile ya da kitâbları ile alay eden kimse de kâfir olur.” [el-Muğnî: 4/20]

Molla Alîyyu’l-Kârî rahîmehullâh ise şöyle demiştir: “Bir kimse şeriata yahut şeriat için lüzumlu ve şeriattan ayrılmaz önemli mes’elelere hakaret ederse, küçük görürse kâfir olur.” [Aliyyu’l-Kârî, Şerhu Fıkhı’l-Ekber: 454.]

Allâh Subhânehu ve Teâlâ, şöyle buyurmaktadır:

“Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozup dîninize dil uzatırlarsa, küfrün önderleriyle savaşın. Çünkü onlar yeminlerine riayet etmeyen kimselerdir. Umulur ki, vazgeçerler.” [et-Tevbe: 9/12]

Bu âyet, Allâh’a ve O’nun dîninden olan herhangi bir şeye dil uzatan kimselerin kâfir olacaklarını ve küfrün önderi konumuna geleceklerini beyân etmektedir. Çünkü âyette dîne dil uzatan kimselerden “küfrün önderleri” olarak bahsedilmiştir. Şeyhu’l-İslâm İbn Teymiyye rahîmehullâh şöyle demiştir: “Allâh’u Teâlâ bu kimseleri sırf dîne dil uzattıkları için ‘küfrün önderleri’ diye isimlendirdi. Bununla, dîne dil uzatan her kimsenin küfrün önderi olduğu kesinlik kazanmıştır.” [es-Sarimu’l-Meslûl: 21.]

İmâm İbn Kesîr rahîmehullâh ise şöyle demiştir: “Allâh’u Teâlâ’nın: ‘Dîninize dil uzatırlarsa’ buyruğunun mânâsı: ‘Onu ayıplar ve küçümserlerse’ demektir. İşte Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’e veya İslâm Dîni gibi kutsallara sövenin öldürülmesi buradan alınmıştır.” [İbn Kesîr,Tefsîru’l-Kur’âni’l-Azîm: 4/102-103.]

Şeyhu’l-İslâm İbn Teymiyye rahîmehullâh, şöyle demiştir: “Söven kimse eğer ki Müslüman ise icmâ ile katledilmesi vâcibtir. O kişi sırf bu sövme sebebiyle kâfir ve mürted olmuş ve kâfirlerden daha kötü bir hale gelmiştir, çünkü kâfir Allâh’ı yüceltir ve üzerinde bulunduğu bâtıl dînin Allâh ile istihza etme ve O’na sövme anlamına gelmediğini itikat eder.” [es-Sârimu’l-Meslûl: 546.]

Bununun şaka yahut alay ile olması arasında fark yoktur. Nitekim İmâm Nevevî rahîmehullâh şöyle demiştir: “Küfrü gerektiren sözü söylemenin ve dîn ile alay etmenin şaka olarak veya ciddi olarak yapılması arasında fark yoktur.” [Nevevî, Ravdatu’t-Tâlibîn: 10/64.]

İmâm Ebû Bekr bin el-Arabî rahîmehullâh ise şöyle ise demiştir: “Şaka olarak yapılan küfür, kişiyi küfre götürür. Ümmette bu konuda ihtilaf yoktur.” [Kurtubî, el-Câmiu li Ahkâmi’l-Kur’ân: 8/197.]

Bununun inanarak yahut inanmayarak olması arasında da fark yoktur. Nitekim Şeyhu’l-İslâm İbn Teymiyye rahîmehullâh, şöyle demiştir: “Kim küfür olan bir söz söyler veya küfür olan bir ameli işlerse kâfir olmayı kastetmese dâhi bu sebeble kâfir olur. Çünkü Allâh’ın diledikleri müstesna hiç kimse kâfir olmayı kastetmez…” [es-Sârimu’l-Meslûl: 178.]

Şeyh Keşmirî rahîmehullâh ise şöyle demiştir: “Kim, gerek alay ederek gerekse şaka yere küfür kelimesini söylerse (ya da amelini işlerse) ittifakla kâfir olur ve bu konuda itikadına (niyetine) itibar edilmez.” [Keşmirî, İkfâru’l-Mulhidin: 59.]

Gördüğün üzere Allâh’u Teâlâ’ya sövmek, kişiyi İslâm Milleti’nden çıkaran büyük küfür olup, özrü ve bahanesi yoktur. Bu icmâ ile sâbittir. Nitekim İmâm İshâk bin Rahaveyh rahîmehullâh,  söyle demiştir: “Müslüman âlimler, Allâh’a veya Rasûlüne söven ya da Allâh’ın nebilerinden bir nebiyi öldüren bir kimsenin -Allâh’ın indirdiği şeylerin tamâmını kabul etse bile- sırf bu yaptığı şey sebebiyle kâfir olacağı hususunda icmâ etmişlerdir.” [Abdulmunim, Tenbihu’l-Ğafilîn ilâ Hükmi Şatimillahi ve’d-Dîn: 13.]

Allâh’u Teâlâ’ya sövdüğü kesinleşen bir kimsenin cezâsı ise derhel öldürülmesidir. Nitekim Ömer radîyallâhu anh kendi yanına Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’e söven bir adam getirildiğinde onu derhal öldürmüş ve şöyle demiştir: “Kim Allâh’a veya nebîlerden birisine söverse onu derhal öldürün!” [İbn Teymiyye, es-Sârimu’l-Meslûl: 201.]

İmâm Hattâbî rahîmehullâh ise şöyle demiştir: “Böyle bir kimsenin katli hususunda Müslüman âlimlerden hiçbirisinin ihtilaf ettiğini bilmiyorum.” [Tenbihu’l-Ğafilîn: 13.]

Bu sebeble herkim Allâh’u Teâlâ’ya ikrâh hali müstesna, ister cehâletle isterse de şaka alarak veyahut adet üzere(!) söverse kâfir olur. Zaten kâfirse küfründe katmerleşir ve küfrün önderlerinden olur. Böyle bir kimseyi Müslüman olarak görmek Kur’ân, Sünnete ve icmâ ile sâbit olan bir hükmü yalanlamak demektir. Allâh Azze ve Celle şöyle buyurmaktadır:

“Kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatıldıktan sonra ondan yüz çevirenden daha zâlim kim olabilir? Muhakkak ki biz, suçlulardan intikam alıcıyız.” [es-Secde: 32/22]

Sonuç olarak Allâh’a sövmek ihtilafsız olarak küfürdür. Kim böyle bir şeyin fâili olmuş ise kâfir olur. Mükellef bir kimsenin -ikrâh dışında- bunda herhangi bir özrü yahut mazereti söz konusu olamaz. Böylelerini Müslüman görmek de aynı hükümdedir.

 

Başarı, el-Hamîd ve el-Hakîm olan Allâh’tandır. 

O, her şeyin en iyisini bilendir.

Abdullah Saîd el-Müderris.

1436h./2014m.