«
  1. Ana sayfa
  2. AHLAK
  3. Ahlak ve İki Zıt Tarafı

Ahlak ve İki Zıt Tarafı

AHLAK  VE İKİ ZIT TARAFI

Âdem el-Eşrefî

 

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.

Hiç şüphesiz Müslüman için olmazsa olmaz özelliklerden bir tanesi de ahlaklı olmasıdır. Tabi ki ahlaklı olmak için öncelikle nasıl ahlaklı olunur öğrenmek gerek. Günümüz cahiliye toplumlarında etik anlayışı dinin bizlere öğrettiği anlayış değildir. Seküler toplumlarda insanların ahlaksızlık saymadığı nice şey dine göre ahlaksızlıktır. Böyle toplumlar kendi hevalarını ve kendi hevalarını ilah edinenleri önder edinmiş toplumlardır. Oysa güzel ahlakın örneği ve önderi Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve selem’dir. Nitekim Allah’u Teâlâ “Muhakkak ki sen büyük bir ahlak üzeresin” (Kalem: 68/4) buyurmuştur.

Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem de şöyle buyurmuştur: “Ben şüphe yok ki güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.” Sad b. Ebi Huşam da Âişe validemize “Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’in ahlakı nasıldı?” diye sorduğunda: “Onun ahlakı Kuran idi” cevabını almıştır. (Buhari)

Yani ahlakı örnek alınacak yegâne insan Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve selemdir. Ayrıca o, güzel ahlak sahibi olanları da övmüştür: “Benim için en sevimli olanınız ve kıyamet günü bana en yakın olanınızı haber vereyim mi?” Ashap “evet ya Rasûlullâh!” dedi. Bunun üzerine Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’ de şöyle buyurmuştur: “Ahlak açısından en güzelinizdir.” (Buhari)

Ve yine şöyle buyurmuştur: “Mümin güzel ahlak sayesinde gündüzleri oruç tutar, geceleri sabaha kadar namaz kılan kimselerin derecesine kavuşur.” (Ebu Davud)

“Ahlakı güzel olan cennetin en yüksek yerinde bir eve kefilim.” demiştir. ( Ebu Davut)

Öyleyse bizlere düşen görev o ahlakı azim olanı takip etmek olmalıdır.

Ahlak bölümlere ayrılır mı?

Her insanın baskın olan fıtri özellikleri vardır. Kimisi sabırlı, kimisi iffetli, kimisi cesaretli, kimisi de adaletlidir; tabi insan için bu özelliklerin tam tersi de mevzu bahis olabilmektedir. Bu nedenle ahlakı, ‘güzel ahlak’ ve ‘kötü ahlak’ olmak üzere iki kısma ayırabiliriz.

1.Güzel ahlak: Kur’an ve Sünnet’in emirlerine itaat edip men ettiklerinden de kaçınmaktır. İslam âlimleri güzel ahlakın dört rükün üzere bina edildiklerini ifade etmektedir.

a) Sabır: Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmaktadır: “Teenni/düşünerek hareket etmek Allah’tan, acelecilik ise şeytandandır.” (Beyhaki)

Sabırlı bir kimse acelecilik etmez. Öfkelendiğinde ise teenni ile hareket eder. Böylece çoğu şeyde en doğru kararları verir.

b) İffet: İffetli bir kimse kötü söz ve fiillerden kaçındığı gibi, hayâ sahibidir de. Hayâ sahipleri de yalandan, cimrilikten, gıybetten ve fuhşiyattan uzak durur. Nitekim Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem “Hayâ ancak hayır getirir” (Buhari, Müslim) buyurmuştur.

c) Cesaret: Cesaretli kimse şecaatli, izzetli, aynı zamanda da cömert ve hayırseverdir.

d) Adalet: Adaletli olan hak ve hukuka riayet eder. Zulümden kaçınır ve her konuda dengeyi sağlayıp ifrat ve tefritten sakınır.

Bu dört sıfatı bulunduran bir kimse güzel ahlaka sahip olmuş demektir. Ancak akidesi bozuk olan bir kimse bu sıfatlara sahip olsa bile güzel ahlak sahibi olmadığında âlimlerin ittifakı vardır. Çünkü o Rabbine karşı en büyük ahlaksızlığı yapmış ve şirk koşanlardan olmuştur. Nitekim Allah Azze ve Celle şöyle buyurmaktadır:

“Şüphesiz ki Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz; bundan başka (günahları) dilediği kimseler için bağışlar. Artık kim Allah’a ortak koşarsa, şüphesiz o, büyük bir günah ile iftirada bulunmuş olur.”  (Nisa: 4/48)

2. Kötü Ahlak: Kur’an ve Sünnet’in emrine itaat etmeyip men ettiklerinden de kaçınmamaktır. Her ne kadar insanlık hukukundan bahsedilse de insanlarla iyi geçinilse de Allah’u Teâlâ’nın belirlediği ölçülerden başka bir ölçü belirlemek haksızlığın ta kendisidir. Kötü ahlakta güzel ahlak gibi dört rükün üzere bina edilmiştir.

a) Cehalet: Cahillik neyin güzel, neyin kötü, neyin doğru, neyin yanlış olduğunu bilmeye engeldir. Cahil insan doğruyu yanlış, yanlışı da doğru görebildiği gibi hatasının da farkına varmaz.

b) Zulüm: Zalim kimsenin Allah korkusu yoktur. Bu nedenle herkese zulmeder ve hak yer.

c) Şehvet: Şehvetperest bir kimse kötü olan söz ve fiilleri işlediği gibi hayâsızdır da. Bu sebeple hayvanlar gibi nefsinin peşine düşer. İnsanların izzetlilerinden olması yerine hayvanlardan daha zelil bir durumda olur.

d) Öfke: Öfke insanı kin, haset ve kibre sevk eder. Aynı zamanda düşmanlık ve ahmaklığa da götürür. Rahmet ve adaletten de yoksun bırakır.

Kötü ahlakın en belirgin örneği günümüz cahiliye toplumudur.

Bu cahiliye toplumu, en başta Kur’an ve sünnete tâbi olmamakla birlikte, İslam inancından ve yaşantısından yoksun cahil; tüm mazlum ve gariplerin tepelerine binen zalim; her türlü nefsi isteğin kölesi olan şehvetperest; tevhidi yok etmeye çalışan öfkeli insanlardan oluşmaktadır. Elbette ki böylelerini Allah’u Teâlâ hem dünyada, hem de ahirette alçaltıcı bir azaba azaplandıracaktır.

Biz Müslümanlara düşen görevse, tüm insanları imana çağırdığımız gibi, onları güzel ahlaka da davet etmektir.

Ve’l-Hamdulillahi Rabbi’l-Âlemin.