«
  1. Ana sayfa
  2. MAKALELER
  3. "23 Nisan" Kimin Bayramı

"23 Nisan" Kimin Bayramı

“23 NİSAN” KİMİN BAYRAMI

Esedullâh Saîd

 
Hâkimler hâkimi yüce Allah’ın ismiyle…

23 NİSAN

Birilerinin neşe ve sevinç duydukları bir gün, 23 Nisan. 
Ancak parça parça bir ümmetin evladı olan, biz Müslümanların asla sevinç duyamayacağımız günlerden bir gün, 23 Nisan.
Asırlarca; “Hâkimiyet/egemenlik kayıtsız ve şartsız Allah’ındır” diye iman eden bir millete, “hâkimiyet halkın/beşerin” denildiği ve bunun silah zoruyla dayatıldığı bir gün, 23 Nisan.
İslam’a karşı başlatılan ve irtica adı altında binleri asan, milyonlara zulüm edilen günlerin başlangıcını oluşturan isyan meclisinin kurulduğu bir gün, 23 Nisan. 
Evet, birilerinin pür neşe ve danslar şarkılar eşliğinde bayram ilan edip, kutladığı ancak biz Müslümanların iki bayramından olmayan bir gün, 23 Nisan.
 
“23 NİSAN” KİMİN BAYRAMIDIR?
“23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı”; tüm tarihi silmeye çalışıp, tarihi kendileriyle başlatmayan çalışan, halka yeni bir din ve sahte bir ilah sunan, İslâm’ı toplumdan koparıp, ümmeti parçalara ayırıp ve batılılara yem eden, yazımızı değiştirilip, dilimizle oynayan, manevi değerlerimizi köreltip ve ahlakı yozlaştıran sonrasında da bunların başlandığı günü bayram ilan ederek, bin bir rezillik ile kutlayan Kemalistlerin bayramıdır.
Bunları yaptıkları yetmezmiş gibi, ümmete kara günler yaşatanlar, bu günleri bayram yaparak ümmetin evlatlarıyla alay etmişler ve (o zamandan bu zamana da) alay etmeye devam etmektedirler. Ancak anlayan kim? Maalesef ki, kitle psikolojisiyle hareket eden yığınlar “neyin ne?”, “kimin de kim?” olduğunu bilmeden ömür tüketmekteler.
23 Nisan, halka baskı yapan zamane firavunlarının egemenliği ele geçirdiği bir gündür. Milli Bayram(!) dedikleri şey, Kemalistlerin dine, millete ve tüm ümmete karşı yaptıkları inkılabı bayramlaştırmalarıdır. Dinimiz İslâm’da; Ramazan ve Kurban Bayramlarının haricinde bayram yoktur. Bundan dolayıdır ki, bu bayram bizlerin bayramı değildir. İslâm’a ve Müslümanlara savaş açılmış günleri bir Müslüman bayram olarak kutlayamaz.
23 NİSAN’DA NE OLMUŞTUR?
23 Nisan 1920’de Ankara’da Meclis açılmıştır. İlk olarak, münafıkça hareket edilerek, insanların dini duyguları sömürülmüş meclis bile dualar eşliğinde Cuma günü açılmıştır. Ancak daha sonra iş başına geçip, konumlarını sağlamlaştıran münafıklar gerçek yüzlerini göstermişlerdir. Kurulan bu meclisle, tek adam ve tek parti dönemi başlamış ve bu meclisten yürütülen faaliyetlerle İslam Dini’ne ve Müslümanlara savaş açılmıştır. Halka rağmen, ulusal egemenlik, halkın egemenliği sözleri sloganlaştırılmış ancak halka da gavurlardan görmedikleri büyük zulümler yapılmıştır. Aslında T.C inkılap tarihi hevalarını ilahlaştıran tiranların halka yaptıkları zulümler tarihidir.
23 NİSAN NASIL BAYRAM İLAN EDİLMİŞTİR?
“23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” denilen bu bayramın(!) ortaya çıkışında üç uydurulmuş bayram(!) birleştirilerek son haline getirilmiştir. Öncelikle “Çocuk Bayramı” olarak değil “Hâkimiyet-i Milliye Bayramı” yani “Ulusal Egemenlik Bayramı”(!) olarak ilan edilip kutlanmış, sonrasında bu bayramın sonuna “Çocuk Bayramı” da eklenerek yitik ümmetin kandırılmış çocuklarına armağan edilmiştir.
23 NİSAN TÖRENLERİ:
23 Nisan’da törenler tüm ülkede yapılmaktadır. Anıtkabir’den, okullara ve sokaklara, statlardan, salonlara hatta camilere kadar her yerde bu isyan bayramı kutlanmaktadır.
 
ANITKABİR’DE 23 NİSAN TÖRENLERİ:
23 Nisan törenleri her sene Anıtkabir denilen yerde yapılmaktadır. Bu sene de Cumhuriyetin ilk firavununun huzuruna çıkanlar Kemalist ayinlerini topluca eda etmişler! Allah’a isyan edilen mecliste ki siyasiler sabah sabah atalarının huzuruna koşup, kıyamda durmuşlar. Törende, Atatürk Anıtı’na kırmızı ve beyaz karanfillerden oluşan çelenk bırakılmış ve saygı duruşunda bulunulmuş. Çocuklarda bu törenlere iştirak etmiş…
 
CAMİLERDE 23 NİSAN KUTLAMALARI:
Laik düzenlerde camiler laik sistemlerin kurumları haline getirilmiştir. Hal böyle olunca egemen sistem kendi memurlarına Kemalist bayramı da kutlattırılmaktadır. Âlemlerin Rabbi; “hâkimiyet/egemenlik sadece Allah’ındır” (Yusuf: 12/ 40) buyurmuş olmasına rağmen sistemin egemenliği altında bulunan camilerde, hâkimiyetin millete ait olduğuna yönelik hutbeler verilmektedir. Ayrıca yaşarken kendi egemenlik alanına gökten inen vahyi karıştırmayıp açıktan onu inkâr eden bir kâfire de dualar edilmektedir…
 OKULLARDA 23 NİSAN KUTLAMALARI:
23 Nisan’da okullarda da törenler yapılmaktadır. Ümmetin çocukları şarkılar ve danslar eşliğinde, mini eteklerle, kız erkek karışık hoplayıp zıplattırılmaktadır. Cumhuriyet ile nelerin değiştiğini anlatan, dinimiz ile alay edilen gösteriler yaptırılmaktadır. Ne hazin ki, bu etkinlikler yapılırken, bunları izleyenler arasında çok sayıda örtülü, hatta çarşaflı anneler bulunmaktadır. Demek ki, zihinler İslamlaşmadığında böyle rezilliklere göz yuman ve ortak olanlar, kendini dindar olarak tanımlayanlar da olabilmekte…
 
23 NİSAN ŞİİRLERİ:
Kemalistler tarafından bayram olarak ilan edilen 23 Nisan’ı övülenlerin dilinden şiirlerde söylenmiştir. Bu şiirler her sene anma programlarında tekrar edilir. Okullarda şiirler söylenmesi bayramın ritüellerindendir. Çocuklara bu günle ilgili şiirler yazdırılırken, yine daha önce yazılmış şiirler de okutturulmaktadır…
Şimdi onlardan birkaçını aktaralım:
BİZİM BAYRAMIMIZ
Bize gelen bizim bayram.
Yükseldi bak ünümüz,
Yirmi üç Nisan bizim
En şerefli günümüz.
Al bayrağı açalım,
Gel gidelim törene
Bin teşekkür bizlere,
Bu günleri verene.
Bizim için harcanan
Boşa gitmez bu emek
Çünkü her Türk çocuğu
Yirmi üç Nisan demek
-İ. Hakkı SUNAT
Burada; 23 Nisan Kemalistlerin en şerefli günü olduğu, her Türk çocuğunun 23 Nisan olduğu gibi bir şeyler söylenmiş. Bu en şerefli gün olarak söylenen gün, elbette Müslümanların en şerefli günü değil, Kemalistlerin en şerefli günüdür. Ayrıca ümmetin çocukları Türk’ü, Kürd’ü, Laz’ı, Çerkez’i, Arabı ve Acemiyle “23 Nisan” demekte değildir. Bu sözlem, tarihin sayfalarına gömülecek olan bir söylemdir.
EGEMENLİK ULUSUNDUR
Egemenlik ulusun olduğu günden beri,
Her gün daha çok artan bir zevkle yaşıyoruz.
Biz seyredenlerin kamaşıyor gözleri,
Asırları yılların içinde aşıyoruz…
Artık maziye gömdük mesafeyi, zamanı;
Her geçen gün andırır bir 23 Nisanı.
Kalplerde inkılâbın bilinçli heyecanı,
Mukaddes hedeflere hızla yaklaşıyoruz.
Yolumuzda ışıktır demokratik meş’ale,
Biz milletçe bağlıyız ulusal ülkülere.
Heybetli bir çığ gibi bütün ulus el ele.
Yeni bir medeniyet için uğraşıyoruz.
Bugün yirmi milyon Türk bir tek kalp, bir tek vücut;
Hepsinde aynı hamle, aynı güvenli umut.
Yuvalar şenlik dolu, gönüller ferah, mesut…
En kutlu bir hayatın zevkini taşıyoruz.
-Halil Refet TANIŞIK
Burada da; reddi miras yapan bir zihniyetin hezeyanlarını görmek mümkün… Bu kafa, İslâm’a darbe vuran inkılabın heyecanı yaşayan bir kafa, ışığı İslâm’da değil demokraside arayan bir kafa, öz medeniyetinden sıyrılıp batının kuyruğu olmayı yeni medeniyet diyen bir kafa… Bu kafa, ümmetin coğrafyasındaki bu perişanlığa sebebiyet veren kafadır. Ve ümmet coğrafyasının her bir yerinde bu zihniyetin eserleri silinmeden ümmete kurtuluş zordur.
EGEMENLİK BAYRAMI
Egemen bir milletin,
Coştuğu bir gündür bu.
Yurduma hürriyetin,
Koştuğu bir gündür bu…
Başımızda Atatürk,
Ülkümüz yüce Türklük,
Milletimin en büyük,
Sevdiği bir gündür bu…
Bugünleri gösteren,
23 Nisan’ı veren,
Büyük Atam diyor ki:
«Türk, çalış öğün, güven…»
-Ali PÜSKÜLLÜOĞLU
Burada da; büyük ilan edilen hatta tapınılan bir adamın, Kemalistlerin (ve zorunlu olarak halkın) başında olduğu, ırkçılığın yüceltildiği ve güya milletin en büyük ve sevdiği günün 23 Nisan olduğu dile getirilmiştir.
23 NİSAN
Sanki her tarafta var bir düğün.
Çünkü, en şerefli en mutlu gün.
Bugün yirmi üç Nisan,
Hep neşeyle doluyor insan.
İşte, bu gün bir meclis kuruldu,
Sonra hemen padişah kovuldu.
Bugün yirmi üç Nisan,
Hep neşeyle doluyor insan.
Bugün, Atatürk’ten bir armağan, 
Yoksa, tutsak olurduk sen inan.
Bugün yirmi üç Nisan,
Hep neşeyle doluyor insan.
-Saip EGÜZ
Burada da; 23 Nisan gününün düğün sevincinde ki bir mutlulukla kutlandığı ve insanların güya neşe dolduğundan, bu günün Kemalistlerin atasından bir armağan olduğundan, o olmasa güya halkın tutsak olacağı masalından ve son padişahın (ve tüm ailesinin) kovulduğundan bahsedilmektedir.
Şimdi burada şunu belirtelim ki, bizlerde babadan oğula geçen bir saltanatı savunmuyoruz. Raşidi hilafetteki gibi ehil olanın ümmeti yönetmesi gerektiğine inanıyoruz. Ancak ümmete musallat olan bu Kemalist çetenin, padişah yurt dışına çıkmak zorunda kaldıktan sonra kendilerini yeni krallar ilan ettikleri de bir gerçektir.
Konuyla ilgili şiirler çok olmasına rağmen, bu kadarını bile aktardığımızda karşımıza çıkan şey, bu günü kutlayanların bizlerle aynı değerleri paylaşmayan insanlar oldukları görülecektir.

ÜÇ SORU:

Yazımızı bitirirken birkaç soru soralım:
1) Bu 23 Nisan’da kutlanılan uyduruk bayramdan Âlemlerin Rabbi razı mıdır?
2) Zatına karşı her türlü isyanın olduğu günlerden Rabbimizin razı olması mümkün müdür?
3 Ya bizler, kendimize Müslüman diyenler, Rabbimizin razı olmadıklarından razı olabilir miyiz?
 

BİR NASİHAT VE BİR DUA:

Ey halkım! Gelin dininize, mukaddesatınıza, tüm değerlerinize karşı yapılanları artık görün. Bizim inancımızdan olmayan, hatta ateist olduğu artık belgelerle sabit olan bir adamı kurtarıcı olarak görmeyin. O ve etrafındakiler bu ümmete en büyük kötülüğü ve zulmü yapanlardır. Hal böyleyken, hâlâ onların peşinden mi gideceksiniz?
Bize düşün sizleri uyarmaktır. Gelin, Rabbimizin yoluna dönelim. Gelin, dünyevi ve uhrevi saadet ve kurtuluşu dinimizde arayalım. Vallahi Kemalizm ve diğer sistemler hüsran sistemleridir. Gelin, bunlardan kurtulalım. Rabbimizin razı olduğu dinini, hayatın her alanına hâkim kılıp, yaşayalım. Çocuklarımız tekrar izzetli günlere dönsün.
Şahit ol ya Rab! Hayırdan başka hiçbir isteğimiz ve beklentimiz yoktur. Sen, bu insanlara El-Hadi ismin ile muamelede buyur. Allahumme âmin.
Ümmetin evlatlarından;

Esedullâh Saîd

1437/2016